12 Nisan 2015 Pazar

B.D.s.M. Kalitesi

 Her zaman ve ekseri bu örneği verdiğim çok sık olmasına rağmen en iyi ve dogru tanımın bu olacağını düşündüğüm için size de aynı örnekle açıklayacağım (çünkü bu soru sık sık belli aralıklarla beni tanımak isteyenler yada bu konu hakkında düşüncelerimi öğrenmek isteyenler tarafından dönem dönem karşıma çıkıyor/soruluyor. Bende birde burada aynı cevabı vermek istiyorum en azından aynı soru aylar ve yıllar sonra karşıma farklı kişiler tarafından çıkınca en azından bu yayının linkini verip okumasını isteyebilirim .)
 Gelelim bana sorulan soruya ; Türkiye'de ki BDsm konusunda ki düşündecelerim neler ?

Cevabım :BDsM koskacaman üzerinde envai çeşit yemeklerin bulunduğu bir sofra olarak düşünürsek  ve bizler de o sofranın etrafına oturmuş kişileriz dersek ... .(fetişler sadistler mazosistler Dominnatlar sub/slaveler ve BDsM ile alakalı tüm kinkyler /tanımlamalar vs . ) Anlatımım çok daha basit ve anlaşılır olacaktır diye düşünüyorum kendimce  ve diyorum ki; 
B.D.s.M. Sofrasını tatlılarla ,acılarla, ekşiler, sıcaklar ,soguklar, vs vs çeşit çeşit yemeklerle donatılmış  bir sofraya benzetirsek, sofranın etrafında ki oturan  herkes (yani bizler )dolayısıyla  ortada ki yiyeceklerden en sevdiği ile  başlar ve en sevdiklerini doyana kadar ayrıca da  midesinin aldığı kadar tüketiriz. Değil mi?  (öyle değil miyiz? Yemege önce lezzetini bildiğimiz ve begendiğimiz yiyecekten başlamaz mıyız ? Ben şahsen direk öyle başlarım :)  ). BDsM de böyle bir sey . Bu sofradan,  ''herkes midesinin aldığı kadarını yer/ yani yaşar .'' Kimi aç kalkar kimi kusana kadar yer açgözlülük yapıp  hepsine bir parmak atar  pardon çatal atar :)) tüm lezzetleri bir birine karıştırıp ortaya karışık alevli bir  B.D.S.M. çıkar , kimi de olması gerektiği kadarını yer kalkar . Birinin sevdiği yiyecek bir diğeri için iğrenç gelebilir .
BDsM  benzetme örnek1: fisting (kimi için muhteşem lezzetli gelirken bir digeri için asla yapmayacağı yada yaptırtmayacağı bir uygulamadır )gibi hafif bir örnek oldu ama idare edin .
Ama malesef Türkiye 'de öyle aç gözlüler var ki bunu da yiyeyim şunu da yiyeyim diye her seyin tadına bakar ve  sonunda mideyi bozar :) ne doydugunu bilir nede adam gibi yediklerinin zevkine varır .
BDsM örnek 2:Dom/Domme sub/slave s/m olduğunu iddia ederken bir yandan BDsM adı altında bir sürü saçma sapan (yine bana göre ) yaşamaya kalkar yada yaşatır .
Yani kısaca ; Türkiye de olsun Dünya da olsun kaç milyar kişi varsa ve bunun kaçta kaçı BDsM ile ilgili ise o kadar çeşit BDsM var diyorum . bakınız dünya mutfakları 
O yüzden kesin düşünce beyan etmek sudur yada budur diyemem.Denmeside dogru olmaz zaten .B.D.s.M.'yi keskin çizlerle belirtmek hiç doğru değildir '' Bu olmazsa olmaz şu yapılmazsa B.D.s.M. degildir illaki şuda olmalı '' diyemeyiz . Her nerede ne yaşanıyor yada yaşatılıyorsa bu kişinin kendine olan saygısı ile alakalıdır diyorum ve kişiliğiyle de tabii . Herkes sınırının ihlal edilmesine müsade ettiği kadar sınırlıdır . Buda B.D.s.M'nin kalitesini ortaya koyar. Tıpkı kişinin kendi kalitesini D/s S/m yaşarken koyduğu gibi ...

 ''herkesin BDsM'si kendine ..''

işte en kısa yoldan Türkiye'de ki BDsM hakkında ki düşüncelerim :)

uysada oldu uymasada ..
By:Kadın Efendi

6 Nisan 2015 Pazartesi

Sanırsam, galiba, emin değilim, yanılmıyorsam ,çok özlemişim ....

 Şu akıllı telefonlar çıktı çıkalı iyice aptallaştık!


Yada kimseyi zan altına almayayım sabah sabah hazır yazmaya başlamışken yine başladı denmesin değil mi? :))


Ben şahsen öyle oldum, iki yıldır akıllı telefon kervanına katıldım öncesinden 'yes' e bas konuş 'no'ya bas kapat moduna programlanmış olan'' ben'',  o dönemin köleciklerimi sayesinde tıkır tıkır mesaj yazmayı ögrendim ..(ki mesaj yazmaktan nefret ederken ...hayat işte )  tabi sadece mesaj yazmak yetmedi bir süre sonra  el kadar telefonla m.facebook'a girmeye başladım .  Artık neredeyse tuvalet te plaj da sokak ta kafe de heryer de istediğim an sosyal ağa baglanıp iletişime girer olmuştum ,taa kii gözlerim bozulana kadar :)) idare ediyordum ve sonunda avuç içi kadar küçülen malum cep telefonları yerini tuğla büyüklüğünde tablet gibi telefonla değişime uğrayana kadar ...



Hem artık akıllı telefon sahibiydim hemde sosyal ağa bağlantım facebook ve twitter ile sınırlı değil di ... ohhh mis !!  wifi nin olduğu her yerde beleş internet te vardı .. artık sipariş vermeden önce wiriless şifresini ister olmuştum :) (itiraf edin sizde aynısını yapıyorsunuz )



Eh tabi hal böyle olunca da artık bilgisayara girmez olmuştum saatlerce oturmak zorunluluğum ortadan kalkmıştı (kahvem bitti hemen hazırlayıp geliyorum kaybolmayın bir yere )

''Geldim ''


Fakat artık sosyal ağlarla ufkum genişlediği için DSN değiştiren bir programla yasaklı B.D.s.M sitesine de girebildikten sonra facebook'u da unuttum ee tabii akıllı telefon faydası ana ekranda orjınal beyaz tarafım google gizli mod on da karanlık tarafımla yine bildiğini okuyan biri olmuştum günlerce kurcaladığımı bilirim (ergenler gibi )telefonun hemen hemen tüm özelliklerini öğrenmem ve bu nimetlerinden faydalanmaya başlamam bir haftayı aldı ..


 Zaten blog yazmaktan da baya bir vazgeçmiştim sebeplerim ise kendime göre ''kendim'ce '' hem yazmaktan sıkılmıştım hem telefonla bik bik yazmaya üşenmiştim hemde bir çok seyden soğuyup bazı kişiler yüzünden kaçmak amaçlı uzaklaşmıştım .  Çoğu yazımı hatta ilk etapta bütün paylaşımlarımı görünürlükten kaldırıp taslağa çevirmiştim (silmelere kıyamadım )

Haa şimdi ne oldu da tekrardan kürkçü dükkanına döndünüz derseniz ?   dediğim gibi hemmen yazayım ; yasaklı bir B.D.s.M sitesinde almış olduğum iki farklı insanın tesadüf eseri ''blogumu bulması ve üç beş paylaşımı mı okuması ''... ile bana özel mesajla yeniden yazmamı sağlamasıyla oldu .. O'nlardan gelen övdü mesajları , her ne kadar yazmayı beceremiyorum desem de yine yeniden yazma dürtümü tetikledi diyebilirim .. Hepsi bu !


Bu yazdığım yayın B.D.s.M. alakalı değil (ilk etapta )  çünkü her yerde bu tip yazılar mevcut kimi gerçekten güzel yazıp güzel yazdığıyla kalmayıp doğru bilgiler verirken çoğu da kendince kral olmuş Türkiye'nin her yerini parsellemiş ahkam keser olmuşlar zaten ...


O sebeple .......


Bu sadece ''BEN GELDİM !!'' Özlediniz mi Beni ?yazısı hepsi bu !


Bana sormak istediğiniz sorular var sa yorum olarak yazın ben de gerekli duyarsam cevap olarak yazı dizini hazırlayayım kısaca iş birliği yapalım siz sorun ben cevap vereyim ''Kendim'ce ' Kendi doğrularımla ....


ps: Gerekli duyarsam dedim ya orada bir ego yok yazı halinde paylaşmaya gerek varsa uzun olarak yazarım manasında yoksa yoruma elbette ki iyi kötü bir cevabım her zaman cepte hazır :)


 hadi öptüm kahvem soğuyor yine ....



By Kadın Efendi





5 Nisan 2015 Pazar

EGO Nasıl Şişirilir?.

