16 Aralık 2017 Cumartesi

Yorgunum!





Yorgunum, doğru öyle bedenen de değil zihnen ve ruhen.

Ama ne olursa olsun Kadın Efendiyim ben.

 Kimileri altında bez dolaşıp, harçlık için el öperken ben bu yollardaydım.
 Sanmayım o asfaltları basıyordum, o asfaltları döşüyordum .

Dur,  düşün,  bir daha konuş karşındakinin kim olduğunu bilerek.

 Burası benim yerim, geçerli olan tek kuralda benimki, çıkış tabelasını görüver bir zahmet !..

Diyorum ya yorgunum ben, GÖSTERMEYİM!

M.M.

15 Aralık 2017 Cuma

Gelen Mektuplar1

Hayatimin dönüm noktası oldugunuzu biliyorsunuz , siz yokken hep vardiniz icimde mutsuz olmamak icin sebep bulamiyorum aramiyorum da ama çok garibime geliyordu en kotu animda sizi düşünürken hiçbirşeyi tiye almiyordum kimseye izin vermiyordum etkilemelerini . cok sansliyim ki Sizin gibi bir sahaser var varliginizla bile mutlu edebiliyosunuz. . siz yokken uzunca icimi dokucem belki söylediklerimi yine kimi yerlerde soylemis olacağım ama oyle keske kalbimi acabilsem ole bir sey olsa .

Geldim ...
Hayatta insanlarin yanlislari oluyor icinden gelmeyerek yaptigi ozellikle . Üstünden zaman geçtikçe anliyo nerde ne hata yaptigini . Bende size aitken oyleydim azad edildikten uzun zaman sonra farkettim.  Hem kendimi bitirdim hem sizi sinir ettim cogu kez .
O zamanlar paylasamiyordum ama cidden hayatimda cekmedigim aciyi cektim icimde yasayan bir kaos vardi . Hersey bittikten sonra toparlanmak zaman aldi.  Biri neyin var dediginde aglamaya basliyodum . Kolay  degil di.   Beni nerseyse siz büyüttünüz , iyi olani gosterdiniz en kotusu ergenligimi cektiniz az cok : kizdinız okadar aama hala eliniz bendeydi ...

 Sizi Hayal ede ede yillarimi geçirdim... Piskologa gittim ama tabi anlatilmiyor gozumden yas akiyo bi kadin sevdim yok kotuyum bosluk var dedim bir yandan kadının bana devam et dercesine bakisi , ilac verdi fakat kisa sure iki hafta sonra biraktim sanirim. 
Yakin bir arkadasim vardi xxxx diye oda lgbt ortamindan biri sayesinde tanimistim ona birgun anlattim şok oldu yuzeysel anlattım . kole oldugumu soylemeden.  Sonra yine otururken farkettim Sizi soyleyip duruyorum  . dedim numara aklimda gizliden arasak mi. Bir heycanla numarayi cevirdim ve sonuç. Hat kapaliydi sanirim calmadi hic.  İnternetten yazsam diye dusundum hazir hissettmedim kendimi kendimi layik gormedim size mesaj atmaya . Tepkinizin ters olacağını  elinizin tersiyle yazdigim gibi tekrar düşceğimi dusunuyordum. Ve sonrasi donmemeliyim dedim icimden kendi kendime biryandan Bagislayin ama azad edilmeye yakin  sevmediginizi dusundugum olmustu.

 Kendi kendime hayat vermeye calistim . hayatima giren cikan cok oldu  ama eksiklik vardi aradigim seyi bulamadim zaten imkansiz oldugunu biliyordum .  Hep bir parçasında duslerimde hayalimde veyahut baktigim biyerde canlaniyodunuz . Sonra düsündum hazirmiyim ? Aptalca seyler yaparmiyim .. Kendime yine muddet verdim ki cevabi kendime verdim ve güldüm . Yapmamam gereken seyi yapmisim neyin kafasi bu diye.  Canimdan cok seviyo olaabilirdim ama  Sizi sinir etmeye hakkim yoktu oyle bir lüksümde yoktu oysa .

 Efendisiniz istediginiz kadar koleniz olur ..

 Ama...

Sevilmiyormusluk hissi ve sizi gorememem icimdeki denizi dalgalandirmisti bircok kez.  Cocuklar degisik ruh haline girer ya hani kendi kendine küser kizar ama sonra kuzu gibi kosar sarilir sevdigine .. O misal ..


Sizden sonra... Kimsenin canimi acitmasina izin vermedim azaltiyordunuz icimdeki o yıkık duyguyu. bir yamukluk oldugunda sizi dusunup anilari hatirlayip kendimi sizde buluyodum. Ve sonrasi mutlu oluyordum .
 merkezim oldugunuzu nereye donsem sizi hissettigimi gordum .siz yokken bile  hissederken kanim donuyordu cok degisik bir duygu . Sizi cok sevdigimi icimde tutmak zor geliyordu artik . gökyüzünü gece yildizlar guzellestiriyor anlam katiyor ya hani sizde benim hayatimi bir okadar anlam katip guzellestiyorsunuz . Bana kucukken bana "yanindayim hisset " demistiniz icimde olusan yangini bunu hatirlayarak yok ettim cogu kez. Gözümden istemsizce akan yaslarim .. Seneler gecmesine ragmen hala sizin kalbimde olmaniz .  O kalbi acitmaya calisanlara karşı koydugumuz engel ... Uyurken biranda aklima gelmeniz ... Uyusuyordum sanki .. İnternet yanimda iki dk da bulur yazardim ama kotu hissediyordum tam kalkistigim zaman hazir degil gibiydim . dalindan kopmus yaprak gibiydim ordan oraya savruldum . icimde hep sizi sakladim, sevgimi size olan duygularimi kalbimin derinlerine gömdüm . O güzel keskin güzel gözleriniz hala .... Yazarken bile.   Kalbimin atisini donduruyo.  Kamerada bana durup bakışınız ... O görüntü .... Beni bitiriyor . ben sizi cok seviyorum desem az olcak ama kalbime bakabilseniz keske kocaman siz varsınız orada  . okadar cok ozledim kii ... Okadarrr coookkk ozledimm kii ..


Sonrasi size yazcagim kararı . Kendimi ele vermeden agzinizi ariyip soyleyecektim kendimi . ama beni ogrenince verdiginiz tepki .... İste o zamann tekrar hayata döndüm nefes aldigimi hissettim kaburgalarim titriyordu kuslar ucctuu icimde ... Ve okadar mutluyum kiii .. Sizi okadar Cok seviyorum ki ..

İnsan tutamıyor kendini bişeyler yazası geliyor . Az değil tabi 2 seneye yakın sizden uzağım ve uzakta olmama ragmen aklıma sürekli gelmeniz . Ben bir daha sizinle konuşamıycağımı sanıyordum size yazamazdım  yazarsam tepkiniz nasıl olcaktı? sorusuyla dolandığım çok oldu . Biliyorum Siz beni düşündüğünüz için azat etmiştiniz  ama köleniz vardır diye ters tepmenizden de çok korkmuştum . Yokluğunuzda çocuk gibi arada size küstüğüm sonrasında korktugum zaman sıgındıgım liman olmuştunuz . Kendi kendimi çok parçaladım sizi gerçekte göremediğim için yedirememiştim benim Efsane gözüyle baktığım  Şahesere benden sonra gelip görmelerini ... sonradan da ben yittim zaten  . Tabi bunda tek neden bendim ben gelemiyordum . yapacak birşey yoktu ne yazık ki . Arkadas filan edindikçe olumsuz seylerin üstünü kapamaya calıştım ki oldu da kafam içi balık sürüsüyle dolu gibiydi . Sİzle küçükken kısa bir süre sanki ayrı kalmışlığım oldu evet olmuştu . Uzunca bir yazı yazmıştım köleniz olmak istemiştim . Size sürekli yalvarıyorum küçüğüm diye kabul etmiyordunuz . beni ne olarak görüyosun demiştiniz .. abla , anne , vs bende anne demiştim  mesenger (msn)  de konusmuştuk . Kızdınız zaman kullandıgınız ifade :@ ... çok seviyordum . İlk sizi telefonda aradığımda  dışarda bir işiniz vardı evden cıkıyordunuz  ilk sesinize büğülendiğim zamandı  .  Kamera açtığınız zaman durup izliyordunuz heycanlanıyordum konusamıyordumm ve sigara içişiniz .. en sevdiğim şeydi . Bakışlarınız o kadar etkiliyorduki hiç birini unutmadımm mühürlenmiş gibi bana ...  Sizden baska bu duyguları yasatanın olcağına yada böle bir arayışa bile girmedim . OLmadıysada içimde imkansız kalmanız bile bana yetiyordu acı versede yetiyordu . Odam da bir sürü anım var sizle ilgili sizle telefonda konusmalarım verdiğiniz görevler , ağlaadıgım zamanlar ... Sizi o kadar ççok seviyorum ki içimde oluşan o hissi keşke dökebilsem . O seviyorumun altında binlerce seylerin oldugunu sizde görebilseniz .

Okyanusa açılmışım da yıllar sonra  kıyıya vurmuş gibiyim  .
 Resetlenmiş haldeyim  baygın bi balıktan farkım yok .
Beynim çıldırmışçasına özlem dolu .
 Bir yanım kendini kaybetmiş bir yanım ona ulaşmaya çalışıyor .
Boğulmuş umutlarımı yeşerttim bugun .
 Güneşin doğmasına yakın kuşların cıvıltısı ,
ağaçların çiçeklerin bir özgüvenle kendilerini ortaya cıkarması ,
yüzüme dokunan o sıcaklık .... eslik ettiler bana .
 Her zamankinden farklıydı bugün .
Herşey çok netti solgun herşey hayat bulmuş gibiydi  .
Yorgunluğun verdiği ağırlığı  akşama doğru esintisiyle yok etti sanki .
 Havanın kararmasıyla gökyüzüne bakmam yettii göz kırparcasına ordan oraya parlayan yıldızlar ..
 Ben burdayım dercesineydi mesajlarıydı sanki  .
 Büsbütün kaybettiğim herşeyi geri yeşertiyodum . Ümitlerim , duygularım ...
Sözler bağzen kıfayetsiz kalıyor yetmiyor .
  Bense kocaman sevgimi bir avuç sayfaya dökmeye çalışıyorum herdefasında .
 Hislerim İçimde patlıycak gibi oluyor  döküyorum herşeyi döktüm derken duygularım filiz veriyo nam salıyor içime .
 Kafamın için de melodi yaratıyor ordan oraya atlayan notalar .
 Çok seviyorum sizi Mine Hanım  .. Bir de ... Seviyorumun altında birsürü güzellikler var işte ..)
                                           

K.T.

 Bu mektubun illaki devamı var. Belki onuda paylasirim bir ara noktasına dokunmadan sadece tek bir yerde isim kapatmam gerektiği için (xxxx) editledim harici her satır şahsa özel.

Teşekkürler.  Çok teşekkürler😚

Ps: Mektubu yazının izni dogrultusunda paylasilmistir
Kadın Efendi. 

26 Ekim 2017 Perşembe

Dönersen ıslık çal. .




Güneş batıyor ,grubun rengi turuncu kızıl sabahtan beri kaçıncı çalışı bu dinlegim, saymadim saymakta aklima gelmemisti açıkçası. .

