25 Mart 2024 Pazartesi

Bu bir veda değil hemen sevinmeyin o kadar.

Bu sefer daha erken sıkıldım. 6 ay yetti twitterdan (X) sogumama. 2012 senesinde yazip isyan ettiğim şeylerden gram değişen bir şey olmamış asĺında... BDsM ile ilgilenen Insanlar değişmiyor, değişen sadece kişiler. 

 

    Bazen soruyorum; Bir ben miyim değişen,kendini törpüleyen diye?Beni önce ki yıllardan tanıyanlar fark ediyor sadece bende ki bu esnekliği/ değişikliği (aslında var ya ben de değişmemişim) sadece üstünü örtmeyi, saklamayı bir sürelik çok iyi becermişim . Çok denedim gerçek çok denedim ama yok olmuyor beceremiyorum.Sürüye dahil olmayı .

 

Hep kendi doğrularımla kendi çizgim de yol aldım. Çok uzun bir yol oldu. Ara ara kaĥ dinlendim kah soluklanmadan durmadan devam ettim. Kimi zaman çicekli bahar bahçelerden geçtim,kimi zamansa bataklık denilen bu yollardan çamurları üzerime sıçratmadan iki kere daha fazla dikkat ederek küçük adımlarla ilerledim. Bazen de yerimde sayarak bekledim uzun bir süre... Yanımda yol arkadaşlarım da oldu kimi zaman kimi zamansa yol ayrımlarında güzellikle uğrattıklarım da.

 

Fakat hep tek tabanca oldum sürüye dahil olmayıp kendi sürümü oluşturdum. Hani bana hayranlar ya hani ben hep farklıyım ya?!! Ben bunu bilerek geldim buralara ama bazılarının boş iltifatlarina kanarak götümü kaldırmadan geldim.

 

Ne demek istedim şimdi? Hadi buyrun bakalım; En basit bir örnek vereyim mi?

 

Hadi vereyim....

 

"Efendim" hitap şekli... Madem bana hayransınız madem ben hep farklıyım madem beni bu kadar iyi tanıyorsunuz??? Eee şimdi ağzımı minnak bozarak yazacağim... Ne bok yemeğe hala ait olunmadan gerçek anlamda BENİM OLMADAN!! Efendim diye hitap ediyorsunuz? Beni gerçekten iyi tanıyor olmuş olsaydınız? Böyle yapmaya devam eder miydiniz? Valla ederdiniz. Cünkü siz kendiniz için kendi hazlarınızı ağzınıza peleseng ederek sarf ettiğiniz o "Yüce Efendim" kelimesini söyleyince/yazınca ... saniyorsunuz ki aitsiniz.

 

Bi zahmet siktirip gidiniz ya .. Valla bak sizden bana değil köle yoğurduma salatalık bile olmaz. Hadi dedim bu sefer esnek olayıp hitap ettikleri zaman uyarıp ikaz etmeyeyim. Belki anlarlar belki gerçekten farkına varirlar. "Ulan bu kadın önceden böyle değil di onlarca yazdı çizdi söyledi..." Ama boş ya valla boş şu an içtiğim bilmem kaçıncı sigaram ve bilmem kaçıncı kahvem eşliğinde yazmış olduğum bu yazı kadar BOŞ!!

 

YINE BOŞ GÖZLERLE OKUYUP (Çoğu merakından)YINE OLDUĞUNUZ GİBİ OLMAYA DEVAM EDECEKSİNİZ.

 

Bunu adım Minemosyne gibi biliyorum. O yüzden bu sefer o kadar uzun uzadıya yazmayacağım. Çünkü değmeyeceğini /ne demek istediğimi/ siz ait olunmadan bana istediğiniz kadar "Efendim" diye hitap etseniz de ne gözüm de ne gönlüm de gram değerinizin artmayacağını biliyorum.Fakat bunu benim değil SİZİN bilmeniz gerekiyor. Insan hayrani olduğu kişiyi attıği adımına kadar bilir. Bilmeli çünkü hayransınız ya hani? Hayranı olduğunuz kişiyi sıkı takip edersiniz ya hani??