Şişirilecek ego eger kendi egonuzsa öncesinde kaliteli bir marka bisiklet pompası alınır (sedona yada Giyo olabilir markası).Sonra pompanın ucu çevirerek sökülür içindeki lastikli kısmı ve varsa plastik kısmı sökülüp ikisini de ters çevirip tekrar takılır .Bu lastik kısmın bir tarafı ince bir tarafı kalın deliklidir . Şisirilecek egonuz geniş ise kalın delikli tarafını agzınıza sokun . ve havayı basmayı baslayın . Bir başkalarının üzerinden pirim yaparak ego şişirmeye kalkmayın bunu karşı taraftan gelecek diyede beklemeyin kendi egonu kendin şişir kullanma klavuzuna uyun .
Bu ego eger kölenize bir ödül vermek onun egosunu şişirmek ise(kölede ego olmaz dediğinizi duydum .. ama herkeste bir ego vardır hatırlatırım ) bu uygulamanın tam ters deliğine uygulayın itina ile köleyi alın hortumu götüne sokun ve korkmadan basın !! göreceksiniz ki şişiriyorsunuz .. havayı bastıkça egonuzda şişer kölenizde .
sonuç itabiyle bana sişirilmiş egolarınızla gelmeyin istem dışı sibobunuzu gevşetiverim ..
Benden uzak durdugunuz sürece sizde mutlusunuz Bende ..
imza Kadın Efendi

12 Haziran 2014 Perşembe

Ruhların İlişkisi

Hep merak etmişimdir .. reel hayatta nasıl olduğumuz , ne tarz davranışlar sergilediğimiz , nelerden hoşlanıp neleri sevmediğimiz veya tasvip edip etmediklerimizin BDSM rolümüzle bi ilişkisi var mıdır ? Yaşama biçmimiz , yaşantımız , yaşanmışlıklarımız .. Bütün bunlar BDSM hayatımızda veya etken ve edilgenlikte ne kadar yer tutar ?Örneğin bir Efendi .. Yaşadığı hayattada etkenliğinin izlerini taşır mı ?

Ya da bir köle .. BDSM dışı hayatında da edilgen midir ? Oldukça sert olan bir ademin evde Efendisinin ayakları dibinde yerini alması ne kadar normaldir ? Herkesin içinde birden fazla ruh mu vardır ? Yoksa bir tanesi yalnızca maske midir ?Birde şu açıdan ..Bir kölenin itaati yalnızca Efendisine midir ? Yoksa etken olan herkese itaat edebilecek kadar edilgen bir yapıya mı sahiptir ? Bir şans tanınsa bu kişi hayatının geri kalanını yalnızca edilgen olarak mı geçirir ? Yoksa sadece Efendisine diz çöküp diğer bütün insanlara aynı şekilde gardını korur mu ? Vurduğunda ses getirmeyip ses kesen bir insan Efendisinin dizleri dibinde kedi gibiyken , bu özellikleri içinde nasıl barındırabilir ?

Tümünü cevaplayabilene helal olsun ..

Bu sorular dolusu yazıyı tam 8 ay önce yazmıştı kölem Genele açık bir paylaşımı olduğu için haber verme gereği duymadan birde burada paylaştımbu soruların cevaplarını verebilir misiniz?_ Benim verdiğim cevap da aşağıya dogru inerseniz göreceksiniz . yaz siz ? evet siz hem Efendiler hem köle hemde swicth arkadaşlar siz de cevaplarmısınız ?

Ben yazmıyayım yaa valla bak çok uzun oluyor sonra okurken sıkılırıyorsunuz hatta okuyormusunuz bile bilmiyorum bir kaç arkadaşım dışında . Kısaca neysem oyum desem ? birde tek fark olarak söz konusuD/s ise öfke kontrolüm %99.9 ama sosyal hayatta cidden öfkelendiysem sınır tanımıyorum kim olursa olsun desem ? ı ıh buda yetmez yahu .. en kısa haliyle deneyeyim yazmayı soruların tek tek cevabını kendime göre vererek :
Örneğin bir Efendi Yaşadığı hayattada etkenliğinin izlerini taşır mı ?Hmm sanırım taşıyorum bazen hızımı alamayıp kendime dahi hükmettiğim, yasaklar koyduğum anlar oluyor . Çok ciddiyim !Herkesin içinde birden fazla ruh mu vardır ? Yoksa bir tanesi yalnızca maske midir ?Ruh elle tutulur gözle görülür somut bir sey olmadığı için hangi bedene girerse orada hüküm sürmeye kalkıyor bana göre küçük bir örnek bir bakıyorsun bazen çok duygusal olabiliyoruz (m) ama Biz dominantların bunu belirtme seklimiz farklı oluyor severken dövüyoruz ısırıyoruz gibi yada tamamen d/s ilişkisi olmayan ailelerimiz de çok farklı bir ruh haline bürünebiliyoruz.

Ben bi çay koyup devam edeceğim dedim size uzun yazarım diye Geldim ne diyordum ?

Ha bu ruhumuzu maskeleme midir? sanırım evet (az esnek cevap vereyim ''sanırımı'' ekleyerek ) Hepimizin maskeleri var hatta bazen maskenin ta kendisi oluyoruz farkında olmadan kimi zaman en şirin en sempatik en masum maskelerimizi takınıyoruz yada en şevkatli ...Üzgün olduğumuzda yada canımız yandığında (sonuçta bizlerde et ve kemikteniz ve kalbimiz var kendi adıma söylüyorum ; çelik yürekliysem de porselen bebekleğimi de asla yabana atmam eğilmem ama kırılırım hemde çok kırılırım ) ve kırıldığım an kolay tamir olmam . Kimilerin maskeleri bizim bahsi geçen mbuaskelermizden uzaktan yakından alakası olmayan maskeler takıyor ki simdi mevzu onların maskeleri değil bir ara onuda yazarız tartışırız ...uzun lafın kısası U.L.
Gelelim kölelere ;BDSM dışı hayatında da edilgen midir ? sanmıyorum ama olabilenleride var ve onlara biz halk dilinde (halk dilide nerden çıktı ) Kendi aramızda zavallı diyoruz her kapının önüne yatan köpek sahipli köpek değildir aksine sahipsiz sokak köpeğinden farksızdır bana göre (yazar burada her Efendiye ''EFENDİM'' diye hitap eden bugün bana yarın O'na yavaran yalarım yutarım sahibem kurabiyem diyen köleCİK tiplerinden bahsetmiş sokak köpeği sıfatını takarak ) <-- bu arada Bir kölenin itaati yalnızca Efendisine midir ? soruna da kesin cevap vermiş oldum Tek Ülke Tek Bayrak Tek yürek , Tek Efendi Oldukça sert olan bir ademin evde Efendisinin ayakları dibinde yerini alması ne kadar normaldir ? gayette normaldir O adem elmayı yedikten sonra zaten dilediği kadar sert olsun onu yumuşatacak her türlü teçhizat mevcuttur:))

Ciddi olarak cevap vereyim birde gerilmesin ortam .. ve ortadan konuşmalıyım . her kim olursa olsun bazen yaslanacak bir omuz arar yada sırtını dayayacak sağlam bir duvar dışarda en üst seviyede kıdemde mevkide adı herneyse dominant olan olmak zorunda olan bir alt personeli için Ruhuyla başbaşa kaldığında Ruhunun üzerine giydiği ''Beden'' denen elbiseyi çıkartıp yalın haliyle kaldığında huzuru (bu illa ayakları olması sart değil ayak burda tapınma aracı olarak gösteriliyor yada en alt seviye ayak hizası olduğu için sanırım) Efendinin buyurduğu yerde buluyorsa dışarıda istediği kadar sert adem olsun ..Zaten olmasıda gerek aslında yine kendi adıma söylemem gerek Ben; kendinden emin köle isterim tutuğunu kopartan ayakları yere sağlam basan ne istediğini bilen DİK bir köle . Dik olacak ki ona diz çöktürtmenin keyfinin paha biçilmezliğini tadabileyim .Bir kölenin itaati yalnızca Efendisine midir ?bunun cevabını verdim , yinede üzerinden geçelim EVET EVET EVET .

Yoksa etken olan herkese itaat edebilecek kadar edilgen bir yapıya mı sahiptir ?Onlara kendi aramızda ne dediğimi söylemiştim bu birde ruh meselesi ben açık ve kaba bir dille konuşurum aklıma gelen dilimin ucundadır hep onlara ben ruhu orospu olmuşlar diyorum bir Efendiden bir digerine gidene ha bu demek değildir yanlışta anlaşılmasın bir köle azad edildikten sonra başka Efendisi olmaz diye bir sey yok . ama ha yanlış anlaşılmayalım sabah sabah

Ama insan biraz yasını tutar be kardeşim azad edildiğin an soluğu başka Efendi de arıyorsan ben senin o kölelik ruhunun taaa... amk derim . ve ne yazık ki var böyleleri ama şimdi madalyonun diğer yüzünden bakmak gerekirse öyle Efendiler de az değil kölesini azad ettikten sonra bile hala onun üzerinde kendilerini hak sahibi sanması onun bedeni başka bir Efendiye gitmeye hazırlanırken Ruhunda hala hüküm sürebileceğini hatta buna saçma sapan saplantı şeklinde inanması ve onun başka bir Efendiye gittiğinde tehditler savurması vs vs vs gibi bu uzar gider mevzu Efendiler değil kölenin herkese itaat edebilecek kadar edilgen bir yapıya sahip olup olmamasından bahsediyorduk çok doluyum çokkkk bir türlü bitiremedim iyi ki kısa yazıyorum neyse diğer soruya geçelim burada çok takıldım

..''Bir şans tanınsa bu kişi hayatının geri kalanını yalnızca edilgen olarak mı geçirir ?Yoksa sadece Efendisine diz çöküp diğer bütün insanlara aynı şekilde gardını korur mu ? Vurduğunda ses getirmeyip ses kesen bir insan Efendisinin dizleri dibinde kedi gibiyken , bu özellikleri içinde nasıl barındırabilir ?''

Tırnak içine aldığım soruların tek cevabı sende saklı sevgili köleciğim çünkü bu sorulara gelene kadar genel sorduğunu ama asıl ögrenmek istediğinin 8 ay önce bugünkü durumda olmadığının ve'' ne oluyor lan bana!'' modunda dolaştığını ve ruhundaki değişikliği henüz ne kalbin ne beynin kabullenmemişken bedeninin nasıl diz çöktüğüne anlam verememenin karmaşası içindeydin .. ama simdi o ruh halinden eser yok ve bu soruların cevapları hala sende saklı her hakkıyla üstelik:) piyuuvv bitti nokta the end finito astala vistaaa :)))

By Kadın Efendi

9 Kasım 2012 Cuma

BDsM'deki MASUM GİBİ GÖRÜNEN TEHLİKELİ OYUNLAR

Bunlar nedir ?