 Bu şarkıyı seninle hiç dinlemedik senden bir parcasi da yok. Ama neden hala ve her dinledigim de seni hatırlatıyor bana anlam veremiyorum.


Arada bunlari yazarken kafam karışıyor sozlerine gidiyor aklim meselâ simdi diyor ki ; "güz yarası beni neden sevmedin"   aslında sevmiştim hemde çok, belki de benim seviş şeklim sana uymadi bilmiyorum hem bilsem ne degisecek ki ? Bak yine başa sardı şarkı düşün, iki satırı yazana kadar şarkı bitiyor o kadar mola veriyorum satır aralarında. . "Hic bekleme donemem donemem belki de "


Bir yudum aliyorum kahvemden zaten günlerdir vakit geciremiyorum ictigim su yerine kahve ve sigara ağırlıklı...  Ama olsun eve dönünce duzene girer..
 Yine düzenli yaşam dolu hayatıma kaldığım yerden devam ederim..

Neyi fark ettim biliyor musun? Sen en cok bu sehir de geliyorsun aklima..

En cok bu şehirde sevdim seni sevmek denirse adina (şarkı yine başladı bak )

Güneş battı . Sadece son kalan ışıkları var horizonda  iyice kızıl oldu birazda sarimtirak yağmur yagacak sanırım ...

Yağsın nasilsa  simdilik evdeyim, cama vuran yagmur taneleri olur sessizliği bozan.  Birde yoldan gecen araçların çıkardığı senkronsuz gürültülü halleri.. 

Bugun oglen sonunda birden bire aklima geldi ve unutmayayim diye not aldim duvarimda  7 kisi beğenmiş sagolsunlar..

Siren sesleri var dışarıda.
İçerde ise ölüm sessizliği ..
 Saat; 16:54
Ve kimse kimseyi düşünmüyor ..
 Ne sen beni ne de ben seni..

Yalan di aslında biliyorum benim karmaya inanirim ben.  Hani denir ya "ne zaman aklina gelirse aklına gelen kişininde sen aklina dusmussundur "diye yada onun gibi bir sey işte.    Dussem ne olacak gonderen bendim giden sen....yada gonderilecegini hisseden sen ..

Müziğin sesini iyice kıstım ama hâlâ aynı şarkı" kaç mevsim kaç mektum yaktim da   bilmedin Hasretinden olmedim  ... geçecek bütün bunlar geçecek ...inanma. yalan hepsi sevgilim " diyor..

Bir sigara daha yaktim kahvem de sogumus zaten...

 Bir hikâye yazacaktım ama oturdum sana mektup yazdim gondermeyecegim muktuplardan ilki belki de .. hem neyim eksik Kafka'dan :)) O Milena'ya mektup yazar da ben isimsize yazamam mı?

  Neyse arada yazmak iyi geliyor ... sigaram da kendi kendine yanmış bitmiş  up uzun bir kül kalmış tablanin içinde. ..

Sekiz gibi dışarı çıkacağım belki biraz sahilde otururum soğuk ve temiz hava iyi gelir ruh'uma kim bilir belki de ayaz alır götürür icimde ki bu gereksiz hüznü. .

Bilmiyorum. ..

Bildiğim saat sekiz olduğun da kendimi dışarı da dolaşıyor bulmak istemem. .

Çok sıkıldım eskiyi düşünmekten,  yeni insanlar taniyorum hem bir yıl olacak yepyeni bir site de yine o eski benim ..

 Yeni insanlar taniyorum dedim ya merak etme bizim eski ekuriler de orda iyi ki orada çünkü bazen yeni insanlara kendini anlatmak yoruyor  beni. Surekli aynı cümleleri söylemek takılmış bozuk bir plak gibi sürekli sürekli sürekli. ..

Bir kaç yeni insan tanıdığım  icin mutluyum sanki yillardir tanışıyoruz gibi..   simdi yeni insanlar bunu neden yazdigima anlam veremeyecek eskiler de başka anlam yükleyecek belki de , ama kimse olmayan birine icimi döktüğümü bilmeyecek.
 Neyse , Ben... ben
Gelirim yine. .

Kal sağlıcakla ..



16 Ekim 2017 Pazartesi

Gerçekten bilmek istiyor musun?

Ne hissediyorum son zamanlarda biliyor musunuz?   Bir insanı tanırsınız onun yapısı, kişiliği hakkında bir bilginiz vardır bunun üzerine her konuşmanızda olayları hep baştan açıklayarak anlatmazsını beklemezsiniz. Benim yazılarımda genelde bu temel üzerine ve o samimiyetin üzerine dost sohbeti gibi ama yeni beni tanımaya başlayanlar için bu boşluğunu kaldırmam gerektiğini düşündüm. Beni insanların sevip sevmemesi değil ama anlatmak istediğim ile anladıklarının bambaşka olması beni rahatsız eder. Yani kitabın ortasından başlayanlar için kitabın başında başlayım Kadın EFENDİ'yi anlatıyım istedim. Yani bir biyografi gibi değil de BDSM'ye bakışım ve dominantlık düşüncem ile ilgili bir şeyler paylaşmam gerektiğini düşündüm her ne kadar bloğumda ilgili onlarca yazı olması rağmen yine de daha açıklayıcı olmam gerektiğini hissettim.

Benim tarafım belli . Ki ben; BDsM'i hep özelde yaşadım öyle aman aman dışa vurmadım. Kolem ile yaşadıklarımı dört duvar içinde tutmaya çalıştım. Bu kimileri için takdir kimileri için acaba sanal mıyım?konusu oldu (biliyorum) Bu benim hem etik düşüncem ile hem gerçek yaşamımda ki durumum ile ilgili aslında. Bazı şeyler iki kişinin arasında olması gerekir ve ben bu camia üzerinde herhangi bir kariyer yapma ya da buradan maddi kazanım elde etme peşinde olmadim hiç Benim gerçek bir hayatım vardı , bir de bu camia. Arzularım için bu camiadayim bu hayat gereksinimleri ile ilgili değil ya da arzular artı hayat gereksinimleri değil.

Yani benim bu camianın içinde prestij maddiyat gibi bir arayışına ihtiyacım yok. Evet bir dominantim ama bunun yanında bir hanımefendi ve insancıl biriyim de . Buna göre yaşıyor ve hayatımi planliyorum. Kimileri için eleştiri malzemesi olsam da umursamadim. Evet , "İyi olmak gibi bir dürtüm" var ve de somut olarak yaşanılanın yanında kendi düşünce yapımda ki sorgulayıcılık dinamiklik BDsM düşüncerimi de etkiliyor ve somut tarafı kadar düşünsel tarafında da merak ediyor çaba harcıyorum. BDsM bir kural bütünü değil zaten, kuralların dışında bir hayat şekli.(anlayana!)

Elbetteki parçalı olacak ve insanlara göre değişecek ben kendi BDsM' mi kurguluyor yaşıyor ve anlatıyorum eh haliyle de Burada insanı ahlaki tarafı ön plana çıkartıyorum. Bunun yanı sıra duvarimda bazı yanlış gördüğüm şeylere tepki (haklı olarak tepki göstermem dışardan biri için süper egolu ,ilgi odağı olmaya istekli yada ne bileyip çokça sinirli bolca agresif gibi görünmeme mahal veriyor olabilir beni gerçekten tanıyan ve tanimak isteyen kişi /ler her yazımın, her paylaşımımın satır aralarında saklı olduğumu bilirler/biliyorlar. Hayatımın hiç bir döneminde dünyanın merkeziymisim gibi davranmadım . Emin olun dünyanın merkezi herkesin ayaklarinin bastığı yerdir. (Inanmayan ölçsün o an bastığınız yer sizin için dünyanın merkezidir.)

 Benim merkezi olduğum tek yer bana ait kölemin kalbidir. 


 Bu satırları yazmama sebep olan şey ; beni gerçekten benim nasıl biri olduğumu bilmeniz içindir. Kimseye gönderme yerme yargilama amaçlı değildir.

Ben Minemosyne, twitter hesabiyla tanıdığınızı sandığınız Kadın Efendi.

Sevilmek takdir edilmek elbete ki ruhumun oksanmasi herkes kadar benim de hoşuma gidiyor . Ama abartılı yada yapay iltifatlara cidden karnım tok.
Beni seven ya böyle sevsin yada lutfen sever gibi yapıp arkamdan kuyumu kazmaya kalkmasin çünkü benim ensemde de gözüm var görüyorum. Biliyorum kimin kalbinde ne kadar yer işgal ediyorum

Sevgilerimle

By Kadın Efendi.

13 Haziran 2017 Salı

Asagida ki yazılanlar tamamen benim kendi doğrularım herkesin doğrusu kendine .

Size bir soru. " Kadın Efendiler erkek kölelerini neden kadın kılığına sokmayı seviyorlar? Bunun özel bir sebebi var mı? "
Dün, ÖS 1:04

 Bu soru  bana dün öğlen saatlerinde, muhabbet esnasında soruldu . Buraya yazacağım için uzun uzadıya cevap vermedim. Ama yine de o konuşmadan kaba taslak kesit atayım.  Ve sonrasında da  oradan yürüyelim 😎



Size bir soru. Kadın Efendiler erkek kölelerini neden kadın kılığına sokmayı seviyorlar? Bunun özel bir sebebi var mı?
Dün, ÖS 1:04


Ben sokmam!!
Kadın kılığına sokup kendi ırkını aşağılıyorsun  gibi geliyor bana erkeği degil .
Adamı adam gibiyken aşağılamak mesele 😎
Dün, ÖS 1:07

O yüzden sordum zaten. Çelişiyor kendi içinde. Ama takip ediyorum devamlı erkekler jartiyer çoraplı, etekli. Mutlaka bunun da bir sebebi vardır diye düşünüyorum.
Dün, ÖS 1:09

Ben bunu blokta yazayım bir ara 😃😎 yazacaktım unuttum hatırlatmış oldun..
Dün, ÖS 1:09

Güzel olur. Yani yapanda niye yaptığını söylesin bilelim.
Dün, ÖS 1:11


Aynen , erkeği kadın kılığına sokarak aşağılamıyor ki   valla ben kadın kılığına soksam ona  iki kahve yaptirir dedikodu ederdik kadın kadına camiayı çekiştirirdik 😃😃😃😃
Dün, ÖS 1:14

Di mi ama? :))) Galiba şu yüzden de yapıyor olabilirler. Bak erkek adamım diye dolaşıyorsun dışarda ama benim karşımda ancak bir orospusun gibi.
Dün, ÖS 1:16


 Gibi bir konuşma ; Şimdi ciddi bir şekilde ele alırsak inanın bende anlam veremiyorum buna . Yani benim gibi dominant olan başka bir kadının kolesine kadın iç çamaşırları giydirerek  onu becermesi !!   Veyahut aşağıladığını zannetmesi.. Ne ironi ama!!