 

Eee hani???

 

Ne anladım ben bu hayranlıktan Bana dair her şeyi bilmek değil.mesele... Mesele bana dair ne isteyip ne istemediğimi bilip ona göre davranış biçiminize şekil vermek. Neyse minicik bir örnek bile aldı başını gidiyor. Sözlerimi burada noktalayıp Bayram da Kibrıs'a mı yoksa vizesiz başka yere mi gidelim diye bakmam gereken bir site bulmam gerekiyor. Hadi canım Allah çarşınıza pazar versin. Ay da tutuldu zaten... Şimdi siktim ortalığın ebeveynlerini...

 

Ciao bella.

 

By: Kadın Efendi.

1 Mart 2024 Cuma

Kleio'un Kaleminden. Kendisi Minemosyne'nin kızı olur.💕

Tekrardan 'yaşam' buldum ben . Hayata tekrardan gözlerimi açmış gibi hissediyorum . Sizin varlığınızla yıllardır nefes alıyorum ve sizin ellerinize doğmuş gibiyim . NAsıl hissediyorum biliyor musunuz? . Siz yüreğinizde , içinizde, sevginizle , şefkatiniz ve yön göstermelerinizle beni adım-adım geliştirip ellerinizle beni huzurunuza doğru yeni bir hayata başlatmışsınız gibi .. aslında gibisi ..yok öyle oldu . Hissediyorum demekte olmuyor .. öyle oldu yaşadıgım durum gerçekten bu. Ve Ruhum böylesine size evrilmesi ve size ait olması beni güvende, huzurlu ve sevgi dolu hissettiriyor . Özgürlüğüme çok düşkün biriyim ben ama o kadar özgürlük adı altında herşeyi kenara koyup asıl özgürlüğün sizin ellerinizin altında , huzurunuzda olmak oldugunu derinlerime kadar tekrardan hissettim ,tekrardan yaşadım . Size aitliğim o kadar derinden ki cenin halindeyken beni böyle sanki hayata adım atmadan sesinizle , tüm hissiyatınızla beni Ellerinizin içine aldınız .Ruhumun ve bedenimin size ait olması beni çok güzel hissettiriyor . Sizin bütün doğal afetlerinizi tüm güzelliğiyle yaşamak , yüzünüzde ki o mutluluk benim hayatta ki tek isteğim . O an ruhumun size daha yakın oldugunu hissettim ama yakınlık derecesi farklı olması sebebi önünüzde tekrardan diz çökmem oldu. Tüm aitliğimle bedenimin ve ruhumun size ait oluşumun büyüleyici güzelliğiyle hala sarhoş gibiyim .Senelerdir hayalilmin baş kahramanıydınız hayatımınsa var oluş sebebi . Ve ben Beni dünyaya getiren Efendimin mutlulugunu üzerine yasam bulmak için süürekli gelişmek adına elimden gelen herseyi yapıcammm . Siziii çok seviyorummm herşeyinzii çok seviyorummm. Vücudum da bıraktıgınız izleriniz beni ben yapıyor keşke hiç geçmese sizden kalıcı iz o kadar çok istiyorum ki . Onurla, gururla ve büyük mmutlulukla bakıyorum , taşıyorum . Beynim de ki kaoslar resmen yavaşladı ve her dediğiniz noktası noktasına beynimde dolanıyor . Hala da dediğim gibi Efsanemsiniz ve benim bu dünya da ki Efsanemsinizz . Ö.R. Kar tanesi Mine Mosynenin Kleio ' su olmak benim için büyük onur . Sizin sevginizle yeşerip sizin sarmaşıklarınızın için de ömrüm boyunca nefes alacağım . Ve her defasında dimdik ve onurlu olacağım cunku Size aitim. Sizin değerinizle var olmanın bütün güzelliğini içimde hissediyorum . Elleriniz hala üzerim de gibi ve o an ki acıı ellerinizin altında dans ediyor gibiyidi . Ben o an orada değil sizin hissinizle bütünleştim . kalbim çarpıyor yazınca.... Minemosyne'nin peri kızı; Kleiomosyne💕

5 Şubat 2024 Pazartesi

Dm'den bir Hikaye....