                                 (ilk aklıma gelenler)
1.   renkli ve  yüksek parafinli mumlar  :sırf ego tatmini yüzünden basit bir oyun gibi görünse de yanlış kullanımlar yüzünden  iz bırakır . ,bu uygulamalarda mümkün olduğunca kaliteli mum kullanılmalıdır . her ne kadar bembeyaz bir tende  rengarenk gök kuşağı gibi görüntüler elde etmek göze hoş gelse de kesinlikle renkli ve dediğim gibi parafini yüksek  mumlar kullanılmamalıdır .özellikle uygulama yapılacağı yere bebeyağı sürmekte fayda vardır . sonrasında temizliği  de kolay olur .döküleceği yüksekliğin ayarlanması yanma derecesini hafifletir veya daha fazla hissedilir kılar .


2. yüksek ökçeli ayakkabılarla ve ya çıplak ayakla gırtlaga baskı yapmak . (throat) nefes oyunlarında en dikkat edilmesi gereken bir seydir  bilinçsiz kişilerin elinde en çok  hayati tehlike taşıyan bir oyun şeklidir . yanlış hatırlamıyorsam avrupada bir otel odasında bilinçsizce adamın gırtlağına topuklu ayakkabısıyla basan kadın nefes borusunu delmiş ve o anki panik ile bırakıp kaçmasından dolayı adamın kan kaybından ölmesine sebep olmuştu .bu tip oyunları oynarken aşırı derecede bilinçli ve deneyimli olmak gerekmektedir .


3.(trample)ayak altına almak : her nekadar kölenin kulunçlarını ezmek tabirini kullansam bile buda tehlikeli bir oyundur baskı uygulanması gereken yerler omuriliğine yada kalbe  zarar verebilir . Bilinçsizce yapılan darbeler ileride boyun ve bel fıtığı gibi sonuclara neden olabilir (ki bu en olası ve hafif hasar diyorum )  trample yapan kişinin kilosu uyguladığı baskı ve giydiği ayakkabı çok önemlidir.   Çıplak ayakla yapılması en uygun olandir Lâkin  illaki ayakkabı kullanilacaksa da göğüs kafesi esnektir sırt yerine göğüs üzerinde yürümesi hafif acılı baskilar uygulanması makbuldur. Ayni zaman da kolenin çapı :) capsiz bir kolenin üzerinde ziplamak belini kirabilir.  Tekme atmak vs olacak ise de; bunlar genellikle karın boslugu (ki buda risklidir) olmalıdır.  Kalbin üstünde yapılan en ufak yanlış kalbin durmasına sebebiyet verir yada bele atilan bilincsiz darbe o anlık bir hasar teskil etmese de ileri zamanlar da ciddi problem oluşturacaktır ve bu malesef kacinilmaz bir sondur. Unutmayin ki insan vucudu ile oynuyorsunuz.  Bundan zarar goren ve yıllarca fizik tedavisi gören köle arkadasim var.

4.iğne oyunları . bunun bir diğer adı kan oyunlarıdır örneğin  memeye geçirilen her bir igne dişi kölelerde özellikle süt kanallarına değil yağ dokusuna denk gelecek şekilde uygulanmalıdır .lenf damarlarına gelmemesine dikkat edilmelidir unutmayın ki memede kas yoktur tamamıyle yag dokusundan oluşmuştur diye  igne oyunları için en uygun yer olarak görünse de yinede tehlike arz eden bir yerdir .iğnelerin   hijyenik olunmasına çok dikkat edilmeli , uygulama sonrası pansumanı yapılmalıdır ..

5.bondage (bağlama) bunun neresi tehlikeli demeyin baglama yapmadan önce yanınızda ilk bulundurulması gereken sey makastır (hertürlü aksilikler için ani bir hareketle  düğümü çözmeye uğraşmak yerine kolaylıkla kesebilmek için)sıkılığı ve baglanan yerlerin hassaslık derecesine göre ipin nylon olmamasından tutun atılan her bir düğümün nereye nasıl baskı uygulayacağını ince hesaplamalar yaparak uygulanması gerekmektedir .

6. elektrik şok: buna hiç girmiyorum bile ...(Ben ki elektrikten korkarım korktuğum bir seyi bir başkasına hiç uygulamam )


7.scat:(dışkısını yedirtmek)böyle bir pislikten bahsetmeyi bırakın yazarken bile midem kalkıyor ama malesef sözüm ona son zamanlarda türeyen yeni yetme prodommelerin  videolarında gördüğüm için bu maddeyi de eklemeden geçemedim . Bu bazı üstün zekalara göre köleyi aşağılamanın nirvanası olarak görünse de yediğimiz herhangi besinlerin sindirilmesinden sonra vucudumuza yaralı olmayanların depolandığı tüm toksik ve zehirli atıkların başka bir  insanın üzerinde nasıl bir tahribata sebebiyet verebileceği bilince olmayanların uyguladığı bir yöntemdir . bu uygulama sonucu ortaya çıkabilecek tehlikelerin bilincinde olmak gerekmektedir . beyin zarı iltihabından tutun bir sürü çeşitli ölümcül ve tedavisi uzun vadeli hastalıklara açık kapı olan   bu scat olayı en tehlikeli( oyun )demeye dilim varmıyor resmen psikolojik kronik sorunlardan biridir

 diyorum .(faydalı bir sey olsa vücut bunu dışarı atmaz !)

 yediren de yiyende nasıl bir varlıklarsa artık ...

(bu maddeler ilk aklıma gelenler daha bir sürü vardır belki her ne kadar kolay gibi görünsede yaşaması da yaşatması da kölem var demeyle olmuyor bu işler yada Efendim demeyle )

Eger  illa bir iz bırakmayı düşünüyorsanız da bunu iyi bir anlamda yapın ! 



unutulmaması gereken bir sey köle sahibi olarak gördüğü kişiye, ona kalıcı tahribat (fiziksel veya ruhsal) vermeyeceğinin bilinciyle ait olup adanır .  bu tip uygulamaları yaparken  her ne kadar köle dahi olsa onun bir insan olduğunu ve sizden sonrada bir hayatı olduğunu unutmayın ! .

 hiç bir sey sonsuza kadar sizin olmaz !


sevgimle .






7 Kasım 2012 Çarşamba

Ses Tonu ...



 Ses tonu   sarfedilen (bazı ) sözlerden daha önemlidir ...


  Konuşurken ses tonunun hızı veya yavaşlığı karşısın daki  insana bıraktığı iz güzel bir diksiyon anlaşılır bir dille ifade edilen sözler çok etkili olur .


 Birisine hükmetmek için ondan daha güçlü, daha iri  ,yada daha kuvvetli olmanızı gerektirmez ..Sesinizin tonunun gücü bunun için yeterli gelir çoğu zaman !

 istediğinizi yaptırmak sözlerinizin etkisini bir kat daha artırmak için sakin ve kendinden emin olarak konuşmak gerekir .


Kelimelerin anlam ve önemini yitiren tamlamalardan çekinmek, ne dediği anlaşılamamak ;  Bana göre ;bir insanın başka bir insana hükmetmeye kalktığında ki düştüğü  komik durum gerçekten domine etmekten çok komedi filmi seyretmeye benzer ..

örneğin;

Dün bir video seyrettim facebookta .. bir fetish arkadaşımız; dominant bir bayanın (tabi bu hatun prodom biri) kölesini (müşterisini*) domine ederken onları kameraya almış ;

paylaşım yaptığında ilk dikkatimi çeken şey dominant hatunun* konuşmasına ve vucut diline bakmak oldu ..Malum Bende dominnat bir Kadınım !

 zevkdaşlarımın neler yaptıklarını gözlemlemek bana göre davranış şekillerinin takdire yada eleştiriye açık olacak biçimde izlemeyi  seviyorum ..Onlardan çok kendimde kusur aramak için belkide bunu yapıyorum ..

17 dk lık bir videoydu ve 17 dk nın 15 dk sı kaba tabirle yarıla yarıla güldüm ..eminim adam da para verdiği için katlandı tüm bu komediye ..



video da ki amaç seyredildiği zaman seyreden insana ; dominant bir kadının bir köleyi nasıl  egittiğini, ona nasıl davranması gerektiğini veya nasıl bir uygulama ile o insanı kendisine itaat ettirebildiğini ;başka insanlara  dogru bir şekil de aktarılması olmalıy dı ..Benim anladığım buydu çünki ..

 Bir insan neden paylaşım yapar ?

maksat sadece müşteri çekmek dahi olsa bunu en dogru şekilde yapılıyor olmalıydı ...
fakat amaç eğitmek değil de resmen 17 dk.lık  (sözüm ona )dominnat bir kadının dibe çöküşünün treji komik hikayesiydi ..(Bana Göre !!)

küfür dolu, acemi ve  plansız yapılan görüntü ve sesten oluşan  kısa metrajlı  bir video paylaşımından öte bir sey değil di .. ısrarla sonuna kadar seyrettim (sonunda biraz öğürsemde klavyeme kusmak gibi bir edepsizlik yapmadım ) sebebi ise kendime işkence çektirmek değil di  bugün bunları yazarken videonun paylaşımdan kalktığını gördüm :) demekki beklenen ilgi ve begeniyi alamadı  yada benim kendi duvarımda videoyu paylaşan arkadaşa xxxxx sen ölme emi ! diye etiketleyişimden ne kadar salak bir paylaşım oldugunu anlayıp video sahibi tarafından kaldırıldı .. (bilemem )

diyeceğim o ki ..

