5 Aralık 2023 Salı
"Benim merkezi olduğum tek yer kölemin kalbidir."
Ne hissediyorum son zamanlarda biliyor musunuz? Bir insanı tanırsınız onun yapısı, kişiliği hakkında bir bilginiz vardır bunun üzerine her konuşmanızda olayları hep baştan açıklayarak anlatmazsını beklemezsiniz.
Benim yazılarımda genelde bu temel üzerine ve o samimiyetin üzerine dost sohbeti gibi ama yeni beni tanımaya başlayanlar için bu boşluğunu kaldırmam gerektiğini düşündüm. Beni insanların sevip sevmemesi değil ama anlatmak istediğim ile anladıklarının bambaşka olması beni rahatsız eder.
Yani kitabın ortasından başlayanlar için kitabın başında başlayım Kadın EFENDİ'yi anlatıyım istedim.
Yani bir biyografi gibi değil de BDsM'ye bakışım ve dominantlık düşüncem ile ilgili bir şeyler paylaşmam gerektiğini düşündüm her ne kadar bloğumda ilgili onlarca yazı olması rağmen yine de daha açıklayıcı olmam gerektiğini hissettim.
Benim tarafım belli . Ki ben; BDsM'i hep özelde yaşadım öyle aman aman dışa vurmadım. Kolem ile yaşadıklarımı dört duvar içinde tutmaya çalıştım. Bu kimileri için takdir kimileri için acaba sanal mıyım?konusu oldu (biliyorum) Bu benim hem etik düşüncem ile hem sosyal yaşamımda ki durumum ile ilgili aslında. Bazı şeyler iki kişinin arasında olması gerekir ve ben bu camia üzerinde herhangi bir kariyer yapma ya da buradan maddi kazanım elde etme peşinde olmadim hiç.
Benim bir hayatım vardı , bir de bu camia. Arzularım için buradayım bir de kendi karanlığıma ışık olmak için.
Bu hayat gereksinimleri ile ilgili değil ya da arzular artı hayat gereksinimleri değil.
Yani benim bu camianın içinde prestij maddiyat gibi bir arayışına ihtiyacım yok. Evet bir dominantim ama bunun yanında bir hanımefendi ve insancıl biriyim de . Buna göre yaşıyor ve hayatımi planliyorum. Kimileri için eleştiri malzemesi olsam da umursamadim. Evet , "İyi olmak gibi bir dürtüm" var ve de somut olarak yaşanılanın yanında kendi düşünce yapımda ki sorgulayıcılık dinamiklik BDsM düşüncerimi de etkiliyor ve somut tarafı kadar düşünsel tarafında da merak ediyor çaba harcıyorum.
BDsM bir kural bütünü değil zaten, kuralların dışında bir hayat şekli.(anlayana!)
Elbetteki parçalı olacak ve insanlara göre değişecek ben kendi BDsM' mi kurguluyor yaşıyor ve anlatıyorum eh haliyle de Burada insanı ahlaki tarafı ön plana çıkartıyorum. Bunun yanı sıra duvarimda bazı yanlış gördüğüm şeylere tepki (haklı olarak tepki göstermem dışardan biri için süper egolu ,ilgi odağı olmaya istekli yada ne bileyip çokça sinirli bolca agresif gibi görünmeme mahal veriyor olabilir beni gerçekten tanıyan ve tanimak isteyen kişi /ler her yazımın, her paylaşımımın satır aralarında saklı olduğumu bilirler/biliyorlar.
Hayatımın hiç bir döneminde dünyanın merkeziymisim gibi davranmadım . Emin olun dünyanın merkezi herkesin ayaklarinin bastığı yerdir. (Inanmayan ölçsün o an bastığınız yer sizin için dünyanın merkezidir.)
" Benim merkezi olduğum tek yer bana ait kolemin kalbidir. "
Bu satırları yazmama sebep olan şey ; beni gerçekten benim nasıl biri olduğumu bilmeniz içindir. Kimseye gönderme yerme yargilama amaçlı değildir. Ben Minemosyne, twitter hesabiyla tanıdığınızı sandığınız Kadın Efendi.