Şöyle mantıklı düşününce (eminim onlar da okuyunca bu tarafından hic bakmadiklarini anlayacaklar diye umut ediyorum)  )

Bir kadın ,bir kadını aşağılıyor..  (ha su da var ;   Cinsiyeti kadın olur , kole ruhlu olur sana biat eder o ayrı konu ) Her ne kadar kadınların kole olmasini istemesem de bu ruhunda hissettiği duygulardan dolayi olduğunu biliyorum.   Feminist değilim ruhun cinsiyeti olmaz diyenlerdenim  nasıl bir  dominant Kadın/Erkek olabiliyorsa elbette ki köle Kadın ve erkek olacaktır.  Bu su goturmez bir gerçek. . (Malesef)

 Hani suna benziyor bu, dişi bir koleyi erkek kılığına sokmak ve aşağılamak kulağa ne saçma geldi bir an ..

 Şayet ben erkek koleyi asagilayacaksam ona kadın kıyafetleri giydirerek yapmam ! Net .
Neden yapmam ?
1 -Çünkü karsimda ki hemcinsim değil .

2- hiç estetik degil

3-  buna gerek yok olduğu gibi diz cokturmek/aşağılamak/becermek/ kullanmak varken neden ?

 En muhimi!!!

4- HIC BIR KADIN OROSPU  MUAAMELESI GÖRMEYI HAK ETMIYOR GERCEKTEN  OLSALAR BILE!

 5- jartiyerli ic çamaşırı giymeyle kimse orospu olmaz 😎 zevk meselesidir . Orospu olmak icin kadın olmak sart değil!! Nice erkek var orospulugun kitabını yazacak!! ( bak yine celallendim!)

 Haa illa da giydirecek olursam ona giydirdigim her ne ise ? Jartiyer/ ic çamaşırı / elbise vs vs . Önce ben giyerim sonra ona giydirip ne kadar da yakismadigini  ve erkekle kadını  bu kadar basit bir örnekle bile  eşit olmadigimizi gosterirdim.. (sacma mı geldi? Doğrudur.  Bu basit bir örnek ti sadece )


Bir de şu var sissy/  cd  (ya kusura bakmayın cd denince de aklima "cd player" geliyor . Ardindan da bi gülme ..


Öhmm öhhmm biraz ciddiyet!

 Kolenin ruhunda bu gibi fantazileri vardır o  ayrı bir konu  belki yeterli acıyı/cezayı/hizmeti verdikten sonra bir ödül olarak kadın kılığına girmesine ve kadın gibi davranmasına musade edilebilir.   Ama hususi kadın şekline sokulup aşağılamak kendini aşağılamaktan farksizdir. (Bana göre)

Onun haricinde ben bir erkek köleyi aşağılamak adı altında kadın kılığına sokmam! Kadın kıyafetleri giydirmem! Ve yukarıda arkadaşın dediği gibi de ..

"Bak erkek adamım diye dolaşıyorsun dışarda ama benim karşımda ancak bir orospusun gibi." de demem! Adamlık , delikanlılık,  vs gibi karakteristik özellikler sadece erkek ırkına has bir durum değildir.

 Ben nice kadınlar gördüm haklarinda" harbi taşaklı kadın " denir ardlarindan..

 Ne yani bu deniyor diye yumurtaliklari top top dışarı da mi oluyor yoksa bu da bir asagilama bicimi midir?


Yeter bu kadar...

Kadın kadındır  ve Kadınlık en çok kadına yakışır!!!

 Not: Yazım da cinsiyet ayrımcılığı falan yaptığım yok transeksüellere  cd'lere   sissy made lere falan gonderme yapmadım.  Hepsi bir tercih bir seçimdir. .

Sadece Dominant bir kadının erkeği kadın kılığına sokarak aşağıladığını zannetmesi doğru secim midir? Kendilerine bir dönüp bakmaları için bir inceden akıl verme biçimidir.

Sevgiler
By,Kadın Efendi.

8 Haziran 2017 Perşembe

Köle isaura

Evvettt bir" yanıyor blog !" günümüz de yine birlikteyiz. Keyifler nasıl bakalım!?  Umarım herkes iyidir başlayalım mı?


Tahmin ediyorum ki yaşı en fazla 19\20genc bir çocuğumuz  daha belki de daha küçük bilemedim  ama elleri hala öğrenci eli 😏

 Ayaklarına mavi ojeleri sürmüş  olmuş prodomme
 Eee hal böyle olunca da bu blogta   yine tiye alınacak ama çoğunlukla ciddi bir konu teşkil edecek  kahrmanimiz olacak hanimkizimiz dan örnekler le prodomme'ligin de bir raconunun olduğundan bahsedecegim.

 Simdi diyeceksiniz ki eee sende 18 yaşında tanışmışsın BDsM denen arkadaşla evet ben o zaman bire bir tanismadim BDsM yaşantısına tanıklık ettim. Ve sonrasında da yıllarca... ta ki eve pc girene kadar adını dahi bilmiyordum.  Benim bire bir tanismam 20 li yaslarin sonundaydi şekerim😎 liseli ergen degildim yani...
 Tanışır tanismaz da hah ben Efendi'yim de demedim hâlâ daha bu yaşım da bile kendimi gelistirmekle mesgulum..


 Şimdi bu hanim kızımız koleligi bildiğin Brezilya dizilerinde ki gibi bisey saniyor. Hoş o zaman tv ler de oynatildigi zamanlar da  portakal da vitamin bile degil di kendisi  yaa neyse.  Hayır bir de baya bisey biliyor gibi uzun uzun yazıp ekran görüntüsü ile duvarinda paylaşım yapmış.

" Çok cahilsin keske ölsen!!! "

 Yani köle gercekten  degersiz, vasifsiz, anladik ta  tarla da çalışan kole ne yaaa ??? Boyle   gormeyi birak parasini yemegi Efendilik saymissin bir de ba ba ba. ..


Ay durun yaaa  ben iyisi   bi guzellik yapip onun bahsettigi kolelik anlayışıyla , gercek koleligin tarihçesini doğru kaynak olarak link halinde vereyim usenmez de okursa iyi olur.  Koleligin hic bir döneminde kolenin parası yenmemistir en zulum gördükleri zaman bile ...

https://www.google.com.tr/amp/s/insanveevren.wordpress.com/2011/05/22/koleligin-tarihcesi/amp/


 Şeker bocüğüm senin bahsettigin koleler ahanda böyleydi


Oysa bizim köle anlayışımız  yada kolelestirdigimiz böyle; Bir daha  acayim mi?  Yani tarlada tokat ta çalıştırmak için değil kendi özgür iradeleriyle köle olanlari  Efendileri ni kendilerin secerek  kabul gormeyi bekleyenleri aldik.  Ve sırf  zevkimiz için kullanirken bile kolemizin bir cok alan da egitilmesini sağladık. . Efendilik budur bebisim....

 Sen cok baska yerinden girmissin be kizim



 Rica etsem bu ustte ki linki tiklar mısın? Senin dedigin kölelik taaaa 15 y.y. la dayaniyor  biz 21.ci y.y.dayiz  yani
1. Ocak 2001 den 31 Aralık 2100 yılına kadar  olan zaman dilimin de 😎


Bir de demissin ki köle: aç kalır
Efendine hizmet eder, köle uyumaz emir bekler. Bildigin melek tarifi bu yemez icmez uyumaz gulmez aglamaz ... 😇

Haa bir de çalışır Efendine verir  köpek gibi.... kopek demeyelim beeeh ...
 Ahahaha o verdiği sey başka  ya neyse. .



Bir de ben kolemi seansda (böyle  yazilmaz zaten ya neyse )  bedenen  ruhen hemde maddi olarak sömürürüm demissin..


 Kurban  olayim bana bir ruhen somurmeye örnek verir misin?

 Ne yapıyorsun da köle yi ruhuyla esirin ediyorsun?


Aklını alırım çocuk !!!


Hayır sen de isin kolay yolunu bulmussun baba parasi harçlık vs tabi ayakkabiya oje ye gittigi icin yettiremiyor olabilirsin  daha gotunde ki bir avuc bokla  dolasirken kendi alin terinle para nasil kazanılır bilmezken kole parasini gecim kaynagin yapmissin anladik diyelim ...

 Ya bunu göz ardı edipte seni kullanan koca koca adamlara ne demeli???

 PRODOMME'ligin de bir raconu var demistim.  Simdi oturup prodomme ne demek diye uzun uzun yazmayacagim, herkes biliyor nasılsa zehir gibi zihinler.....


Bu isi profosyonel olarak yapıp aynı zaman da para kazanan kisidir kısaca ama para karşılığı yapıyor diye parayi verenin esiri degildir hic bir zaman!!


 Bizim jenerasyon da oyle prodommeler var di ki heyy yavrum heyy parayi verirsin bir de keyfini beklersin sana canı ne yapmak istiyorsa yapar işi bitince de yollar dı. .

 Simdi ;   her yol Roma maşallah. .


Bak güzel kızım ve sevgili okuyanlar kölelik her yiğidin yapabileceği bunu hakkıyla başarabilecegi bir Ruh hali değildir!!!
 Bunu defalarca dile getirdim.

 Zaman zaman,
Zevklerinin kolesi olmuslarla lutfen gerçek BDsM koleligini karistirmayin!!!  Da dedim. .


Hele hele Efendilik herkese yakışan bir sıfat degildir ...

Meslek hiç degildir!!!


Ayy sıkıldım yazmayacagim daha fazla ...


 isauraaa !!! Tarla da ki ekinler baş göstermiş mi bak bakimm !!!  Sonra gel bana kahve yap!!

Hadi bye !

By Kadın Efendi



3 Haziran 2017 Cumartesi

Mahzen (4 bölümün toplu ve en son hali)

Ilk bölümünü yaklaşık 3 yıl önce başladığım ve 2 3 ve 4 bölüm halinde tamamladigim  "Mahzen" tek parça halinde. Yazim hatalarım için şimdiden kusuruma bakmayın.  Çünkü her bir satır el kadar telefon ekranindan yazıldı.

Teşekkür ediyorum

Minemosyne




Mahzen ...

........

Gece karanlıktı .. gökyüzünde ne ay nede yıldız vardı zifiri karanlıktı soguk ve sessiz ...

ve biliyordu ki bu gece cezalıydı . Efendisi'ni kızdırmıştı
Yanlızdı, kapatıldığı mahzende derin düşüncelere dalmak üzereyken
 birden ince topuk tıkırtılarıyla irkildi ...

Gelen Efendi'sinin ayak
sesleriydi ,iyi ama neden geliyordu ...??

Hani, hani bu gece O'nsuz
olacaktı ,belli ki Efendi'si fikrini değiştirmişti... yoksa yoksa af
mı etmişti onu .. birden gözlerini içi parladı ..
Ama ...yanıldığını anlaması uzun sürmemişti ;elinde feneriyle
ışık saçan altın sarısı saçlarını ensesinde (her zaman ki
gibi) toplamış Efendi'sinin bakışlarıyla karşılantı bir anlıkta olsa
göz göze gelmek onu neden bu kadar titretiyor du ???

Efendi'sinin'' mahzen'' adını verdiği bodrum katına hafif rutubet kokusu hakimdi
küçük dikdörtgen pencere bodrumda ki bu nem kokusunu telafi edemiyordu ,bu pencerede ki demir parmaklıklar buraya mahzen havasını veriyor du .
içeride sadece tavandan sarkan
zincirler ,bir sandalye ve bir battaniye birde ancak burnunun ucunu
görebilecek kadar cılız bir lamba vardı  ... ahh evet
neredeyse unutuyordu ... birde malzeme dolabı .. içinde ne zaman ne
çıkacağını bilemediği celikten yapılmış bir malzeme dolabı......