Birini domine etmek için onu aşağılamaya ,küfür etmeye ,tokatlamaya yüzüne tükürmeye gerek yoktur .. bu tarz  yapılanlar sadece  karşısında O'na itaat etmek için hazır olan kişiyi sözüm ona muhteşem egosunu tatmin etmekten öteye gecememektir .. birini küfür ve tokatla egitip kendinize böyle itaat ettirebildiğinizi ve bu yaptığınızın gerçekten tek dogru yol oldugunu düşünüyorsanız ? bir kere daha düşünün derim ..

aman yanlış anlaşılmasın !!D/s S/m ilşkilerde elbette yeri ve zamanı geldiğin de tokatta olur hak etmişsse küfür de  ...Hatta en agır aşağılama  bile (bu artık size,edebinize ; ve vicdanınıza kalmıştır)
 ama  dünkü video da ki gibi de olaya bodoslama girilmez be kardeşim ...

-buraya gel !
-selam ver!
-ayaklarıma kapan!
.... sonrasında şırrraakkkk!!
- nerde kaldın piç köpek ...
...................................!


ve Ben iptal :)))


 ulan madem kızdın ? selamını almadan yapıştıracaksın tokadı .. buraya gel diyerek ve ardından geç kalmasına olan kızgınlığın !dan doğan öfkeyle ...

 ki işte o zman sana BUDUR! diyeyim ..


agzından çıkan piç  (yapmacık olduğu ne kadar belli ) bumudur ? domine etmek ? küfür ve yüksek sesle bagırmak !


Tarzım değil çok şükür ....
insanı çıldırtacak şekilde sakin bir ses tonuna sahip olmak Allah'ın bir lutfu sanırım bana ..


hep diyorum ya  belki çok muhteşem yazamam ama iyi konuşurum ...


          boşuna demiyorum ben arkadaş!


unutmayın insanlar ; ses totununu sevdikleri şarkıcının şarkılarını ezberler onunla birlikte eşlik ederler sözlerine ,


ses tonunu begenmediğiniz bir şarkıcıyı dinlemek ne kadara haz verir insana ? bir düşünün arada ki benzetmeyi !
 sevgimle ..


 Achtung:(şimdi demiyorum ses tonunuz sexi olsun :)) lafı totodan anlayan illa çıkar ; demek istediğim kendinizden emin olun ve sakin konuşun heyecan yapmayın  sesinizi nerede ve kaç oktavla yükseltip alçaltacağınızı bilin ... ses tonunu kontrol edemeyen biri başka bir insanı nasıl kontrol eder :D (dimiii  ? )



 komik bir örnek o dominnatla aramda ki fark böyle bir sey :))

23 Ekim 2012 Salı

Hasan Efendi ..

Efendi olmakla Efendi adam(insan) olmak yada çok katlı bir apartmanda Hasan Efendi olmak ...

bambaşka seylerdir ..


  Aklımdan geçirdiğimi doğru cümleye aktarabilip yazabilirsem ve hatta bu kendi kendime sorduğum sorunun cevabını bulabilirsem herşeyin ne demek olduğunu daha iyi ögrenip ögrenmek isteyenlere  doğru bir şekil de anlatabileceğim  ..
(ama artık fazla önemsemiyorum nasılsa yakında çıkar bir yazı daha sosyal gruplar da)
 mutlaka bir önder vardır birde önder'in söylediklerini uygulayanlar ..

Efendilik genetik midir sonradan kazanılan cevresel bir faktör mü?

yine buna benzer bir yazım olacaktı aşağılar da bir yerlerde ..

hala daha derin mevzu olarak bakıyorum buna ..

 ama simdi ki doğrumla diyorum ki ...

Efendiyi tabi bu bahsettiğim (BDSM de ki Efendilik )

Efendiyi Efendi yapan kölelerin var oluşudur ..

köleler olmasa Efendiliğin ne anlamı kalır kime Efendilik yaparız ?

(ilk okul çağlarında sınıf başkanlığından tutun , kardeşler içinde abla ağabey olmaktan  yada bir evin bir tek (oğlu; kızı olmanın şımarıklığından her istediğini, bir dediği iki edilmeden elde ettiğinden tutun , iş hayatında şirketler yada özel bir sektörün müdürlüğünden tutun vs vs vs ..)

insanı Efendi yapmaz !


bunlar belki birer faktördür .. ama sunu söylemek isterim bundan dört yıl önce bir bankada müdürlük yapan   altında bir çok personeli olan sosyal hayatında dominant bir duruş sergilemek zorunda olan hatta dominant olan . bir kölem vardı .. al sana çelişkinin daniskası :))

ütümü yapmaktan tutun da en agır aşağılanmaya boyun egen biri ..

demek istediğim ilk okulda sınıf başkanı secildi diye tahtaya yaramazlık yapanları yazıp öğretmenine ispiyonlamayla Efendiliğe adım atılmıyor ..


Şimdi yazacağım sözler belki yine bazı Efendi arkadaşlarımızın totosunu acıtacak .. ama bu umrumda değil ...


Köleler olmasaydı Efendiliğin bir hükmü olmazdı diyorum ..

ee o zaman Efendilikte bir nevi kölelik gibi görünüyor olabilir ..

aşağılanmayı hükmedilmeyi ruhuna bedenine sahip çıkılmasını isteyen birinin istediklerini ona sağlamak kaba tabirle ona Efendilik yapmak ..


(tabi Efendinin kendisi  zamanını ve bu istek ve arzularının karşılanma ayarlaması şartıyla ) bunu ayarlamadı mı zaten prodom oluyorlar o ayrı mevzu ..


parayı veren ayağı yalar :) hesabı

neyse konuyu dağıtmayayım ...

kölenin en baş arzusu nedir? kendisine sahip bulup tamamıyle  ruhu ve bedeniyle ona adayabileceği her halinden Efensinin sorumlu olacağı şekil de tam manasıyla teslimiyet dediğimiz olguyu yaşamak .. bu bir kölenin en büyük arzusudur .. ve tüm bunlar kölenin ZEVKİDİR !

Efendi'nin nedir peki? tüm bu yukarı da yazdıklarımı arzulayan birine sahip olmak (sahip olabilsin ki Efendiliğinde hükümdarlık sürebilsin )
.

biri emir almaktan keyf alırken biri de emretmekten zevk alması  biri ezilmekten işkence görmekten  ceza almaktan veyahut  iyi bir sey yaptığın da ödüllendirilmekten aldığı hazzı .. karşı tarafında bunları bir sıraya koyup layıkıyla yerine getirmesi ...


amaç sadece aşağılamak ,kırbaçlayıp iki mum damlatmak  bağlamak özgürlüğünü kısıtlamak küfür etmekten ibaret değil .. yani kısaca bir insana (köleye) hükmeytmeyi onu aşağılamakla eşdeger gören kişi asla Efendi değildir

Efendiyi Efendi yapan ! beyinsel orgazmı yaşamak ve yaşatmaktır ..


 yoksa herhangi birinin içine, yüzüne ,ağzına boşalmakla bedensen zevkin doruklarında dolaşıp kölenin bedeninde hüküm sürüp dilediği gibi kullanmak la  Efendi olunmuyor canlarım  ..

olsay dı şayet adı  BDSM tarzı değil, sadece sex fantazisi olarak yer alırdı ..

yeter mi bu kadar ? devam edeyim mi ?

bu sefer yazısı resimlerle süslemedim .. burada ki amaç görsel orgazm yada iç gıcıklamak değil di çünki ..



By Kadın Efendi





21 Ekim 2012 Pazar

Ruh'a Dokunmak ...

Bir itaatkarın bedeninden çok ruhunun derinliklerine inip onun ne hissettiklerini ,ne düşündüğünü , aklından ne geçirdiğini söylemesini beklemeden anlıyabilen Efendi itaatkarın Ruhun'a  dokunabiliyor demektir .


Ruhu biçimlendirmek diye bir kavram vardır ..

Bir itaatkarın sadece bedenini esir alıp ruhuna hükmedemiyorsan arada ki mesafeler buna bahane oluyorsa üzgünüm sadece EfendiCİK ten öteye gidemezsin . tek bir sözünle titretebiliyorsan (bu korku yada heyecan , yada sevgi yoğunluğu da olabilir) dokunmadan seni yanında yanı başında hissedip senden beklediği sevgi ve şevkatı hatta şiddeti içinin en derinliklerinde yaşıyorsa sen oldun demektir ..

ama sen sen ol sakın Ben oldum deme ! 

12 Ekim 2012 Cuma

Kölelik Acizlik midir?

TABİKİ DE HAYIR!!

Hiç bir ruh aciz değildir ..

ruhun tanımlamasını yaparken bir çok kez duymuşssunuz dur ..
Asi Ruh (genellikle ergenlerin belli bir dönemlerde herseye ters gittikleri zamanlarda söylenir Büyükleri tarafından ..)

-aman benim çocugum çok asi ruhlu .. hiç laf dinlemiyor ne söylesen ters anlıyor anında tepki gösteriyor karşı çıkıyor konuşulmuyor  gibi :))

Şair Ruh ( dugusal romantik insanların takındığı üzerlerine giydiği bir ruh kalıbı yada insanların kendi ruh halleri için takılmış bir sıfat )

Elimde değil,
Yazıyorum
garip bir hamalım,
Ama,Şair Ruhlu adamım.
Şu dizelerde olmasaydı,
Ne anlamı kalırdı hayatın   (gibi)

Çocuk Ruh: ( yaşı ne olursa olsun (Benim gibi ) canı o an sokakta sek sek oynamak istiyorsa etrafındaki insanların ne gözle baktığına yada ne düşünürler diye umursamadan içinden geldiği gibi davranan kişiler için söylenir )
 içimdeki küçük kız çocuğu hala çok  zıpır ve  hala piç ruhlu hala sokakta elma şekeri yiyip dişindeki dolgusu görünücek diye kahkaha atmaktan yüzüm ne şekil alır diye düşünmeden gülüyor  :) gibi bakın piç ruh bile ayrı bir sıfattır..:))

ama tabi tüm  konu ruhlara takılan sıfatların kelime manası değil ..

konumuz Kölelik Ruhu .. ve  bu ruh hali acizlikmidir  yoksa değil mi?

