26 Ekim 2017 Perşembe

Dönersen ıslık çal. .




Güneş batıyor ,grubun rengi turuncu kızıl sabahtan beri kaçıncı çalışı bu dinlegim, saymadim saymakta aklima gelmemisti açıkçası. .

 Bu şarkıyı seninle hiç dinlemedik senden bir parcasi da yok. Ama neden hala ve her dinledigim de seni hatırlatıyor bana anlam veremiyorum.


Arada bunlari yazarken kafam karışıyor sozlerine gidiyor aklim meselâ simdi diyor ki ; "güz yarası beni neden sevmedin"   aslında sevmiştim hemde çok, belki de benim seviş şeklim sana uymadi bilmiyorum hem bilsem ne degisecek ki ? Bak yine başa sardı şarkı düşün, iki satırı yazana kadar şarkı bitiyor o kadar mola veriyorum satır aralarında. . "Hic bekleme donemem donemem belki de "


Bir yudum aliyorum kahvemden zaten günlerdir vakit geciremiyorum ictigim su yerine kahve ve sigara ağırlıklı...  Ama olsun eve dönünce duzene girer..
 Yine düzenli yaşam dolu hayatıma kaldığım yerden devam ederim..

Neyi fark ettim biliyor musun? Sen en cok bu sehir de geliyorsun aklima..

En cok bu şehirde sevdim seni sevmek denirse adina (şarkı yine başladı bak )

Güneş battı . Sadece son kalan ışıkları var horizonda  iyice kızıl oldu birazda sarimtirak yağmur yagacak sanırım ...

Yağsın nasilsa  simdilik evdeyim, cama vuran yagmur taneleri olur sessizliği bozan.  Birde yoldan gecen araçların çıkardığı senkronsuz gürültülü halleri.. 

Bugun oglen sonunda birden bire aklima geldi ve unutmayayim diye not aldim duvarimda  7 kisi beğenmiş sagolsunlar..

Siren sesleri var dışarıda.
İçerde ise ölüm sessizliği ..
 Saat; 16:54
Ve kimse kimseyi düşünmüyor ..
 Ne sen beni ne de ben seni..

Yalan di aslında biliyorum benim karmaya inanirim ben.  Hani denir ya "ne zaman aklina gelirse aklına gelen kişininde sen aklina dusmussundur "diye yada onun gibi bir sey işte.    Dussem ne olacak gonderen bendim giden sen....yada gonderilecegini hisseden sen ..

Müziğin sesini iyice kıstım ama hâlâ aynı şarkı" kaç mevsim kaç mektum yaktim da   bilmedin Hasretinden olmedim  ... geçecek bütün bunlar geçecek ...inanma. yalan hepsi sevgilim " diyor..

Bir sigara daha yaktim kahvem de sogumus zaten...

 Bir hikâye yazacaktım ama oturdum sana mektup yazdim gondermeyecegim muktuplardan ilki belki de .. hem neyim eksik Kafka'dan :)) O Milena'ya mektup yazar da ben isimsize yazamam mı?

  Neyse arada yazmak iyi geliyor ... sigaram da kendi kendine yanmış bitmiş  up uzun bir kül kalmış tablanin içinde. ..

Sekiz gibi dışarı çıkacağım belki biraz sahilde otururum soğuk ve temiz hava iyi gelir ruh'uma kim bilir belki de ayaz alır götürür icimde ki bu gereksiz hüznü. .

Bilmiyorum. ..

Bildiğim saat sekiz olduğun da kendimi dışarı da dolaşıyor bulmak istemem. .

Çok sıkıldım eskiyi düşünmekten,  yeni insanlar taniyorum hem bir yıl olacak yepyeni bir site de yine o eski benim ..

 Yeni insanlar taniyorum dedim ya merak etme bizim eski ekuriler de orda iyi ki orada çünkü bazen yeni insanlara kendini anlatmak yoruyor  beni. Surekli aynı cümleleri söylemek takılmış bozuk bir plak gibi sürekli sürekli sürekli. ..

Bir kaç yeni insan tanıdığım  icin mutluyum sanki yillardir tanışıyoruz gibi..   simdi yeni insanlar bunu neden yazdigima anlam veremeyecek eskiler de başka anlam yükleyecek belki de , ama kimse olmayan birine icimi döktüğümü bilmeyecek.
 Neyse , Ben... ben
Gelirim yine. .

Kal sağlıcakla ..



16 Ekim 2017 Pazartesi

Gerçekten bilmek istiyor musun?