Evet battaniyesinin üzerinde kıvrılmış varlığını
sorgularken neden gelmişti Efendisi ? Ne diyecekti? . Hemen doğrulup
dizlerinin üzerine oturdu . ve dizlerinin soğuktan uyuşmasına
aldırmadan , ıslak ve pütürlü betonun üzerinde
emekleyerek Efendi'sinin ayaklarının dibine geldi bakışlarını kaldırmadan.

... Oysa ne çok bakmak istiyordu onun bu zavallı, aciz haline
bakarken görmeyi ..

.ve tüm cesaretini toplayarak başını usulca kaldırdı
işte o buz bakışlarla karşı karşıya gelmişti . kaçıramadı gözlerini
,sanki mıh gibi kitlenmişti.

 Efendi'sinin bakışlarıyla bakışı kaç
saniye sürmüştü hatırlamıyordu . ama ona saatler gibi gelmişti bu
bakışları analiz etmesi .. bazen bu gözlerde şevkati, aşkı
,acımayı,mutluluğu görürken ne güzel çimen yeşili oluyordu , diye
geçirdi içinden insanın içinde kaybolası geliyordu , bazanda öyle bir
buz kesiyordu ki üşüyor hatta kaskatı kesiliyordu tüm vucudu ,sanki
ruhunu ele geçiriyordu bu bakışlarıyla eziyordu o'nu, hiç
kımıldamadan tek bir hareket yapmadan tek kelam etmeden ...

Birden yüzüne inen tokatla kendine geldi  ne kadar süre baktığının farkında olmadan .

...
-Düşündün mü bakalım ? Başına gelecekleri ...!

(Efendisinin bu sorusuyla içi bir kere daha titremişti )

Demek ki cezası henüz başlamamıştı bile .. oysa saatlerdir
soguk ve karanlık mahzende beklemeyi bir ceza olarak nitelendirmişti .
Anlaşılan bu sefer çok kızdırmıştı Efendisi'ni,  çünki sırf keyfi için
ceza vermezdi Efendisi.(nadiren de olsa ,çünkü arada bir eğitim amaçlı canını yaktığı oluyor ve bunu kendisinin lehine bir egitim oldugunu hissediyor du.)  Bu gece ki cezayı hak ettiğini düşündükçe bakışlarını yere indirdi
..
-Ha..yır E..Efendim ...

-HAYIR NE !!!!!

-Dü.. düşünemedim ...

-Demek düşünmedin öylemi??      mmmm!!!üzüldüm ..

(tiz bir kahkaha mahzenin tüm duvarlarında yankılanmıştı)

-O zaman düşünmene biraz yardım edeyim bakalım dedi !
duygusuz bir ses tonuyla ..

-Şimdi biraz geri git bakalım !!

( hemen
dizlerinin üzerinde bir kaç adımlık geri çekildi bunu istem dışı
yapmıştı )
_ahh Aptal Ahh !
-Sana geri git dediğim zman düşüncelerinde dedim ! buraya gelmeden önceki zamana !!!

 becerebilrsin değil mi bunu :)))

(elbette ki becerebilirdi nasıl unutabilirdi ki o an ki zamanı )

( mahzene inmeden önceki zaman)

 .........

Evin içinde hummalı bir telaş vardi. Akşama ,Efendi'sinin cok onemli misafirleri gelecekti , ev de ki tüm hazırlıkları tamamlarken adeta kıçından nefes alıyordu  bir o yana bir bu yana kostururken ayakları birbirine dolaniyordu sanki.  Bir an sendeledi,

 Efendi'si alışverişi kendisinin yapacağını söyleyip,   hazırlamaya odasına çıkmasindan istifade edip bir anlık soluklandi. Allah'tan  cok beceriksiz biri değil di. Ama bu gün ayrı bir aptallik vardi sanki uzerinde.
 Efendisi'nin evine her zaman misafir gelirdi ve o gayet şık ve eksiksiz bir şekilde ikramlarini yapar tekrar lâzım oluncaya kadar da  odasına çekilirdi.

Bu hep boyleydi alışık olduğu bir durum gibi gözükse de bu gece özeldi. Çünkü  aynı zamanda  Efendi'sinin doğum günüydü...

Belki de bugün olacakları düşündükçe kendisi çağırmıştı bütün olumsuzlukları.

Efendisi'ne inanılmaz bağlıydı ama bir o kadar da aşık, kendisinden bile kıskanır olmustu . Bu bağlılık  uzun yıllardır birlikte olmanın vermiş olduğu bir guvenden başka bir şey degil di.

Zaman ne kadar hızlı geciyor du.

Kapının ziliyle kendine gelerek koşar adımla koridora yöneldi gelen Efendisi'ydi , hemen ellerinde ki poşetleri alıp mutfağa kostu ,hızlıca paketleri tezgahin ustune koyup Efendi'nin yanina geldi ayakkabilari cikartti  coraplari terden islanmisti onlari da tek tek cikartti o an nasil da cani cekmisti ayaklarina kapanmayi ve saatlerce orada öylece kalmayi. Ama daha yapilacak onca iş varken bunu hayal etmesi bile yasakti.

Efendi'nin yalın ayak salona gecisini izledi. ..   yorgunluk kahvesini her zaman ki gibi hazırlayıp ayaklarına mesajını yaptiktan sonra müsade isteyip geri kalan hazırlıkları yapmak için huzurundan ayrıldı. ..

Efendisi'nin getirmiş olduğu posetlerin icerisin de ki bütün malzemeleri özenle dışarı çıkarttı ve akşam için yapılması gereken listesine göz attı. .

Iyi bir köle olmanın yanı sıra iyi bir de aşçıydı.

Liste de ki bütün istenilenleri eksiksiz hazirladigindan emin olmak için son kez göz gezdirdi.

......

Ve akşam icin  bütün hazirliklar tamamlanmis son kontroller yapilmis ve misafirleri karsilamak icin hazirlanilmaya çekilinmisti.

Kendisinin her zaman ki gibi uzerinde bir önlük  ve beyaz ince keten kumaştan pantolon vardi.  Ciplak bedenin ustune giydiği onluge anlam veremese de Efendisi onu boyle görmeyi seviyordu . Sorgulamak olmazdi :)

Odasindan çıkıp salon kapisina doğru ilerlerken merdivenlerden gelen ayak seslerine cevirdi yüzünü ..

Efendisi bir Kuğu gibi merdivenlerden inmiyor ,adeta süzülüyordu.

-Cok guzelsiniz Efendim dedi.
-Biliyorum dedi Efendi'si gülümseyerek. .

-Bana bir kadeh kırmızı sarap getir nedense hiç istahim yok ne yemek yemek icin nede doğum günüm için.  Umarım bu gece çabuk biter .

......

Misafirler yavaş yavaş gelmeye baslamisti elinde tepsi ile her gelen misafire özel hazırlanmış maskeleri bir yandan ikram ediyor bir yandan da içeri buyur ediyordu.

 Toplamda 8 kisi olacakti ama gelen 9 kisiydi bu beklenmeyen misafir  demek ,masa uzerinde ki tüm düzenin sil baştan yapilmasi demek ti.

Efendisine baktı soran gözlerle ,onu o kadar iyi taniyordu ki ; Efendisi o daha sormadan ,
-sen masaya bir servis daha aç masa da oturup oturmamasina Efendisi karar verir nasilsa demisti.

Demek ki ; bu gelen misafir, koleydi   kendi ruhundan birine de hizmet etmek biraz garip gelse de  belli etmemeye çalıştı.  Çünkü Efendi'sinden öğrendiği her kim olursa olsun eve gelen misafir di.   Yeni bir servis acmak için mutfağa gitti....

 Iceriden gelen ugultulu sohbete kahkahalara aldirmamaya çalıştı ama duymamasi için sağır olması gerekiyordu. Hele ki

-tatlim bu gece bu senin( kolesini uzatarak)  sana lâyık bir hediye düşünürken son anda bu fikir geldi aklima. Biliyorum uzun zamandir tek kole kullaniyorsun aynı tene dokunmak  sıkıcı gelmeye başlamıştır ha ne dersin?? :)) , Hem  dişi bir köle kullanmayı da ozleyebilecegini  düşündüm.

Belki seni mutlu edebilirim. Biliyorum ki senin için ne alsam sıradan olacaktı benim için  degerlisin bunun farkında oldugunu da biliyorum ,o sebeple; sana kolelerimin icinden en gozde olanını hediye ediyorum.  senindir  isin bittigin de  yada sıkıldığında bana geri yollarsin. Çünkü sen herseyin en iyisine layiksin..

Sana lâyık değil ama kolem diye demiyorum  gerçekten mukemmel koledir, eğitimi bizzat bana ait 😎. Umarım begenir dilediğin gibi kullanırsın.

....
Bu! Bu nasıl hediyeydi böyle duyduklari dogru muydu!? Elinde ki tabağın yere düşerken çıkardığı sesle bile kendine gelememisti ta ki yanına gelen Efendisi'nin sesi bir tokat gibi çarpınca kulaklarına. .

-Neler oluyor burada!!!

-Nedir bu beceriksizlik  çıkardığın gürültü taa iceri kadar geldi sen beni rezil mi etmek istiyorsun!!?

. ve ve ustelik en kiymetli yemek takımım!@#!!

-Ahh neyse neyse çabuk toparla şurayi, milletin dili damagi  kurudu onden içki servisi yap cabuk ol çabuk!!!

-Anlamiyorum nedir bu aptallik ustundeki  !!!

Deyip iceri geçmişti Efendisi ... O'nunsa  ruhu cekilmisti bir kere..

 Nasıl iceri geçip icki servisi yapacak nasıl o gelen hediye koleyi görmezden gelebilecekti? Bu gece işi gercekten zordu ..

..........

........

"Biliyorum şuan sinirinden kuduruyor ama onu böyle görmeyi seviyorum"

"Bana hediye edilen dişi koleyi kullanacak mıyım diye  nasil da kivraniyor "

  Nezaket icabı bu koleyi almam gerek şimdi , almazsam ayıp olacak  Ama  ben bir baskasinin malini kullanmayi sevmiyorum ki !!!

Neyse şuna bak !!!

Hakan'ın hediye ettiği dişi koleyi köpek gibi kıskandı köpek! :))))

Ahh benim küçük aptalım !!

 Anlamadığı mı mı sanıyorsun?

Bi elin işte  bir gözün, kulağın bende /içerde. ..  o kırdığın tabak gibi kalbini kırmak lâzım belki de...

Iste o zaman aklın başına gelir  sadece yaomakla vazifeli olduğun isine yogunlasirsin belki ...

Arada  senin ruh'unu ezmedikten sonra  kim olduğunu, neyim olduğunu, unutuyorsun  tamam ne kadar sahipsen o kadar da aitsindir demistim ama sen de baya baya sahiplendin beni...
 Beni bile benden hatta kendinden kıskanır oldun!!


Bu   dişi koleyi kabûl edecegim ama senden önce şu kendini bilmez Hakan'a küçük bir ders vermem gerekecek anlaşılan. ..