Hiç bir köle ruhuna aciz ruh diye sıfat takmak dogru değildir . Bu Ruhlar  baskın karakterlere (dominant Ruhlar tarafından sadece egitilmek ve şekillendirmek için Efendilerine muhtaçtır hepsi bu ..)


Muhtaçlık ise  acizlik değil ihtiyaçtır .

Kim ister aciz ve  zavallı birine sahip olmak?

 Ben istemem dogrusu .yada şöyle söyliyeyim aciz birine sahip olmaktan kolay ne vardır ?  o zaten  herseyden vaz geçmiştir nereye çekerseniz oraya gelir her dediğinizi yapar sadece sizin değil herkes için aciz biridir

 köle dediğin sadece ruhunda esaret altına girmeyi arzulayan kişidir .
Ve her babayiğidin harcı değildir köle olmak ! (bu sözü hep söylerim) bir çogu köleyim diye ortalıkta gezerken sadece zevklerinin kölesi olurlar sırf köle olmak için köle olan ,yani sonuç itibarı ile amaçları aşağılanmak hor görülmek kullanılmak ayak yalamak (fetishler özellikle en kestirme yoldur onlara kölelik)
facesitting erkek  kölenin en büyük arzudur .neden?  ödül mü cezamı *allah bilir ..

 Örneğin sosyal hayatında  çalıştığı işin ortamına göre davranmasını bilen hatta konumu Müdür olup altında (emrinde ) bir sürü personeli çalışan ciddi dominant olan biri ,iç dünyasında Bir Efendi  tarafından yönetilmeyi özgürlüğünün ksııtlanmasını yada ne bileyim O'nun himayesinde olmayı istemesi acizlik sayılmamalı ..

zaten eger o sizin kölenizse aciz değildir aksine asil bir ruhtur . çünki o ruha Efendisinin eli değmiştir .. ve hiç bir Efendi gereksiz bir MALa*

*mal Bir kimsenin yada bir tüzel kişinin iyeliği altında bulunan ,taşınır ya da taşınmaz varlıkların tümü (Türkçe sözlük anlamı):
mal: Bir kimsenin tasarrufunda bulunan KIYMETLİ* luzumlu şey (Osmanlıca Türkçe anlamı)

sahip olmaz !olmak istemez !

 köle ruhlu insanları tanımlarken ruhuna değil bedenine sahip olanlar ancak böyle bir aşağılama şekli ile tanımlar kölelerini ve dogru değildir ..

Ruh elle tutulur gözle görülür  somut bir sey değildir .. o sebeple bir çok Efendi ruhuna sahip olmak ister bedenini cezalandırken yada ödüllendirken hep ahkam  kesilir ruhunu istiyorum !! bedenin zaten benim ..

Ruha sahip olmak nedir bilirmisiniz ? o kölenin kalbine beynine ve tüm egolarından arınmasına vesile olursanır eger ve bunu başardığınız andan itibaren .. işte o zman o kölenin Ruhuna da Bedeninede hatta iç organlarına kadar :))) SAHİP olursunuz ! şimdi kendimi övmüyorum .. hatta hiç bir zaman da bir başka Efendi ile kendimi kıyaslamadım o benden daha iyi yada ben sundan daha mukemmel bir Efendiyim diye .. herkesin Efendiliği kendine .. önce kendi kendinin Efedisi olacaksın ki sonra başka bir bedene ruha hükmedip sahip olasın !

 sahiplikte sadece baglayıp, zincirlemek, kırbaçlamak, aşağılamak, tasma takmak değil her halinle herşeyine sahip olmak demektir . derdine derman olamayacağın, hasta iken ondan hizmet beklemeyeceğin ,yeri gelip onun en yakın arkadaşı dostu sırdaşı olamayacağın hiç bir varlıga sahibim diyemezsin !!

aslında SAHİP OLMAK! HİÇTE DOGRU BİR TANIMLAMA  DEĞİLDİR !! o köle ruhlu insan ,sadece sizinle olmak istediği ve sizde onun sizin yanınızda görmek istediğiniz kişi olduğu İÇİN  yanınızdadır hepsi bu ! ve bazı kelime anlamları saçma sapan gelsede örneğin Türkiye'de Mistress in anlamı Sahibe demekken almanya yada ingilizlerde metres anlamına geliyor . yada Master da böyle yüksek lisans  kelime anlamı .. hatta daha komik bir anlamı bile var usta inşaatçı mimar, yapı ustası, kalfa, usta kopya teksir kalıbı ,mumlu kağıt,ana metin usta aynı anahtar cinsten bir takım kilitleri acan anahtarada Master deniliyor(muş)



 aldığın nefesin bile sahibi değilken vermek zorundayken  kaç nefes hakkın var bu dünyada bunu bilmezken neyin yada  neye Sahip oluyorsun ?(uz)

 Lavrencenin dediği gibi o Ruh sadece yanınızdadır ..

ve son olarak .....her aciz köle değildir her kölede de aciz değildir ..

size bağlı size muhtaç  esir bir  ruh olabilir ama aciz ruh asla !

sevgilerimle








11 Ekim 2012 Perşembe

Keskin çizgilerim olduğu söyleniyor.. Çok Doğru!

dik ve dogrular ...bir erkek ile kadın arasında ki büyük ucurum gibi gözüksede benzer küçük ayrıntılar ..

ne komik ...

keskin çizgilerimin oldugu söyleniyor .. dogrudur . çünki ben reel yaşıyorum  çünki henüz telefon mail ıvır zıvır gibi huzuruna çıkılmamış bir insanı yönetmek o kadar basit o kadar kolay ki ..bu sözler köle içinde gecerli Efendi içinde  sanaldan itaat etmek her emri uygulamak basit ve güzel yine yaşanmışlıkılarımdan örnek vererek söylemek istiyorum uzak bir sehirde oturan kölem yanıma gelene kadar vermiş oldugum her emrimi kosulsuz ve dogru olarak yerine getiriyordu .. hiç bir sorun yoktu o mukemmel bir köle Bense onun Efendisi.. taki yanıma geldiği zaman bana yemek yaparken göğsüne aniden taktığım clapsa kadar ..  yaşadıkları yüzünün aldığı şekil elindeki domates soyarken tuttuğu bıcağı refleks icabı yere atması  çok acıdıııı Efendim diye yalvarması an gibi gözümün önünde .. bunu hemen hemen her gece yapıyor olması acıya alışkın olması demek değil mi? gösterdiği tepki aşırımıydı hayır ! dogalmıydı ? evet . çünki ona o acıyı ben vermiştim . ben istediğim şekilde takmıştım kendisi gibi ayarlayıp sıkıştırmamıştım göğüs ucunu ..
 ve sonrası uzun uzadıya anlatmaya gerek yok bana söylemiş oldugu iki kelime 

kölelik bana göre değilmiş ! reele geçince çok farklı oluyor Efendim ..

 ve bu sözleri üzerine bu aralar tek ve popüler adı''seans'' olan  D/s yi sonlardırdım ..

memleketine döndüğü zaman bir an ortalarda görünmedi gelgitler yaşadı rahat bıraktım üstüne gitmedim azad etmedim  vs ve  simdi daha güçlü olarak yeniden reel kölem olarak hizmetimde .. (idi ta ki ben ve o birseylerin bittiğine kanaat getirene kadar ) <---burayi guncelledim.


şunuda üstüne basa basa hep söyledim yeniden söylüyorum !


hiç bir zaman ben oldum demedim ! demiyorum .. 

bu tıpkı  ben çok iyi araba kullanmayı biliyoruma benzer 
 bilmem kaç senelik şoförüm hiç kaza yapmadım gibi yani... sen iyi bir araba kullanıcısı olabilirsin ama karşıdan gelen yavşak uykusuz mu? dalgın mı? acemimi bilemezsin  ve kaza yapmanıza sebep olur .%100 haklı olsanız dahi bir bakmıssınız suçlu olan sizsinizdir küçük bir kural ihlali gibi..

Efendilikte böyledir her yeni köle herseye sıfırdan başlamaktır  alt yazılarımda var bu belki birebir belkide benzer sözler ..olarak kesinlikle vardır .. her yeni köle hep yeni bir Efendilik dogurur. birlikte keşfedersin kölenin neleri kaldırabildiğini yada neleri senin için yapabileceğini .O da seni kesfetmeye başlar ne yaparsam Efendimin memnuniyetini sağlarım yada nelerden vazgecersem daha az sıfır hata ya kadar dogru* köle olabilirim 

. D/s asla zorlama yoktur . demiyorum ama zorla yaptırmak zorbalıga girer bu her iki tarafın rızasıyla olan bir seydir ..