Sevilmek takdir edilmek elbete ki ruhumun oksanmasi herkes kadar benim de hoşuma gidiyor . Ama abartılı yada yapay iltifatlara cidden karnım tok. Beni seven ya böyle sevsin yada lutfen sever gibi yapıp arkamdan kuyumu kazmaya kalkmasin çünkü benim ensemde de gözüm var görüyorum. Biliyorum kimin kalbinde ne kadar yer işgal ediyorum.
Sevgilerimle
By Kadın Efendi....
26 Kasım 2023 Pazar
Bilmeyenlere ve yeni gelenlere
Kimdir bu Kadın Efendi?
Dilim döndüğünce, zihnim kelimelerimi toparlayıp parmaklarıma ilettikçe kısaca;ufak çaplı tanıtacağım kendimi sizlere...
Sevdi mi çok seven, sevildikçe sevesi gelen, tutkusunu kimseden çekinmeden dibine kadar yaşayan arzularını diplere gömüp denizlere atan değil kendi doğrularıyla birleştiren yaşayan yaşatan muhabbetine doyum olmayan bir kadın işte. Dehlizine seni de dahil eden savrulurken savuran, sustuğu zaman korkutan, acısını çektiren, kızdığı zaman ağlatan ağladıktan sonra anca yanında teselli bulabileceğin ama ne zaman tekrar ağlayacağını bilemediğin bir kadın işte aslında bu kadar onun hikayesi o kadar kolay nasıl mı üç nokta gibi. O çok kullanmayı sevdiği üç nokta gibi biten ama devamı olan bir hikaye onunkisi Kadın EFENDİ...
18 Kasım 2023 Cumartesi
Yeni Ufuklar (1.Bölüm) Kanın Kokusu 2.seri
Tüm yaşananların ardından bir yıl geçmiş, her iki olayda açılan dosyalar delil yetersizliğinden kapanmıştı ve yine bahar gelmişti.
1 yıl önce.
Özlem tüm planlarını kafasında tasarlarken artık yepyeni bir hayatın kendini bekledigini biliyordu. O yuzden kahvaltısını yaptirdiktan sonra kuaförünü aramış güzel bir imaj degistirmek istedigini bu yüzden erken bir saate kendisiyle ilgilenmesi icin randevu almıştı.
Saat 11 gibi evden çıkıp kuaförüne gitti saçlarını kestirmek ve rengini degistirmek istedigini soylediginde ; kuaförü saskinlikla
-sen ve kizildan vazgecmek dogru mu duydum acaba? diye espri yapmıştı. Ozlem kesin bir ses tonuyla sadece ,
-Evet demekle yetinmisti.çünkü kızıl kontes intikamini almışti aynaya her baktiginda Can'ın kendisine taktigi bu gereksiz ve sacma sifati hatirlamak istemiyordu. Kuaförü " evet " diye net cevap alinca, bunun biraz zaman alacagini şayet saclarinin yipranmasini istemiyorsa önce boyayi akitmayi ve istediği rengi elde edene kadar 15 en fazla 20 gün arayla saçlarının yeniden boyanmasinin gerektigini soylemisti.O zaman saçlarını kestirmesine de gerek kalmayabilirdi. Kuaförün koltuğuna otururken -nasıl yaparsin nasıl becerirsin bilmiyorum ama saç rengimi degistirmeni istiyorum 15- 20 günde bir gelmek benim için sorun olmaz. Ben gelirim.
Diye eklenmişti.
Aradan bir kaç ay geçmiş, Yüzüne keskinlik ,sert bir imaj görüntüsü veren kızıl saçlarından eser kalmamışti yeni saçının rengi tam istedigi gibi olmuştu.
Gözlerinin koyu yeşili ile güneş gibi parlayan sarı saclariyla yepyeni bir Özlem olup çıkmıştı.
Bu sirada, Sirkette de işler gittikçe zorlaşıyor, son zamanlarda ozellikle hep sıkıntılı musterileri oluyordu. Yeri geldiginde musteri memnuniyetini esas alarak ekibiyle birlikte sirkette sabahladiklari bile olmustu. Bu yuzden çok yoruluyordu ve tum yorgunlugunu ofisboyundan ve calisanlardan cikartmaya gün geçtikçe agresiflesmeye baslamisti.