Sanki bilmiyor benim seninle olan aramda ki bağın kudretini!!!!

 Dur bak neler yapacağım O 'na ve sonrasında  da tabiki   sana! "

......

Icki servisi yapmak için içeri girmişti ama kafasının içi karmakarışık ,sanki hızla örülen örümcek ağı gibi beynini kaplamisti .  Bu disi koleyi kullanma  işi!!

Sağlıklı dusunemiyor du. Ya bir hata daha yaparsa ? Ya Efendisi'ni bir kere daha kizdirirsa ?
 En muhimi ise ya dişi koleyi kullanirsa ? Ya bundan kendisinden aldığı zevkten daha çok keyf alırsa!!!?

Düşünmemeliydi ,çünkü ne zaman gereğinden fazla özen gosterip sıfır hataya niyet etse gorunmez bir güç tarafından tokezleniyordu sanki.

O sirada göz ucuyla bir  Efendisine bir de gelen dişi koleye bakti  ona neler yapacağını düşündükçe elleri titremeye dizlerinin baginin cozulmeye başladığını hissetti.

Yok canım!

Diye geçirdi içinden Efendi'si kendine ait olmayan bir koleyi kullanmazdi ki hiç.  Geçen 4 yılın icerisinde nice kolesi olmak isteyen oldu da red etmişti.

Ne saçma dusuncelere gark etmisti kensini ...

Ama bu olumlu dusuncesi sabun köpüğü gibi çabucak sönüvermisti.

Ama bu hediye! Ustelik artik O'nun!!

" Şuna bak nasıl da kivraniyor? Belli de etmemeye çalışıyor anlamadim sanki istemediğin bir sey olunca o kulaklarinin ateş gibi kizardigini bilmiyorum degil mi küçük aptal seni."

"Seviyorum lan bu hallerini :)))"

.........

-sen! Git bana gümüş tasmayi getir!

Ismiyle cagirmamisti ! Neler oluyor böyle? Bu bir kâbus olmalıydı ..

Evet evet bu bir kâbus birazdan Efendisi Can!!! diye seslenip o'nu bu kabustan uyandiracakti..

-

Çünkü Efendisi'nin nadiren de olsa ona Can'ım dediği, bu sebeple ona bu ismi taktıgından beri gerçek adının ne olduğunu unutmustu.

....?!?

- Duymadın mı? Kime diyorum çabuk!!!

-Emredersiniz Efendim :((

( ama o tasma benim , geçen birlikte çıktığımız alışveriş merkezinden bana siz almistiniz ustelik doğum günü hediyem o benim :(( )

Bu sozleri icinden haykira haykira tasmasini kaldirdigi dolabin kapağını açtı.  Kadife kutu icinde gözü gibi sakladığı tasmasini eline aldı,istemsiz sekilde bir kaç damla yaş geldi gözünden daha hic kendisine takmamisti Efendi'si  ve şimdi bunu dişi kolenin boynunda görecekti.

Ne büyük acı!

-Buyrun Efendim.

-Nihayet!  şimdi soylesem ne zaman gelecektin acaba!? (Bunu dislerinin arasından usulca soylemisti Efendisi)

-Adı ne bu dişi pisinin? Diye sordu.

Isim koymayı seven sensin benim için adinin ne olacağı onemli değil ben hizmetine bakarim ...

Ohh köpek demedi, demek ki  o hala Efendi'sinin kiymetlisi biricik köpüşüydü.

Acinacak hâlinde bile kendini teselli eden birsey bulmasina hayret etti.

-Adını sen koy.

-Hmmm o zaman  pusi holsun .

(Biliyorum hiç yaratıcı değil.  Kalıcı değil gidici bir pisi bu)

-Gel bakalim pusi....

Tasmayi boynuna takarken partilerini Efendisi'nin dizlerine koyması ile ....

(Bir şeyler yapmalıyım bu an'a şahit olmak istemiyorum )

- Efendimmmm!!!  Şey  ...
B ..ben  yani benim ile  ... seyy yanii bir emriniz  yok.... yoksa  çekilebilir miyim ? Diyecektim de..

(Sırf bu seremoniyi görmemek icin kekeleyerek söylemişti )

-Hayır!! Bekle !

-Emredeersiniz Efendim.

Bu sözleri soyleyen ses  onlarca kez tekrar etti sanki ..

Biraksalar dişleri ile herseyi herkesi parcalayacakken
 Öyle aciz bir sekilde elinden birşey gelmeden beklemek, daha doğrusu zorunda kalmak ..

işte köle olmanın en zor yanı. ..

sabretmek!!! Itaat etmek!!!

Sabırla ve sakin bir şekilde Efendi'sinin tasmayi dişi kolenin boynuna takmasini izledi. Gözleri dolu dolu olmuştu  biri dokunmasalar bile aglayabilir di.

Evet iste doğum günü için alınan gümüş tasmasi bir baskasinin boynunu süslüyor du suan. .

"Disi koleyi yanima oturtmam ve sadece saçlarını oksamam yetti yüreğinin kanamasina ahh benim zavallı minigim hadi simdilik bu kadar acı  yeter  sana tabii şimdilik"

-İçkileri tekrardan tazele  ve odana git!!

Bundan sonrasıni ben hallederim.

Yeniden bir beceriksizlik yapmani istemiyorum.

.....

Odasina cekilmek istemiş ve Efendisi de bu bahanesine göz yumup  oradan uzaklasmasina musade  etmişti.

 Acaba yanlış mı yaptı?

 Artık çok geç!!
 Odasına çekilmisti bir kere...

Bedeni odanın içerisinde dört dönüyor ruh'u ise salonda  cansiz asılı duruyor du.

Şimdi dışarı da çıkmayacak  ve salonda ,olan bitenden haberdar olamayacaktı.

Icini bir hüzün kapladı  hüznünü bastıran içini kurt gibi kemiren dusunceleri cabası. ..

Ahh keşke oraya gidebilsem diye iç geçirdi.   Ama duyabildigi tek şey Efendisi'nin şen kahkalarina karışan digerleri'nin ugultulu sohbetleriydi..

 Saatler gecmek bilmiyor du kaç saattir kendisine seslenilmesini beklemis ama hiç adını soyleyen olmamisti.

 Içinden deli gibi dua ediyor yalvariyordu.

-Ne olur, ne olur seslensin!!!
Çağırsın beni yalvarırım çağırsın!!

Kapı açılıp Efendisi'ni karşısında görünce istemsiz sekilde;

-Teşekkürler..👼

 dedi gözleriyle ,yukarıya doğru bakarak.

-Misafirler gitti.  Şimdi, önce bana bir kahve yapiyorsun sonra  ortalığı toparlayip, mahzene iniyorsun!!!

Cezalisin!!!

-Bunu hak ettiğini biliyorsun degil mi!!!

-E.. Evet Efendim sizi çok mahçup ettim a..amaa......

-Ama. Neee!!! AMA NEE!!!!

Ettin mi? !!!
Ettin!  bitti!!!

Bu saatten sonra amasi yok  gerizekalı!!!!  Yıkıl karşımdan yoksa elimden kimse alamayacak seni!!!

-...
.kahvesini hazirlayip odasina çıkarmıştı o sırada Efendisi de uzerini değiştiriyordu.

-Fermuarimi aç !

-Çorapları mı çıkart !

-Terlikleri mi getir!!

-üst çekmeceden kırmızı geceligimi ver!!!
-O değil!!! Saten olanı!!

-giydir!!!!

Ve şimdi defolll!!

Kesik kesik sert emirleri ile hipnoz edilmis gibi seri sekilde istenileni yaptı ve salonu toplamak için aşağı kata indi...

O da ne !!!?? Dişi köle yerde  o'nun minderinin uzerine kıvrılmış yatiyor du..
Gitmemiş diye iç geçirdi. ..

Önce tasmasi şimdi de Efendi'sinin dizlenin dibinde  birlikte film izlerken ve bundan sonsuz mutluluk duyduğu tv minderi!!!!

Daha dün gece Efendi'siyle film izlemisti Efendi'sinin arada  havaya atıp tutamadiklarini da yerden yedigi mısır patlaklari ve yeri hiç degismeyen mavi minderi  artık bu pusinin mi!!

  Bir an  konusmak istese de Efendi'sinin buna daha da çok kizabilecegi geldi aklina.

Sessizce ortalığı toplamış ve emredildigi gibi mahzene inmisti...

  Ama ,Aklı da yuregi de yukarıda kalmıştı. ..

Efendisi ve dişi köle yukarıda o ise  fare gibi bodrum katindaydi...

Gece karanlıktı, gökyüzünde ne ay ne de yıldız vardı.  Pencereden gorebildigi sadece  zifiri karanlik !!
Ustelik  hava soğuk ve sessiz  ..

Varlığını sorgulamak için sanki ozellikle seçilmiş bir geceydi...

 Ve dolunaya 7 gün kalmıştı...

Saatlerdir aşağıya inip ..
-Cezan bitti dememi bekliyor ama gece henüz yeni baslayacak küçüğüm.. Birazdan yanına geldiğim de  bunu misliyle anlayacaksın...

 Yanına indigim de bir fare gibi köşeye sinmiş beni bekliyor du.

Merdivenlerden indigimi görünce yüzünde ki ;yarı sevinç yarı utanç ve çokça merakı çok net okunuyor du.

 Belki de bu burada geçireceği son gece ve yaşayacağı acılar son acıları olacaktı.

Ben bile emin degilim!

 Bakalım ne olacak? Gecenin sonu mutlu sonla da  bitmeyebilir hatta o'nunla işim bittikten sonra
Bir daha yüzünü dahi görmek istemeye bilirim. Çünkü beni gerçekten çok kızdırdı..

Biliyordu ki ofkem siddetlidir  !!!

Sebep ; ne en sevdiğim takımın bir parçasını kırman ne de heyecan dan elinin ayağına dolaşması  öyle bir kabahatin var ki ... bunu sen bile bilmiyorsun..

Kim bilir; bile isteye yaptiysan da vay haline!!!

..........

Alışverişi tamamlayıp eve geldiğim de  zaten yeteri kadar ofkeli ve yorgundum. Ama dışarı da ki ofkelenmeme sebep olan olaydan ötürü de hırsımı o'ndan cikartmaya da niyetim yoktu .

Beni en cok sinir eden şey aslında Hakan'ın benim uzerim de baskı kurmaya kalkması ve alttan alttan beni nasıl zor durumda bırakmak istemesiydi.   Bir şeyler yapacağını hissediyordum ama bu kadar ileri gidebilecegini ben bile tahmin edememistim.

Neyse ki kriz aninda daha bir soğuk kanlı olmayı beceriyor olmam belki de bana sunulan bir lütuf tu.

Market alışverişini hızlı bir sekil de yapmaya calisirken telefonum çaldı.  Arayan Hakan'dı.

(Hakan aslında doğum günüme kendini zorla davet ettirmişti.) Yani bir nev-i nezaketen ..

- Mine'm aşk olsun! Bugün doğum günün ve evde bir parti verecegini başkalarından duyuyorum,yoksa beni davet etmeyecek miydin?