 Bir Efendi kölesinin sınırlarını zorlar ama asla kendini bilen bir Efendi sınırda durmayı bilir . ve sınırı geçmez . 
bu zorlama ayrı bir zevktir  

dediğim gibi dik çizgilerim var  deniliyor saygı duyarım ama emin olun merhamet doğruluktan gelir .. gayet netimdir   mukemmel bir köleye sahip olmak istiyorsan Mükemmel bir Efendi olmak zorundasındır .. barınaktan petshoptan aldığın kedi köpege benzemez bu sonuç olarak bir insan bedenini yeniden ve kendi zevklerinin dogrultusunda şekilendirsin ...  karakterimi sevmeyenler olabilr beni herkes sevecek takdir edecek diye bir çabamda yok . sosyal hayatımda aşırı derecede sevimli sempatik neşeli bir insanken söz konusu köle /Efendi ilişkisine gelince asık suraklı ciddi ve gerektiği kadar dominant biriyim .  


 sanal dünyada insanlar bir birlerinin ses tonunu duymadıkları gözlerini görmedikleri için arkasından yada yüzüne karşı (bu tabi monütere karsı ) :)dilediği gibi atıp tutar atıfta bulunur .. 

özünde çok iyi biri olan ani bir öfkeye kapılıp  yanlış zamanda yanlış sözcükleri telafuz edebilir .. bu onu tukaka yapmaz . 

yada agzı güzel laf yapan dilbilgisi* muhteşem olan biride hah işte bu... sundan çok daha güzel çok daha dogru Efendi yada köle denmez ..

sinirli biri değilimdir .. aksine karşımdakini sinir krizine sokacak kadar sakin durmasını bilen biriyim .

ama bazen bu genelde Efendi /köle ilişkisi dışında kalanlarla muhatap olurken asla sinirimi konrol altında tutmam . çünki ne o bana aittir nede ben ona Sahip ..
 öfke kontrolu bir insanın ruhu yada bedeniyle oynarken nerede nasıl durmasını bilmesine yardımcı olur .. öfkesini kontrol edemeyen hiç kimse ne köle ne Efendi olabilir ..

 ama bu kontrolü arada boşa alıp insan beyninin vucudunun tüm enerjisini yok etmesine müsade etmemesi gerekir ..

 keşke beni birde bana ait olanlardan dinleme şansınız olsaydı diyor ve bugünlük bu blogla olan muhataplığımı noktalıyorum ..

not : aman bu yazım kimseye gönderme değil!!  osuruktan nem kapılmaması önemle rica olunur .. yine sevgilerimle 








18 Eylül 2012 Salı

Bir Adı Olmalı..

Söze nereden başlamam gerek bilmiyorum .

Bir an ; nasıl janjanlı bir giriş yaparsam dikkati çekerim diye düşünmedim  de değil, oysa daha önce hiç düşünmeden o an aklıma geleni çala kalem yazan biriydim .hatta yazdıklarımı okuyan varmıdır diye de düşündüğüm  küçük bir an dilimi olsada tek bir kişiye doğru şekilde  anlatabilmenin bana yeteceğinin bilinciyle yazdım hep ..

 Şimdi bu günkü konum isim verme adını koyma yada bu adı hak etmeyle ilgili bir yazı... kafamda cümlelerimi tasarladım  sihirli kelimeleri bu yazıyı her okuyan itaatkar ruhların kalbine dokunabilecek ve her biri kendinden bir parça bulabilecek yazı olacağından emin bir adımla geçtim pc nin karşısına ama işte ne oluyorsa burada oluyor bazen kelimeleri cümleye cümlelerimi  yazıya döktüğünde anlamını yitiriyor yada çok daha başka bir anlam olarak misyon kazanıyor .Dilerim aklımdan geçirdiğimi yazıya döktüğümde dogru yerlere dogru şekilde ulaştırabilirim .


Bu güne kadar blog yazılarımdan az çok nasıl biri oldugumu öğrendiniz sanıyorum . zaman zaman neşeli zaman zaman öfkemi kustuğum an gelip sadece kendimce bildiklerimi aktarmak dogru yerlere ve kişilere dogru şekilde ulaşamak  ögretmek amaçlı yazdığım bir  yazım tarzım var .  diğer bloglara baktığımda yazılarına, yazım şekillerinle, anlatım tarzına, diksiyonlarına, hayran oldugum kişiler;  ve onların yazdıklarının yanında Benim bu karaladıklarımın yakınlarından dahi geçmediği bilincinde(zaman zaman her zaman değil)  ama işte buda Benim farkım diyerek örneklerle, Kendim'ce benzetmelerimle, yakıştırmalarımla ,okuyan kişiyi sıkmadan sonuna kadar okunmasını sağladığımı biliyorum diyerek konuya girmeye çalışıyorum (farkındaysanız )
 Neyse buda bana yetiyor ..

şimdi gelelim size aid olan bir itaatkara boynuna taktığınız tasma ile birlikte onu çağırmak , onurlandırmak,yada adı her ne olursa olsun bir sıfatının olması için vereceğiniz adın ne kadar  önemli oldugunun bunun gerçekten de gerekli olup olmadığının yada bu adı koyduğunuzda itaatkarınızın kendisini nasıl hissedeceğinin önemi hakkında parmaklarım döndüğünce sizlere aktarmasına gelelim ..

 ...
 evet yine küçük bir örnek vererek başlamak istiyorum bu blog girişinde her ne kadar
hizmet şartları gereğince yetişkinler için uygun   içerik uyarısı yapılsada ''anlıyorum ve devam etmek istiyorum '' saçmalığı adı altında her yaşta insanın giriş yapıp okuyabileceği bir yer oldugunu hepimiz biliyoruz hala daha su blogu  gizlemeyi beceremedim o ayrı konu .


 var sayın ki bir pet shopa gittiniz yada bir barınağa .. bence barınak çok daha uygun bir benzetme olacak gibi  çünki pet shoplarda en azından cinsi kalitesi belli olan ve belirli bir meblağ karşılığında bedelini ödeyerek aldığımız kedi köpek kuş vs  var ... ve yine tüm itaatkarları büyük bir olasılıkla burada sosyal barınaklarda tesadüf eseri konuşarak sohbet ederek bize uygun olup olmadığını belli bir süre tartarak aldığımız için  evet barınak benzetmesi çok daha uygun olacağını düşünüyorum .:))

Siz sevgili arkadaşlar( Efendiler) sizlere soruyorum ...
Şimdi gittiniz bir köpeği begendiniz sevdiniz almak istediniz ve aldınız ..  sonra ne yaparsınız ?
Ben söyliyeyim ..
 önce bir tasma ve yatması için bir klube ayarlarsınız değil mi?  ev içinde ve ya dışında beslenecekse de fark etmez bunu mecburen yaparsınız . sonra ?mama kabıydı,küçük oyuncaklarıydı aksesuarlarıydı ,falandı filandı derken  barınaktan almış oldugunuz köpeğin sahibi olursunuz .. vehemen veya  zaman içersinde boynuna taktığınız tasma ile birlikte onu çağırmak için yada ona yakışan bir ad koyarsınız şanslı,boncuk,tekila serseri linda vs  vs gibi  bu köpeğinizin cinsine ve karakteristik özelliklerine uygun bir ad olur . çıtı pıtı pinscher(pincır)köpeğede azman adını koyamazsınız tabi benim gibi cins biri değil zamanında sahip oldugum gerçek (köpekten bahsediyorum) bembeyaz köpeğime kömür adını takmazsanız :)) neyse ..
ve  O 'da onu sürekli bu adla çağırdığınız zaman  bu adı tıpkı sizi sahiplendiği gibi adınıda sahiplenir ve bu adı duyduğu zaman ses tonunuzun tınısına göre ya kuyruk sallar yada bir köşeye siner sizden gelecek tepkiyi beklemeye başlar ..

Bu ad itaatkarlar içinde geçerlidir  ve gerçekten (bazıları düşünemeyip akıl edemese de)  ruhuyla adanmış olanlar , Efendisi için bir köpek kadar sadık olmaktan başka bir düşüncesi olmadıkları ve   bu isim verilme olayını ,   hak etmeyi ve ona takılan bir isimle  onurlandırılamayı beklemeleri Onlar için çok ama çok önemlidir . işte bu sebeple eger bir !itaatkarın boynunu tasma ile onurlandırıyorsanız ona bir isim vermeyide unutmamanız gerekmektedir .. evinizde gerektiğinde yatagınıza aldığınız bir köpeği gel kuçu kuçu diye sürekli çağıramazsınız yada ıslıkla (f,iyuft)hitap etmeniz nereye kadar yeterli gelecektir sorarım size ?  çünki kuçu kuçu  tüm köpeklerin genel adıdır tıpkı kedileri pisi pisi çağırdığımız gibi .. bu nedemek simdi ? sahibine ait bir köpeği herkes çağırabilir manasında söylemek değil asıl maksadım .  burada ki anlatmaya çalıştığım size ait olana sizin uygun gördüğünüz ve onun da hak ettiği bir ad koymanız....

Örneğin    bir köpeğiniz var  onun duruşuna narinliğine, ürkekliğine yada ne bileyim tipine boyuna kilosuna yakışan bir isim koysanız ve onu çağırdığınız zaman bu ad ile seslenmeniz sizden bir sey eksiltmez aksine bu ona ne kadar deger verdiğinizi gösterir aynı zamanda size ait sizin koyduğunuz bir isim ile yaşamayı o sesi duyduğunda ne yapması gerektiğini çok daha çabuk öğrenir ve bunu kavrar, var sayın ki küçük yaşta ve hiç kimsenin şansının olamayacağı fakat bunu hak eden bir köpeğe şanslı ismini taktınız (bu isim ilk anda aklıma gelen örnek) bu ad ona hem yakışandır hemde  onu dogdugu gün kulağına okunan ezanla takılan adından çok daha mutlu edecektir  buna emin olun ve bana inanın ..