Öncelikle belirtmek isterim bu hikaye bana ait degil, kendisine ısrarla paylasmasını söylememe rağmen "bunu sizin paylaşmanızı istirham ederim" diyen ve anonim kalmak isteyen kalemi kuvvetli bir kisinin hikayesi olarak okumanızı istiyorum. Bir gün; "Kölenizin üzerinde sigara söndürmek istiyor fakat iz kalmasın mı istiyorsunuz? Çözüm basit sigarayı söndüreceğiniz yere tükürün sonra basın sigarayı... Bunu da mı biz ögretelim" Siz böyle bir paylaşım yapınca nacizhane sigarayla ilgili kendi yazdigim bir hikayeyi paylaşmak istedim sizinle 😊 Bu hikâyede biraz köle ruhumdan esintiler var sanırım. Bir sigara olmak sizin için... Karanlık bir kutuda aydınlığı beklemek... Bir gün o kutu açılır. Zarif kırmızı ojeli iki uzun parmak tutarak çıkarır sizi ezelden beri mahkum oldugunuz o kutudan, o karanlıktan ... O iki parmak sayesinde tanıdığınız ilk rengin kırmızı olması. Ve dahası dudaklarınıza götürüldüğünüzde kırmızı renginin hayatiniz olması. Aşık olursunuz kırmızıya. Dudaklarında belli bir süre, belki de bir kaç saniye cenneti yaşarsınız. Sonra bir çakmak sesi duyulur ellerinde. Sana doğru gelen bir ateş görürsün. Sana yaklaştıkça ateşin yalimlarini hissetmeye başlarsin. Bir sıcaklık kaplar ruhunu. Acıyi imgeleyen bir sicaklik. Korkarsın... Daha önce ne olduğunu bilmiyorsundur ateş denen kavramın. Değer senin en ucuna. Anlamlandiramadigin bir acı kaplar bedenini ve ruhunu. Cayir cayır yanıyorsundur artık onun için. Hükmedenin, ruhunu duman, bedenini tütün olarak şekillendirir parmaklarında. İçine çeker ilk nefesinde ruhunun başlangıcını. O ruhunu içine çektikçe bedenin yanarak yok olmaya başlar. Küle dönüşürsün yavaş yavaş, yana yana... Eriyip bitiyorsundur, yok oluyorsundur artık her nefeste. Onun için yok oluyordur bedenin. Ruhun ise her çekişinde onun karanlığına gömülüyordur. Onun içindeki karanlığa. İşte alışkın olduğun bir renk, alışkın olduğun bir yaşam. Karanlık... Ciğerleri senin ruhunun cennetidir artık. Ama sonsuza kadar sürmez bu durum. Sen sonsuza kadar sanırsın ama ebedi değildir. Bir kaç saniye sonra azat eder seni. Ruhunu, dumanı geri vererek özgürleştirir atmosfere mahkum ederek. Her ruhunu içine cekişinde haz alır senden. Senin yok olman ona zevk verir. Ruhunun içine dolması onun o anki eğlencesidir. Mutlu olursun bu durumdan... 400 derece sıcaklığı hissederken eriye eriye yok olurken mutlusundur. Yok olacagini bilmeme rağmen mutlusundur. Cayır cayır yanmana rağmen mutlusundur. Ve sonunda tukenirsin... Artık ise yaramazsindir. Ruhun da tükenmiştir, bedenin de... Ve en sonunda yere atar izmarit denen bitmiş bedenini. Ayağını üzerine koyar, tam anlamıyla yok eder seni. Senin, onun muhteşem parmaklarını görerek baslayan yaşamın bir kaç dakika içerisinde onun ayak tabanının mükemmelligiyle son bulur. Gördüğün son manzara onun ayakkabisinin tabanı, gördüğün son renk onun karanligidir. Gerçek bir köle vücudunda sigara söndürülmesini hayal eden değil, sigaranın kendisi olmayı düşleyendir...