Severek yaptığı hatta tabiri yerindeyse tırnakları ile kaziyarak geldigi Sirket ortakligindan bile vazgeçip Emlak işine girmeyi bile düşünmüyor degildi. Ara ara hayalini bile kuruyordu. Farkli farkli semtlerde bir sürü boş evin ,villanin hatta eski binalarin anahtarina sahip olma fikri cesit çeşit fantastik hikayelerinin oyun alanları olacakti. Bu ona cok cazip gelsede Emlakçılik hakkında en ufak bir bilgi ve tecrübesi yoktu o yüzden küçük bir büro açmak yerine homeofis gibi kullanacağı küçük bir daire satın almak düşüncesiyle , aylar aylari kovaliyor ve geçmiş yılın izleri yavaş yavaş siliniyordu.
1 yıl önce.
Özlem tüm planlarını kafasında tasarlarken artık yepyeni bir hayatın kendini bekledigini biliyordu. O yuzden kahvaltısını yaptirdiktan sonra kuaförünü aramış güzel bir imaj degistirmek istedigini bu yüzden erken bir saate kendisiyle ilgilenmesi icin randevu almıştı.
Saat 11 gibi evden çıkıp kuaförüne gitti saçlarını kestirmek ve rengini degistirmek istedigini soylediginde ; kuaförü saskinlikla
-sen ve kizildan vazgecmek dogru mu duydum acaba? diye espri yapmıştı. Ozlem kesin bir ses tonuyla sadece ,
-Evet demekle yetinmisti.çünkü kızıl kontes intikamini almışti aynaya her baktiginda Can'ın kendisine taktigi bu gereksiz ve sacma sifati hatirlamak istemiyordu. Kuaförü " evet " diye net cevap alinca, bunun biraz zaman alacagini şayet saclarinin yipranmasini istemiyorsa önce boyayi akitmayi ve istediği rengi elde edene kadar 15 en fazla 20 gün arayla saçlarının yeniden boyanmasinin gerektigini soylemisti.O zaman saçlarını kestirmesine de gerek kalmayabilirdi. Kuaförün koltuğuna otururken -nasıl yaparsin nasıl becerirsin bilmiyorum ama saç rengimi degistirmeni istiyorum 15- 20 günde bir gelmek benim için sorun olmaz. Ben gelirim.
Diye eklenmişti.
Aradan bir kaç ay geçmiş, Yüzüne keskinlik ,sert bir imaj görüntüsü veren kızıl saçlarından eser kalmamışti yeni saçının rengi tam istedigi gibi olmuştu.
Gözlerinin koyu yeşili ile güneş gibi parlayan sarı saclariyla yepyeni bir Özlem olup çıkmıştı.
Bu sirada, Sirkette de işler gittikçe zorlaşıyor, son zamanlarda ozellikle hep sıkıntılı musterileri oluyordu. Yeri geldiginde musteri memnuniyetini esas alarak ekibiyle birlikte sirkette sabahladiklari bile olmustu. Bu yuzden çok yoruluyordu ve tum yorgunlugunu ofisboyundan ve calisanlardan cikartmaya gün geçtikçe agresiflesmeye baslamisti.
Severek yaptığı hatta tabiri yerindeyse tırnakları ile kaziyarak geldigi Sirket ortakligindan bile vazgeçip Emlak işine girmeyi bile düşünmüyor degildi. Ara ara hayalini bile kuruyordu. Farkli farkli semtlerde bir sürü boş evin ,villanin hatta eski binalarin anahtarina sahip olma fikri cesit çeşit fantastik hikayelerinin oyun alanları olacakti. Bu ona cok cazip gelsede Emlakçılik hakkında en ufak bir bilgi ve tecrübesi yoktu o yüzden küçük bir büro açmak yerine homeofis gibi kullanacağı küçük bir daire satın almak düşüncesiyle , aylar aylari kovaliyor ve geçmiş yılın izleri yavaş yavaş siliniyordu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)