 Bahsettiğim  şey ;gerçekten itaatkar olmanın ne demek oldugunu bilen ve bunun bilincinde olanlar için isim koymanın ne kadar büyük bir manasının oldugunu ve bunu hak ettiği zaman  konduğundan onu ne kadar mutlu edeceğinizle alakalıdır . belki yine ne demek istediğimi tam anlatamadım . ortalıkta o kadar çok gereksiz Efendiyim diye dolaşan kişiler var ki bir insana boynuna  tasma takıp onu evin içinde dört ayak dolaştırması onun için sadece bir aşağılamak bir acizlik bir zavallılık bir eziklik gibi görmelerinden başka bir anlam taşımadıklarından bu yazıyı okuyan o kişiler  ne demek istediğimi belki tam manasıyla saçmalık olarak düşüneceklerdir . bu umrumda değil benim ulaşmak istediğim bu yazdıklarımla  gerçekten de bir Efendi olup ad takmanın ne kadar önemli oldugunun tam bir bilincine varmamış yada akıl edememiş düşünememiş hatta unutmuş (insanlık hali )olanlar için söylemimin nacizane  hatırlatıp ya evet doğru benim köpeğime bir isim takmam gerek diye düşünmelerini sağlayabilmek ve bir nebze onlara yardımcı olmak için yazılmıştır .


ve son söz olarak sevgili itaatkarlar bu sözlerimde size...
 varsayalım  ki Efendiniz size bir isim koymadı , bu sizi sahiplenmiyor ona ait değilsiniz manasına gelmesin aradan gecen süreç ne kadar uzun olursa olsun (mümkün oldugu kadar kısa tutulmalı aslında )sizin sabır ve sebatla bunu beklemeniz gerekir eger tabi o Efendinin sizin ruhunuza gerçekten ulaştığını hissediyor ve bunu iliklerinize kadar yaşıyorsanız sadece bekleyin ! yapmanız gereken tek sey budur boynunuza takılan tasmanın kalitesi kadar sizede uygun bir ad koyacağından emin olun kafi...

 yoookk eger ki sadece amaç bir oyun ise ve kuralları sadece o kişi koyup siz sadece oyuncagı iseniz bir isim koymasını sizi onurlandırmasını beklemeyin....Bunu  bilin ve kabullenin ki siz sadece onun için bir oyun arkadaşısnız  yada sadece  canının istediğinde oynayabileceği herhangi bir oyuncagı .... Ruhunuzu oyuncak etmemeniz ve her boynunuza takılan tasmayla  birlikte bir ad ile onurlandırılmanız  dileğiyle ....

 ve siz aynı zevkdaşlarım

 Her sahip oldugunuz varlığın adını  koymanız ve onunda bunu hak etmesi temennisiyle...

Artık  susma vakti diyorum
 surçü lisan ettimse ister af ola ister olmaya ... bu Benim Kendim'ce hissettiklerim .. ve yaptıklarım ..
unutmayın ki boynuna takılan tasmanın bir manası bir anlamı var . bir insanın(itaatkarın) boynuna o tasmayı taktıysanız eger sen benim malımsın bana aitsin sana canım ne isterse yaparım ister asılır ister zincirini gevşetirim anlamı dışında gerçekten o tasmayı hak ettiğini hissettirmeniz gerekir  unutmayın boyna takılan tasma ile ne köpek ne de köpek sahibi  olunmaz ona bunu gerçekten hissettirmeniz gerekir ... tıpkı aşağıda ki yakışıklının sırtına vurulan semer gibi:))) .. amaç sırtına binip gezmek değil ona gerçekten at oldugunu hissettirmektir ..



sevgimle ..


By;Kadın Efendi






















6 Eylül 2012 Perşembe

DE JA VU


aşağıda yazılan yorumlar bir arkadaşımın blogunda yayınladıgı yazısına istinaden yazmış oldugum bir yazıdır . O ZAMAN BU YAZILARI YAZDIGIM BLOG ADIM  FARKLIYDI AMA FİKİRLERİM HALA AYNI OLDUGU İÇİN YAYINLIYORUM 

xxxxxx dedi ki...
Sevgili XXXXX, sizinle anlaşıyor olmamış gerçekten olanüstü bir durum değil aslında simdiki yazacaklarım yanlış anlaşılırsa lütfen düzeltmeme müsade edin . malum ben kalemi değil çenesi güçlü bir Kadınım diye şaka yaparken altında önemli bir ciddiyette yatıyordu . :) evet size ve yazmış olduğunuz yorumun büyük bir bölümüne katılıyorum , şöyleki katılmadığım yer yada dogru cümle hangisi bilemiyorum şuan katılıpta eleştiriye açık yer dersem daha dogru sanırım . bakın !

*
Kesinlikle bir kadının kölegini daha kolay anlayabilirken bir erkeginkini daha karmasık buluyorum.(katılıyorum ; sebep KADIN SAMİMİDİR YALANSIZDIR ZEVKLERİNİN DEĞİL EFENDİSİNİN KÖLESİDİR EFENDİDE OLSA KÖLEDE OLSA SEVDİĞİ  AİT OLDUGU KİŞİYE ÖMRÜNÜ ADAYACAK KADAR DUYGULARINDA GERÇEKTİR .ÇÜNKİ KADIN DUYGUSALDIR . bu sebeple duygularına yenik düşeceği için mahkemede şahitliği bile kabul edilmez (diye biliyorum)

* Ve belki canınızı sıkacak ama bir sahibeye , sahibelik (ben Kadın Efendi denmesini tercih ediyorum )vasfını köle erkek verir, zira kadının efendiliğinin kadınlık kimliğinden gelmez o erkek kölenin atfettigi bireysel o sahibeye ozel gücten gelir..Atfettigi diyorum bakın dikkatinizi cekerim. Köle atfeder ve sahibe sözüm caizse kendine atfedilen "rol"ü yerine getirir.
(katılmıyorum ).İlk BDsM denen tuhaf , tuhaf olup bir o kadarda ilgimi çeken bu felsefe ile 18 yaşımdayken Hollanda da tanıştım nedir ?ne değildir ?ne yapıyorlar? salakmı bunlar? ay yazık !! çok gereksiz ! kula kulluk mu olurmuş! bir insanı nasıl bu kadar aşağılayabilirler !! yaa aslında keyiflide :) wuuu süperr!!!diye milyonlarca kafa kurcalayıcı hatta yıllarca beynimi zihnimi kurcalayan soru ve cevaplarla yoğruldum durdum . birine it! köpek! yala !sus! kes! bekle ! demekle kısa cümleler kurup, yada face book gibi sosyal bir sitede havlayın ulan ! nerde benim itlerim diyen biri asla olmadım ! Ben köleme yavrum diye hitap eden bir tipim tamamıyle pozitif yaklaşır onu tıpkı kahve fincanım gibi sahiplenirim , dostlarımda da böyledir bana aidse o artık Benimdir ..derdiyle , sevinciyle ,hüznüyle sıkıntısıyla dışardaki duruşuyla tamamen ilgilenir gerektiği yerde korur kollar hatası olduğunda cezalandırır sırf egom yada keyfim öyle istedi diye elinde kırbaçla dolaşan biri değilim dir. BDSM iki mum damlatıp beş kırbaç vurmakla işte Ben oldum diyenlerden hiç olmadım . aksine Bende sizin gibi bu tiplerden müzdaripim . kaba olacak belki ama yeni nesil arama motoruna bdsm yazdığı an BDsM yİ karşılarına çıkan kadını bağlayıp becermeyi işkence etmeyi matah bir seymiş gibi sergileyen videolarla tanıdı . buda hep Amerikanın bok yemesi (o ayrı bir konu:) gelelim Kadına Efendiliği atfetmelerine ERKEKlerin (köle vs ) ....ve kadınında bu ROLu yerine getirmesine ...şapkayı çıkartıp önümüze koyup düşünecek olursak eger . nasıl bu Efendiliği kadına erkek atfediyorsa !!*** aynısı erkek için de geçerli sizin köleniz size aşkla tutkuyla bağlı olmasa hadi sokaktan gecen bir adam hükmetmeye kalksın yada it desin yada orospu fahişe vs . eminimki o size boyun egen her dediğinizi kosulsuz yerine getiren tüm egolarından arınmış ruh ve beden nasıl bir dişi kaplana dönüşüyor . en başta dediğim gibi Kadına her şey yakışıyor KÖLelik bile .. çünki yalansızlar tümüyle teslim olup Efendilerinin mutluluğunu mutluluk sayarlar .. Erkekler böyle değildir . aslına bakarsanız ben bir erkeğin köle olabileceğine bile inanmam .. çünki ataerklikten gelen sen erkeksin ! sen kadınmısın ? sofra topluyorsun pijamanı katlıyorsun sen erkeksin otur sen erkeksin su getiremezsin gibi sevgili cici annelerden başlayan bir Efendi roluna bürünürler peki ya bu ne zman kadar ?? takiiii ömründen 20 yılını verip sözüm ona adam ettiğin adamın karşısına( biz annelerin tabiri ile) çıkar sidiklinin biri 20 saniyede aklını alana kadar !!!
3 Ocak 2012 01:27
xxxxxx dedi ki...
*Erkek efendi ve disi kole konusuna gelince işin rengi daha acımasız bir geceklige burunur.(katılıyorum )
** Disi koleler efendisiz yapamaz, yani tasmasını biraz gergin tutmasanız başka bir efendiye de aynı saygı ve teslimiyetle yaklasmaya hazırdır (katılmıyorum ) HİÇ BİR KADIN KÖLE ARZULAMADIĞI , RUHUYLA ADANMADIĞI ADAMA DEĞİL KÖLELİK YAPMAK SON NEFESİNDE BİR YUDUM SU BİLE VERMEZ! gibi bir genellemeye bile gitmeye cesaret edebilirim sanırım. Cok ucmus oldugumu bile bile....Abartı sayılmaz bu yorum.
Erkek köleye baktıgımızda sahibesinin biricik özel kişiliğinin dısına cıktıgında gayet de herkese horozlanabilen bir erkek cıkabilir karsımıza. (AYNEN DOGRU ) BUNA BİREBİR ŞAHİT OLDUĞUM BİR ÖRNEK . HİÇLİĞİ ÖĞRENİRKEN BEN BİR HİÇİM!! DERKEN HİÇ BEKEMEDİĞİ ANDA SEN NE ZAVALLI BİR ADAMSIN! LAFIMLA KAN BEYNİNE ÇIKIP ANLININ SAÇ BİTİMİNE KADAR KIZARAN ADAM TANIDIM BEN ...KÜÇÜCÜK BİR UYSALLIKLA YUMUŞAK DAVRANMAYLA GEVŞEYİP SİZİ SAHİPLENMEYE HATTA DAHA DA İLERİ GİDİP SAHİPLENİP HESAP SORMAYA KALKANI BİLE VAR ..BU SEBEPLE ERKETEN ASLINDA KABA OLACAK BİR B.K OLMAZ ... ONA VERDİĞİNİZ ROL NEYSE ONU OYNAMAKLA HÜKÜMLÜ BİR VARLIKTIR SADECE .. EFENDİNİZ OLMASINI İSTİYORSANIZ EFENDİNİZDİR , KÖLENİZ OLMAK İSTİYORSANIZDA ELİNE YÜZÜNE BULAŞTIRA BULAŞTIRA KÖLENİZDİRDE ...ÇÜNKİ ERKEK SADECE VE SADECE ZEVKLERİNİN KÖLESİDİR !! bu sebeple ayak fetishlerinin ben köleyim demesinden de belli değilmidir ? .. Kim görmüştür ? bir kadının sırf ayak yalayabilmek için aşağılanmayı bile göze aldığını yada bir bakış için otu ocagı yakıp evini terk ettiğini ? hayır ..hiç sanmıyorum bir kadın güvenmedği birine ne köle olur nede sahip erkek buna deger olmalıdır yaşanacak bir seyler varsa kayde deger .. ben bir köleye KÖPEK diye hitap etmem için o erkeğin köpek kadar degerli olması gerekir . diyor ve artık susuyorum . dünki yazmış olduğum yorum daha dogrusu ilk yazmış olduğum yorum bloga giriş yapmadığım için yayınlanmadı sonraki yazmam üstün körü ve tamamıyle espiri mahayetindeydi :) çünki bu soruyu benim kölem size sormuştu !!! bu sorunun cevabını defalarca konuşmuş olmamıza ragmen sevgilerimi sunuyorum .
(ileri gitmiş olabilirim Ben buyum dogrularımla hatalarımla , bana her dakika mıy mıy Emredersiniz diyen bir köle aramadım işte bu sebeple bu tarz soruları başka bir Efendiye gayet rahatlıkla sorup cevabını alabieceği dik duruşuyla özgür köleliğiye gözüme ilişen bir köleye sahip olmanın edasıyla yorumladım hepsi bu .. ..
3 Ocak 2012 01:28