- ahh alakası yok  aslında bu bir parti  degil inan sadece bir kaç arkadaş ile akşam yemegi yemek ve biraz sohbet etmek için bilirsin işte doğumgünüm vesile oldu  ama sen de gelmek istersen elbette gelebilirsin.. Bu öyle planlı birşey degil ,tamamen spontane .... maksat doğum günü bahanesiyle uzun bir zamandan beri görusemedigimiz için bir bahane... yani ..

(Biraz sinir biraz o an da ne diyeceğimi bilememek adına böyle saçma bir cümle kurmustum.Oldum olası bahane uretemem zaten  yalan hele birak atmayi cok nefis elime yuzume bulaştırmakta üstüme yoktur. )

-tamam sen davet edersin de ben gelmez miyim ? :))))

(Gıcık)

Eeee ben simdi sana ne hediye alayım?

- sacmalama ne hediyesi? Sende her seferin de bana bir seyler almak icin bahaneler ariyor gibisin (zoraki ve gereksiz gülmüştüm)

-tamam akşama daha vakit var illaki hoşuna gidecek birseyler bulabilirim yaratıcı olmam gerek . Görüşmek üzere.

-görüşürüz.

Hakan uzun zamandır bana olan alakası son zamanlar da arsizca belli eder olmuştu.  Ve bu benim canımı sıkıyor kolemin ise canını yakıyordu.

Bunu bile isteye ve inadina yapiyor olmasi beni çileden cikartmaya yetiyor ama belli etmiyordum.

Çünkü belli edecek olursam amacına ulaşmış olacaktı.  O'na bu zevki tattiracak kadar aptal değilim!!!

Her bir araya geldigimiz zamanlar da Şakayla karışık ortaya laf atar bende her seferinde kibarca red ederdim.

Hatta gecen hafta Serdar'larin evin de  artık iyice civitmis olması alkolun verdiği deli cesaretindendir dememe sebep olmuştu.  Çünkü ertesi gün arayıp

-Mine'cim dün baya sacmaladim sanırım umarım seni kizdirmamisimdir. Biliyorsun tamamen latife ediyorum. Sen benim iyi dostumsun seni kaybetmek istemem.

-Ehh biraz bozulmadim değil ama yillarin verdiği bir samimiyet diyor ve uzerinde durmuyorum Hakan beni biliyorsun bu camianin icinde olmam demek tarzima ve zevkime uymayana da göz yumabilirim manasina gelmesin ... Ne hikmettir ki  bu uyariyi son günler de cok fazla dile getirdim.  Bende farkindayim  temcit pilavi gibi surekli surekli ama beni de boyle kabûl etmek zorundasiniz.  Oyle degil mi ? :)))

-ya tabiii seni yillardir tanıyorum ve tanidigim gunden beri sana ancak dost olarak yaklasabildim sende biliyorsun sana olan zaafimi  ama oyle kibar oyle keskin set koyuyorsun ki insan ne bozulabiliyor ne  de ne diyecegini bilemiyor.

Tamam pes! Söz bundan sonra sakasini bile yapmayacağım. .

(Bende yedim)

Bunları dedikten sonra bile  yine her fırsatta şansını tekrar tekrar denemesine sinir olmaya başlamistim.

Bu elde edebilme girişimlerinde başarı elde edemeyecegini anladigin dan beri bu sefer de kafayı koleme takmisti. Çünkü kolemle  tanıştığı gün şansının artik hiç kalmadigini anlamisti.

Lâkin bundan vazgecmeye hiç niyetli gibi görünmüyor bulduğu her firsatta şansını deniyordu..

Eeee demek ki neymiş?

 Masterlar da kıskanır :))))))

Dominant biriyken benim  O'na karsi mesefali kalmam koleminse bana dokunabiliyor olması onu iyice sinir ettigini biliyordum.

Hah! Gereksiz erkek egosu !

Sonunda başarmış olma ihtimali ile yaninda dişi bir köle getirmesi. ..

Ah bu kadar ileri gidebilecegini ben bile hayal edememistim. Ne yapacaktim simdi?   Hediyesini bana sunarken yuzunde ki o alaycı bakışla koleme göz atması tuz biber di..

(Demek öyle bu son kozun mu Hakan Efendi ?)

Her firsatta ben ikinci bir köle kullanmiyorum dememe ragmen ustelik!!!! Hediye bulamamış mış ta bana layık değil mis mis te!!

Ikinci bir köle kullanmayisimin sebebi  köle/Efendi iliskisine baslamadan once ki  sozlesmemiz de bunu her ikimiz de onaylayip kabul etmiş olmamizdan baska birsey değildi. Ama ben bir seyin altina söz diye imza attiysam o bir daha cignenmezdi.

Maksadı beni arkadaşlarımın için de mahçup ederek kendince

-bakın nasıl da eli ayağına dolaştı Mine kolesine aşık diyordum da inanmıyordunuz ! Aşık olmasa neden baska bir köle kullanmak istemesin? Aşık olmasa bana neden sürekli mesafeli olsun?

(Bunu sözlü olarak dile getirmese de amacı buydu , yada daha kötüsü kolemin fevri davranmasini sağlayacak benim de buna göz yummayacagimi bildiginden aramizin bozulmasina sebep olacaktı)

Başardı da!!!

Ama bunu asla bilmeyecek dedim ya ona bu zevki tattiracak kadar aptal bir kadın degilim!!!

Tabi bu olanlardan hiç bir şekilde haberi ve fikri olmayan kiymetlim  benim kadar soğuk kanlı olamadı.

Bizim köle Efendi iliskimiz öyle klişe facebook,twitter veya forumlar vb gibi bilimum yerler de ki gibi degil di. Biz oncesinde çok iyi iki dost olmayi becerebilen nadir BDsM insaniydik. Çünkü oncesinde insan olarak değer veriyorduk bir birimize..
Neyse ...

Bana uzattığı hediyesini büyük bir soğuk kanlilik ve nezaketle kabul ettim. (Beklemediği bir şeydi )

Hatta madem kendince bir oyun oynamaya kalkmisti bende oyunun bir parcasiymis gibi dahil oldum ama tek bir farkla oyunu kuran O'ydu ama yöneten ben olmuştum.  Artik oyun benim oyunum!! benim kurallarim di.😈

Kiymetlimden ona aldığım gümüş taşlı tasmasini istememle oyun başlamıştı.

Bu bir nevi kolemi de oyunun icine dahil etmem demekti ve  bilerek ona  belli etmedim.  Bir an göz göze gelseydik tüm bu olacaklarin bir oyundan ibaret olduğunu anlardi zaten. ( Biz oyle bir olmustuk ki ; konuşmamı gerektirmeden ne istedigimi anliyor ve ona göre davraniyordu. Iste bu yuzden kiymetlim ya ) o sebeple olabildigince  sert ve sadece dolabı işaret ederek tasmasini getirmesini istemistim.

Geçici olarak isim verdigim dişi köle, boynuna taktigim tasma ile bana biat etmeye hazırdı.  Çünkü o'da oyle bir egitim almış olacak ki her tasma takanin sahibi oldugunu zannederek boyun egiyordu.

Tasmayi bana uzatırken ellerinin nasıl titredigini gormezden geldim bu canını çok yakıyordu ama sende oyunun icindesin Can!!

Odasina yollamadan once ickileri tazelemesini soylemistim...

 Bilincli bir sekilde( servis yaparken) Hakan'ın uzerine içki kadehini dokmesi ve istemsizce kaşlarini kaldırıp kuru bir;
-pardon beyefendi .demesi beni rezil etmeye yetmisti. Ama bunu neden yapmıştı? asıl mesele buydu ve ..

 Hakan'ın buna sessiz kalacağı göz yumacagı mi vardı. .

Bana dönüp

-Mine'cim kiymetlim kiymetlim diye yere göğe sigdiramadigin kopek bu mu?!!

 Daha nasıl hitap edebilecegini bile ogrenmemis...

Hahahaa sen mi verirsin terbiyesini yoksa benim yardimci olmami istermisin? Boylelikle bir daha misafirlerine nasıl davranmasini öğrenmiş olur...

Ne kadar da alaycı soylemisti bunu !!!

Sinirden ne yapacağımı şaşırmistim beni sinir eden Can'in hadsizligi mi yoksa Hakan'ın boş bogazligimiydi kestiremiyordum!!!

Sakin ol Mine!!!!

-tatlım sana bir gömlek borclandim. Kolem adina senden kusuruna bakmamani rica ediyorum.  Kaldi ki ben gerekeni yaparim sakar olmasi onun kiymetini belirlemiyor sonuçta, sende bunu iyi bilenlerdensin...

Bilenlerdensin değil mi? Yoksa? Diğerleri gibi govde gostersinden haz alanlardan mısın?

Biliyorsun ki bir kolenin bir Efendisi olur!

Beni bilirsin "bazı sözler karanlıkta söylenir bazan hiç" hesabı bazı cezalar da  yalnızken çekilir ve  öğretilir.  ^^

(Ohhh iste böyle lafı gedigine koydun Minem  manayla dişi kolesinin de kaç Efendisi olduğunu burgulamistim)

-ICKILERI TAZELE VE ODANA GIT!

........

Yanına indigim de bir fare gibi köşeye sinmiş beni bekliyordu. ...

Dizlerinin uzerinde islak ve pütürlü betonun uzerinde emekleyek ayaklarımın dibinde yerini almıştı.

Gözlerime bakacak yüzü yoktu ..

Oysa, en çok sevdiği şeydi  gozlerime bakmak , ve ne istediğimi anlayıp hemen yerine getirmek bu onun icin bir nevi oynamaktan büyük keyf aldığı kendince  "sen sus gözlerin konussun" oyununun adiydi.  Tum cesatetini toplayip gözlerime baktigin da yüzüne attığım tokatin etkisiyle kendine gelir gibi oldu.

-Düşündün mü bakalım? Başına gelecekleri!?

Dememle cezasının henüz başlamadigini anlaması bir olmustu ...

-düşünmedigini söylerken sesin de ki titreme hatirlamana yardimci olayip biraz geri git dememle aptal gibi geriye gitmesine aldirmamistim.

Mahzen adını verdiğim küçük bodrum katinda ki  dolabı açtım.

 Elime aldigim, uçlarında minik kurşunlardan olusan ozel yapim olan kirbaci çıkarttım.

Sonrasınsa tavan da ki asılı olan zincirlerle iki bileginden kelepceleyerek kasap dukkanlarinda ki etlerden farksiz sekilde her iki yana gergin bir şekilde astim.

Ayak bileklerinin arasina da ucunda demir çubukla bağlantılı olan kelepçeyi geçirdim.

Şu an karşımda kocaman bir çarpı gibi duruyor. ..
 Etrafında tam tur dolastim öfkem hâlâ tazeligini koruyordu. O sebeple  bir yandan nefes kontrolü yapıyor sakinlesmeye çalışıyordum.

  Çünkü Efendiligimi zorbalikla karistirmak istemiyordum.

Heleki böyle karşımda savunmasiz duran bir bedene ....

Ama bu demek değil di ki bu gece kan akmayacak!!

Sırtına indirdiğim kırbaç darbesiyle tüm vucudunu bir yay gibi gerip geriye doğru kastı  ilk etapta ,mani olmadığı bir inleme ile karşılık verdi bu acının sesiydi..