Ne hissediyorum son zamanlarda biliyor musunuz?   Bir insanı tanırsınız onun yapısı, kişiliği hakkında bir bilginiz vardır bunun üzerine her konuşmanızda olayları hep baştan açıklayarak anlatmazsını beklemezsiniz. Benim yazılarımda genelde bu temel üzerine ve o samimiyetin üzerine dost sohbeti gibi ama yeni beni tanımaya başlayanlar için bu boşluğunu kaldırmam gerektiğini düşündüm. Beni insanların sevip sevmemesi değil ama anlatmak istediğim ile anladıklarının bambaşka olması beni rahatsız eder. Yani kitabın ortasından başlayanlar için kitabın başında başlayım Kadın EFENDİ'yi anlatıyım istedim. Yani bir biyografi gibi değil de BDSM'ye bakışım ve dominantlık düşüncem ile ilgili bir şeyler paylaşmam gerektiğini düşündüm her ne kadar bloğumda ilgili onlarca yazı olması rağmen yine de daha açıklayıcı olmam gerektiğini hissettim.

Benim tarafım belli . Ki ben; BDsM'i hep özelde yaşadım öyle aman aman dışa vurmadım. Kolem ile yaşadıklarımı dört duvar içinde tutmaya çalıştım. Bu kimileri için takdir kimileri için acaba sanal mıyım?konusu oldu (biliyorum) Bu benim hem etik düşüncem ile hem gerçek yaşamımda ki durumum ile ilgili aslında. Bazı şeyler iki kişinin arasında olması gerekir ve ben bu camia üzerinde herhangi bir kariyer yapma ya da buradan maddi kazanım elde etme peşinde olmadim hiç Benim gerçek bir hayatım vardı , bir de bu camia. Arzularım için bu camiadayim bu hayat gereksinimleri ile ilgili değil ya da arzular artı hayat gereksinimleri değil.

Yani benim bu camianın içinde prestij maddiyat gibi bir arayışına ihtiyacım yok. Evet bir dominantim ama bunun yanında bir hanımefendi ve insancıl biriyim de . Buna göre yaşıyor ve hayatımi planliyorum. Kimileri için eleştiri malzemesi olsam da umursamadim. Evet , "İyi olmak gibi bir dürtüm" var ve de somut olarak yaşanılanın yanında kendi düşünce yapımda ki sorgulayıcılık dinamiklik BDsM düşüncerimi de etkiliyor ve somut tarafı kadar düşünsel tarafında da merak ediyor çaba harcıyorum. BDsM bir kural bütünü değil zaten, kuralların dışında bir hayat şekli.(anlayana!)

Elbetteki parçalı olacak ve insanlara göre değişecek ben kendi BDsM' mi kurguluyor yaşıyor ve anlatıyorum eh haliyle de Burada insanı ahlaki tarafı ön plana çıkartıyorum. Bunun yanı sıra duvarimda bazı yanlış gördüğüm şeylere tepki (haklı olarak tepki göstermem dışardan biri için süper egolu ,ilgi odağı olmaya istekli yada ne bileyip çokça sinirli bolca agresif gibi görünmeme mahal veriyor olabilir beni gerçekten tanıyan ve tanimak isteyen kişi /ler her yazımın, her paylaşımımın satır aralarında saklı olduğumu bilirler/biliyorlar. Hayatımın hiç bir döneminde dünyanın merkeziymisim gibi davranmadım . Emin olun dünyanın merkezi herkesin ayaklarinin bastığı yerdir. (Inanmayan ölçsün o an bastığınız yer sizin için dünyanın merkezidir.)

 Benim merkezi olduğum tek yer bana ait kölemin kalbidir. 


 Bu satırları yazmama sebep olan şey ; beni gerçekten benim nasıl biri olduğumu bilmeniz içindir. Kimseye gönderme yerme yargilama amaçlı değildir.

Ben Minemosyne, twitter hesabiyla tanıdığınızı sandığınız Kadın Efendi.

Sevilmek takdir edilmek elbete ki ruhumun oksanmasi herkes kadar benim de hoşuma gidiyor . Ama abartılı yada yapay iltifatlara cidden karnım tok.
Beni seven ya böyle sevsin yada lutfen sever gibi yapıp arkamdan kuyumu kazmaya kalkmasin çünkü benim ensemde de gözüm var görüyorum. Biliyorum kimin kalbinde ne kadar yer işgal ediyorum

Sevgilerimle

By Kadın Efendi.