 Dudaklarını bastirarak kilitledi ve o an sadece ACININ SESI  çıkmalıydi. Biliyor du ki ben sessizliği severim acıyla  ses çıkartıp bunu bozmak istemiyordu ama o her sırtına inen kursun toplu kırbaç istemeden de olsa küçük bir iniltiye sebep oluyordu.  Kaç kere vurduğumu hatırlamıyorum sırtı kızarmış  yer yer kan oturmustu  bazi yerlerinin derileri soyulmustu ..ama hala dimdik ayakta durabiliyordu.

Bu halini seviyorum!!!

-Nasıl?!!
Ickiyi servis ederken Hakan'ın üzerine bile istiye döktüğünü anlamadım sandın degil mi!!!

Onu böyle cezalandırmayi dusunmek senin küçük beynine mi kaldı!!!!

-Ö ..Özür dilerim E.. Efendim.

daha da sinirlendim.

..Özür dilemesi beni çileden cikartmaya yetti. ..

-BENDEN ÖZÜR DILEME!!!!

BILIYORSUN KI ÖZÜR DILEMENI GEREKTIRECEK HATALAR YAPMA DIYORUM SANA !!!!

-NE ALA!!! HATAYI YAP OZUR DİLE HATAYI YAP OZUR DILE. ..!!!!

BENI VE KENDINI REZIL ETMENİ GEREKTIRECEK BIR TAVIR MIYDI YAPTIGIN???!!

-Hayır Efendim o an sizi de mahçup edebileceğim aklıma gelmedi kazaydi diye yalan atarak hak ettigim cezadan kacmayacagim..

Hüküm sizin ; ((

Bir kaç adım daha  attım etrafında  ne zaman böyle dolansam içi urperiyor biliyorum ve istediğim de tam olarak bu !!
..........

Etrafimda dolaşırken çıkarttığı topuk tıkırtıları beynimin her koridorunda çınlıyordu..

........

Efendim'in sadece kirbaclayarak ofkesinin geçeceğini düşünmek bile aptallikti.

 Biliyordum. .. iste yine dolaba doğru gidiyor. .

Arkası bana dönük keske şuan yüzünü görebilsem :((

Bana ceza verirken gerçekten ofkeyle mi yoksa büyük bir keyfle mi yaptığını anlayabilsem...

-Aklından geçenleri okuyorum merak etme!!! Henüz öfkem yatışmadı!!

Yüzüme inen sert ve acımasız tokatlari ardı ardına atarken bu sözler çıkmıştı  Efendim'in ağzından. .

Tirnaklari uzun ve bicimliydi kırmızı öjeli (ennn sevdiğim)

Bir pençe gibi açıp gogsumden aşağı doğru batirsiigin da hissettigim acı yerini sıcaklığa birakmisti..

 Bu sıcaklık, tırnakları arasında kalan  deri parcalarini diğer tırnaği ile temizlerken farkedip gogsume baktığım da; akan kanin sıcaklığından baska bir sey değil di.

 Kanayan çizgilere dokunup bana ...

'SEN KI SOZLEZMEYI KANINLA IMZALAYAN KOPEK!!

NASIL OLUR DA BENIM DE ALTINA IMZA ATTIGIM BIR SOZE ITIBAR ETMEYIP BASKA BIR KOLEYI KULLANABILECEGIMI DUSUNURSUN!!!!!

BU KADAR BASIT MI SÖZ VERMEK HAAA!!! SOYLE BU KADAR BASIT MI!!!!?

Iste o an kafama dank etmişti ahhh benim aciz, zeka yoksunu beyinsiz başım!!!  Tabii yaaa Efendim buna ofkelendi ne kirdigim tabak ne o  uzerine şarap döktüğüm adam ne de başka birsey nasıl unuturum nasıl nasıl nasıl!!!

Kanayan yaralarima tuz bassa yeridir. ..

Ama tuz basmak hafif kalacak bunun yerine daha da, derin derin  ve defalarca aynı yerden   taaa cigerime kadar tirnaklariyla kazisa az bile benim gibisine...hak ettim ...

Birseyler demem lâzım ama ne ?

-Be Bennn gerçekten çok pişmanım Efendim ve suan kendimden utanıyorum. .. ne deseniz ne yapsaniz benim gibi aptal bir aciz için az bile...

Ama musadeniz olursa bir sey söylemek için...
 arz ederim Efendim. ; ((

'HENUZ DEGIL!!!

DEGIL SOYLEYECEKLERINI DINLEMEK SESINI DAHI DUYMAK ISTEMIYORUM!!!!!

aklimdan geçenleri okumuş gibi aynı yerden  ve bu defa daha sert şekilde tirnaklarini geçirdiğini hissettim. . Evet evet kesin cigerimi birak kalbimi parcaliyordu  sanki... duydugum utanç acımın yanında fersah fersahti. Aglamama engel olamiyor ama sesimi de çıkartamiyordum.
Çaresiz ofkesinin ve hak ettiğim cezanın bitmesini dua etmekten başka carem yoktu.

.....

(Göğsünden akan kanları görmek biraz da olsa yatismama neden oldu... abartmaya gerek yok ... Hakan da kasinmisti bunu biliyorum ama senin bilmeni istemiyorum küçüğüm )

Gecen yil gittigim geziden aldığım kanguru derisi kirbaci once hava da bir kaç kez saklatip yere carpmam la dogruldu .. hava da ki ıslık sesine benzer sesler dört duvar arasinda çarparak geri dönüyor ve ne zaman tenine degecek diye bütün kaslarını gererek vücuduna vurmami bekliyor du. .. Şayet beklemedigi bir an da vuracak olursam  sonuç vahip olabilir di dolaptan çıkarttıgım göz bandı ile gözlerini bagladim.

Iste en korktuğu an !!!

Hiç bir sey gorememek !!!

 -Efendim Efendim yalvaririm kapatmayin gozlerimi ... ne'olur Efendim  aciyin! Bagislayin!

-Kes!!!

Gözlerini baglamamla birlikte fiziksel işkencesi bitmisti şimdi sırada ruhunu kanatmak acitmak vardı. ..

 Hava da bir kaç kez daha saklattim kirbaci sonra ...

-Yooo senin pis kaninla kirletmeyecegim bu caaanım kirbaci ... fikrimi değiştirdim ...

 -Nee Nee yapacaksiniz Efendim ?  Acıyın :(( Bağışlayın ; (((

Efendim ? EFENDIM YALVARIRIM cevap verin sessizliginiz beni öldürüyor. .. :(((

.....
Saatlerdir tavanda asılı duran ellerimi çözüyor yoksa aciyip aciz halime merhamet mi edecek?

-Minnettarim Efendim ....

-Niyee??  Bitti mi saniyorsun benim küçük aptalim?

....
El ve ayaklarimi cozdugugun de boş bir çuval gibi yigilmistim ayaklarinin dibine.  Gözlerim kapali el yordami ile bacaklarina sarilip aman dinlemekten baska carem yoktu..  ama yapamadim o gücü bulamadim kendim de.

Beni bir sandalye ye oturttu ellerimi arkadan bağlayıp gözlerimi açtı. ..

Cılız ışık olduğu icin gözlerim çabuk alınmıştı , karsimda gördüğüm manzara biraz olsun sakin bir okyanus gibiydi fırtına dinmis ama  hala alabora olacak misim gibi...

 Cikartmis oldugu iç çamaşırıni agzima tikti ve

- sesini duymayacagim !

diye  kulağıma egilerek fısıltı halinde bu sözleri söyledi.. Nefesi sıcak sımsıcak ... üzerime eğildiğinde vücudunun kokusunu icime cektim vurduğu zaman terlemis olmaliydi

Bir insanin teri çilek gibi kokar mıydı? Efendim'in kokusu teri herseyi herseyi  Allah'ım neler düşünüyorum. ..

Sonra eline aldığı bıçağı gördüm  bu...  bu bende fobi olarak kalan bir seydi.. Efendim o bıçakla ne yapacaktı? Beni kesmeyecekti elbett ama neden bıçak. .. Kesici bir alet karşısında savunmasiz olmak en büyük korkularimdan biriydi.. diğeri de gözlerimin bağlanması. ..
 Neyse ki gozlerimi açtı benim guzeller guzeli Efendim... <3

...

(Ellerini gevsek bir sekilde baglamistim istese kurtarabilecek .. elime aldığım küçük meyve bıçağı ile tirnaklarimin arasında kalan deri parcalarini temizliyor gibi yapmam onu iyice geriyor. ... zavalli  birazdan yaşayacağın korkuyla agzina tiktigim kilodu yutmasan bari  :)))))

-Ve şimdi gözlerin. ...

-Efendimmmm yalvaririm baglamayin gözlerimi ne olur aciyin korkuyorum !!!! Agzimin için de Efendimin camari olduğu için net bir sekilde konusamamia sadece ugultu şeklinde  soylemistim. Ama Efendim anlamış olmaliydi. ..

- Kork!!!

Umrumda mı sanıyorsun?!!!

 Hem korkmak iyidir diri tutar insanı tetikte bekletir....

Kahkasi .....

..... gözlerim bağlı ellerim bağlı ağzım bağlı elinde bıçak ...

Tamam kesin öleceğim ben ölmeden once bir kez daha gözlerinde ki sevkati görebilseydim keske...

Tam kalbimin ustune değen, bıçağın soguk metali ile  son duyduğum Efendimin kahkahalari oldu..

. sonrasını hatırlamıyorum gözlerimi açtığım da Efendimin odasın da  kanattigi yaralara pansuman ederken buldugumdu...

Gözleri. ... gözleri yemyesil di...

-Efendim??

-Yavrum??

-Cezam bitti mi?
-Beni af ettiniz mi?
-Seyy beni kesmediniz degil mi?

- Yaşıyorum di mi ben ?

Hahahhahaah sacmalamada sınır tanımıyoruz bakiyorum da benim küçük aptalim...

Tabi ki  de cezan bitti, af ettim, ve evet seni kesmedim hahahhahaa  ve tabiki de yasiyorsun...

 Hem o kalbine degen bıçak degil di ..

- Nasıl? Ama elinizde bicak vardı. ..

- Evet bıçak var dı.  Ama gözlerini kapattiktan sonra  bıçağı biraktim yerine küçük bir metal parcasiyla ....

-Efenddiiimmmm amaaaa

-hahahhahaaah seviyorum bu hallerini hem öldürür muyum hic? Daha cooook uzun süre lazimsin bana..

Şimdi kapat gözlerini ve uyu ... dişi koleyi de merak etme coktan uykusunu yarilamistir...  sabah olsun evine yollarim...

Başkasının oyuncağı ile oynamayi sevmem !

Iyi uykular küçük orospum hiçim picim  yarın uzun olacak... simdiden enerjini toplamaya bak...

Muck!!!

-Emredersiniz benim güzel Efendim iyi geceler. ..  size Minnettarim gecenin kalan kısmını ayaklarinizin ucunda yatmama musade ettiginiz için.  ....

Şiiiiitt sus artık yat ve uyu

Hikaye bitti. ..

Yarin yeni bir gün. ..

By Kadın Efendi

1 Haziran 2017 Perşembe

Twitter'da köle/m olmak için Takip edenlere ithafen!










 Bu yazıyı yazma gereği duymamın sebebi sadece ve sadece  yapay ve suni olan ama kendisinin  köle olduğunu iddia eden gereksiz ve ısrar etmede sınır tanimayan varlıklaradır.

Insan demek isterdim ama insan olan laftan bir kere anlar... hadi bilemedin ikinci de ....


Bu varlıkların haricinde takip edenlerime tesekkürü borç bilirim.

M.M.


Bilindiği üzere bir kaç aydan beri  twitter kullanıcısıyım.

Aslında hesabı 2014 senesinde almıştım bir iki twett attıktan sonra pek üzerinde durmadım  gerek te duymamistim açıkçası,  takii 3 sene sonra mail hesabıma gelen bir soru ile hesabın hâlâ daha aktif olduğunu hatirlattırılana kadar.


O donem de facebook'tan da sıkılmaya başladığım için twitter'a güzel bir kaçış noktası olarak bakmıştım.


 Hiç bir hayat belirtisi olmayan bir profil de 800 küsür kişinin takip ettiğini görüp bu şaşkınlığı uzerimden kısa surede attığım da bir kaç paylaşım yapmamla takipçi sayısı 1000 küsür'e kadar çıktı.


 Üstelik tek keyf aldığım ,dm'yi canımın istediği kişiye acabilme ozelliginin olması ve surekli facebook ta ki gibi mesaj yazilamayisi hayli cazip gelmişti çok keyifli bir yer diye düşündüm

-ohh ne alâ yaz çık Paylaş çık. ..  süper!!!

Hatta dmnin bile "direk mesaj" ın kısaltması olduğunu sonradan öğrendim😇

 Twitter dili denen bir dil var fav rt mention ve kimbilir daha bilmediğim hangi kisaltmalar?

Mevzu bu değil tabii...

Mevzu derin!!

Ehh mevzu derin olunca da 140 karakter ile kısıtlı duvar da bana yetmeyecek ama bir şekilde derdimi de anlatmam lâzım.  Çare olarak blogum aklıma geldi.

Hem burası benim oyun alanım buraya yazarken içimden baska bir kadın çıkıyor ;yari ağzı bozuk yarı hanımefendi  tweeter hesabindan ağzı açılmadık küfürleri ettigim de ben benden utanıyorum!!

Ama burada öyle mi yaa ?

Burası benim muhitim!
Benim evim!
Benim sayfam ,benim doğrularım!!!


O yuzden orada ki şahıslara (yani sizlere) buradan seslenmek istiyorum içim ala ala karakter sınırlaması olmadan dolu dolu icimi bosaltmak ...


Şimdi!!

(Acaba burayı büyük punto mu yazsam belki daha iyi kazınır o beyninize!)


Tweeter kullandığım günden beri ;  tanıtım yazımda da belirttigim gibi

 *Köle arayışımın olmadığını !!

 *(çünkü kölemin olduğunu!!)

 *Burada hiç bir kimsenin Efendi'si olmadığı mı !!!

* Sahibe sıfatı nı sevmediği mi !!!


***hitap edilirken nezaket icabı dahi olsa "Efendim" denmesini istemediği mi!!! ***


  *Adımın Mine olduğunu !!! Sadece Mine Hanım demelerinin uygun olacağını!!

( düşüne biliyor musunuz Mine'nin baş harfi büyük harflerle yazılmalıdır diye bile milyonlarca kez yazdığı mı!!! )

(Oysa özel isimlerin nasıl yazılacağı hakkında  bilgiyi ilkokul sıralarında öğrenmiş olması gerek .

 Otomatik yazıyormuş , olabilir kardeşim yukarı oka basıp bir hafi büyük yazman demek o kişiye gercekten bir değer gosteriyorsun demek ..Benim algım da bu !!

Yoksa Türkçe öğretmeni falan değilim , )
Neyse devam,
Sürekli ama sürekli yazsam da benim yorulup onların ısrarla hala sahibem efendim mine hanım demelerinin önüne gecemedigimi  mi?
 ayy hangi birini anlatayım???

Yazarken yoruldum yemin ederim. ..
 Belirttigim halde devam edildiğini  gorunce , baska bir profil acmaya karar verdim ama var ya 1000 küsür kişi icinden toplasan toplasan 15 20 kişi ya çıkar ya çıkmaz!!  15 20 kisilik yeni profil :)))



Actim da !

...........

. .
 Yeni bir profil açtım acmasına ama bu sefer de  onlar zaten doğru düzgün insanlar  belki bir kişi daha vardır dusuncesiyle  o 1000 küsür kisiyi bir oturusta tek tek tek tek sildim arada 100 kisi mi ne bıraktım tabii 😏  (su an tek profilim var digeri öylece kendi halinde duruyor, zaten twitter'a iki tane ben fazla😈)

 Beni yani  gerçekten  beni bilen kişi bilir ki bulundugum yer neresi olursa olsun temiz olacak düzgün olacak lakayit yada boş kişilerden olusmayacak.

Ben kimseyi pırasa demedi gibi dizmeyi sevmem ...

Amacım ne rt ne de reklâm !!! Ne de binlerce takipçi!!!

Yeri geldiğinde hayatın icinden de sohbet edebilecegim kişilerden olmasina dikkat ederek  açtığım yeni profil ile  devam ederken haliyle gözüme başka baska profiller takilmaya başladı. ..

 Oncelerin de kimseyi takip etmiyor sadece kendi paylasimlarimla ve o paylaşımlara gelen yorumlara odaklı tabir yerindeyse takılıyordum...

Ama dedim ya gözüme ilisen profiller de neler var di neler!!!


Acidim  !!! Yazik dedim iclerin de koleligin gerçek ruhunu tasiyanlar da var ama twitter olmus bir kâr hane!!!

Finansal köle arayan mi istersin?

Çükünü kapıp gelen mi istersin ?

BDsM'nin B'sinden anlamayan amsalakların atışmasını mı istersin??

Koleligin, Efendi'ligin bokunu çıkartıp kicini basini acan mı istersin?

Ortalığı sex sokağı, porno arenasina ceviren mi istersin?
BDsM denince; kadinsan  her erkege potansiyel kole gibi davranmak davranmayinca ya  orospu  ya da ezik sifatina layik gorulmek mi istersin?

erkeksen köle köpek  yada adının onune master yazinca bütün kadinlari kendisinin sanan çükübikleri mi istersin?

Var annem var hepsi var dı. ..


 Maşallah hepsi klavye magandasi klavye Efendisi !!!

Neyse uzatmayayim gel zaman git zaman baya baya tarzı mı tavrı mı kendimi doğru bir sekilde ifade edebildigimi düşünme gafletinde bulunarak bu gözüm gibi koruduğu m dm yi acmamla.....başladı herşey diyebilirim.  Bu yaziyi da o sebeple yazdım.  Dedigim gibi, ilk iki gün öyle kaliteli öyle keyifli oyle düzgün insanların gercekten var oldugunu gördüm ki .... kendi kendime dedim keske daha once acsaydim...



Hay şom ağzıma!!!!


 Bunlar sadece ekran koruyucusuymus meğer insan gibi yazdıkları için ego yapmayip insan gibi cevap verdikçe azitanlar olmaya başladı ...
 Duvar dan uyardim insanlar ya !!!****


Insan gibi!!


Ama dün gece artık bokunu çıkarttı iki kişiyi  engelledim !!!

Ve dm denen lanetli kutuyu kapattim ...


 Bu sefer hadsizlik duvar da nuksetti !!!

.dün kendi tabiri ile köpek gibi yalvaran göt !!! Gelmiş duvarım da  paylaştım bir foto altına ben almim abla !! Yazar olmuş ...


 Şimdi soruyorum size bu mudur kölelik?

Ne kadar basit degil mi

"kolen olayim demek ? "

Mobil olmasam usenmesem dm'den yazılanları da koyacagim ama yoruldum ...


Sözüm şu o kadar yazdım yazdım anlatmak istediğim ; anlamak istediğiniz kadar yada isinize geleni anladığınız kadar biliyorum.

Hatta bu yazıyı okuyup


Höeeeew ne diyo la buuu !!! Diyenin de çıkacağını bilerek yazıyorum ben yorulmam  ama sen okurken az yorulmus gibisin !!!

Bu yüzden kısa kesiyorum..


 Bundan böyle ;

NE HALINIZ VARSA GÖRÜN!!!

HIC KENDIMI YORMAYACAGIM YA BENIM KURALLARIMLA BENIM EVIMDE (twitter duvarımda)   PAŞA PAŞA OLURSUN YA SIKTIR OLUR GIDERSIN!!!


 Ben buraya senin olmayan beyninle kurduğun fantazi dünyanın yarattığı hayali Efendi degilim!!!


Yalanlarını kendine ve kendin gibi olanlara kullan!!!


 Son Kölem ile ben Efendiligin nirvanasina ermisim senin gibi ne olduğu belli olmayan birinin efendömmm yalvarim kolen yap zirvalarinla mi tatmin olacagim!!!


 Bugün gel desem götünün yemeyecegini bilmedigimi mi saniyorsun?

Iciniz de vardır ben gelirim diyen hatta gerçekten gelebilecek te olan amaç:.ayağım olsun nefes alayım  yeter!!!


 Bişey diyeyim mi? Hic bir gerçek köle, uzun uzun sohbet etmeden, sessiz sedasız takip edip o Efendi'nin notunu vermeden , guvenmeden inanmadan en onemlisi bire bir olmasa da kamera vasıtasıyla bile görmeden NAAAAAAHHHHH !!! köle olur!!!


 Kolen kopegin olayim diyen ağız isali olmuş çok sıkışırsa haw haww diye zirvalayan kişiler YEMIYORUM BOSUNA YORULMAYIN BENI DE SINIR ETMEYIN!!!


Aynı şekil de hiç bir gerçek Efendi de bu yukarıda yazılarımı uygulamayan kimseyi ne huzuruna ne himayesine almaz!!!


 Yalan yere yada iki ayak yalarim bir iki de küfür yedim mi tatmin olurum kafasında olan omurgasizlar  çok rica ediyorum Benden uzak durun!!!!



Bunu okuyupta hâlâ kafasının dikine giden sikime kadar yolu var !!!

Sorgusuz sualsiz engeleyip geçeceğim çünkü an itibariyle insanlığı öldür/düm.

Değeriniz ederiniz kadar hadi selametle!!!

 Dagilabilirsiniz bitti ...

By Kadın Efendi



Aklıma gelmişken son olarak samimi olduğunu düşünüp samimiyetsizce sen diye hitap ederek yazanlar siz de dagilabilirsiniz!!!


Bakın ben siz dedim !!!

Edep sonradan  da kazanilabilir az gayret edin başarısınız !!!!



Bu yazdığım yarı sitem çokca ciddi yazimda bile


- "Bir solukta okudum Mine Hanım. Eğitim şart. Yazinin sonlarına kadar acaba ayaklardan bahsedecek misiniz diye bekledim durdum. Çok şükür."

Diye yorum vardı yaaa 😲.... yuh diyorum oha diyorum ve ben bunca lafı kime diyorum??!

Cevap vermedim tabii ne denir ki böyle birine ??





Adamin yazıyı bile ne amaçla yazdığımdan bi haber ...

Hı hı eğitim şart!!! (En doğru kurabildigi cümle) Alkışlar bu arkadaşa 👏👏👏