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Efendim.Demek!

 Adını söylediklerinde kibarlık olsun diye söylediğin kelimeymiş gibi basit telafuz edilen bir kelime haline gelmiş malesef .. ..
veyahut telefona bakar gibi Efendiiim diye dillerde peleseng

 dogrumu peki?

Birine Efendim demek... Efendim diye hitap etmek.


 Tabiki bahsettiğim'' Efendim ''  kelimesi bir itaatkarın dilinden dökülüyorsa heleki ait olmadığı birine hitap şekli kibarlık yada adı herneyse alışkanlıkta olabilir bu böyle bir seyse dogru değil diye düşünüyorum .    


Facebook & twitter gibi sosyal bir agda  itaatkar ruhlu biri ait olmadığı lakin listesinde dahil oldugu her Hanımefendi'ye yada Beyefendi'ye kestirmeden adıyla hitap etmek yerine Efendim deyip geçiştirmesini biliyor . sözüm size ruhunda gerçekten ait olmayı bekleyen sahipsiz Ruhlar .


  AİT OLMADIĞINIZ HİÇ BİR KİMSEYE EFENDİM DİYE HİTAP ETMENİZ DOGRU DEĞİL .!

Bu demek değildir ki dogru direk ön adıyla hitap edeceksiniz . örnegin adı Mert olan bir master a Mert Bey demeniz yada adı Mine olan bir Kadın Efendi'ye Mine Hanım demeniz kafi gelecektir . bu hem nezaket kuralıdır hemde ait olmadığınız kişiye o kutsal kelimeyi telafuz ederek ucuzlatmamış olursunuz.

 Çünki Benim tarafımdan" Efendim" kelimesi çok özeldir ve her önüne gelen Efendi'ye de "EFENDİM" diye hitap edilmez.. sadece ait oldugun kişiye söylendiğinde anlam bulur .Ben nasıl sahip olduguma sadece Efendilik yapıyorsam ... sizlerde sadece ait olduklarınıza Efendim demeniz uygundur

... Bunları niyemi yazdım ?
  Blogumu, facebook profilinde ve simdi de twitter da paylaşıyorum ve listemde hala ait olmadan Efendim diye hitap edenler var ..burada ki yorumlarda da öyle  ve şu son dört yıldır Efendim kelimesi özeldir ait olmadan söylendiğinde ait oldugun zaman söylemenin bir anlamı olmayacağını söyleye söyleye  Allah deseydim kesin cennetlik olurdum ..  diye düşündüm de birden :))
 sevgilerle
not: Ben içimden geldiği gibi söyledim içinizden geldiği gibi işinize geleni alabilirsiniz :))




By Kadın Efendi

11 Haziran 2012 Pazartesi

Fetish Dürtüsünün Oluşumu .

Cinsel davranış sapması çocukluğa kadar uzanır!Fetişizm, bilinçdışı kaygıdan kaçınmak için cinsel dürtüleri uygun olmayan nesnelere aktarma çabasıdır. Bu tür cinsel davranış sapmalarının başlangıcı çocukluğa kadar uzanır.. 

Kadın ayağına karşı çocukluğumdan beri ilgim vardı. Ama artık sürekli yenileyen ve kriz gibi bir şey yaşıyorum.
Aklıma durup dururken kadın ayağı ile ilgili hayaller geliyor. Bu sorun yüzünden evlilik fikrinden kaçıyorum. Ahmet S./İstanbul 

Fetişizm, cansız bir nesne ya da bedenin bir bölgesinden tahrik olma ve cinsel doyuma ulaşmayı ifade eder. 
Ayak, çorap, ayakkabı, kalem, iç çamaşırı gibi nesneler fetiş nesnesi olabilir. Fetişizm, bilinçdışı kaygıdan kaçınmak için cinsel dürtüleri uygun olmayan nesnelere aktarma çabasıdır.

TEDAVİSİ MÜMKÜN
Kişinin cinsel kimliğinin oluşumunda ödipal dönem olarak adlanırılan 3-5 yaşları arasındaki anne-baba ile kurduğu ilişki esastır. Çocuk bu dönemde ortaya çıkan birtakım sorunları aşamazsa, orada takılıp kalır ve bu sorunlar ileride parafililer (cinsel davranış sapmaları) olarak karşımıza çıkabilir. Parafililer; genellikle tekrarlanan ve kişiye üzüntü veren özel cinsel fanteziler, yoğun cinsel dürtüler ve uygulamalar ile karakterize cinsel bozukluklardır. Cinsel terapi ile tedavisi vardır, rahat olun.


Fetişizm


İnsan doğasının ve değer yargılarının kabul ettiği cinsel uyarım ve cinsel objeler dışın da uyarılabilen insanlar vardır. Normal ve anormal davranışlar insanın yapısında birlikte bulunur. Olmayan bir şey hiçbir zaman ortaya çıkmaz. Toplumsal etmenler, kişinin yetiştiği aile ortamı, etkilendiği yaşam olayları insanın tercihlerini şekillendirir..
"Fetişizm ‘de bazılarının bir cinsel obje seçimindeki sapkınlığıdır; cinsel objenin (sevilenin)çoğunlukla cansız, bazen değersiz maddenin oluşturduğu durumdur.

Fetiş kişinin cinsel objesi; bir kadın iç çamaşırı, ayakkabısı, parfümü olabildiği gibi bir erkeğinde çorabı külotu, eldiveni olabilir. Her ne kadar fetişizm şimdilerde cansız cinsel objelerle sınırlandırılmışsa da bir insanın vücudunun bir kısmı da, örneğin meme, ayak, saç, ense, göbeği de fetişisti için cinsel uyarı ve tatmin aracı olabilmektedir.

"fetiche"kelimesi" büyüleyici anlamına gelen "fitico"dan alınmadır. Fetiş, aşk objesi sembolüdür. Bir çok kadın ve erkekte az çok bir "fetiş"e karşı ilgi vardır. Bunun normal cinsel yaşamı etkilememesi durumunda problem yoktur. Amerikan Psikiyatri Birliğinin "Parafililer" başlığı altında sınıflandırdığı fetişizm tanımı aşağıdaki gibidir.

Amerikan Psikiyatri Birliğine Göre
FETİŞİZM:

A) Dürtülerinin ya da davranışlarını yineleyici bir biçimde ortaya çıkması. En az 6 aylık süre boyunca, kişinin canlı olmayan nesneleri kullanmakla ilgili yoğun (örneği: ‘kadın iç çamaşırları) Cinsel yönden uyarıcı fantezilerinin cinsel dürtülerinin ya da davranışlarının yineleyici bir biçimde ortaya çıkması.

B) Bu fanteziler, cinsel dürtüler ya da davranışlar, klinik acıdan belirli bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanları da bozulmaya neden olur.

C) Bu fetiş nesneleri aykırı-giyimde kullanılan kadın giysileri(Travestilik fetişizmde olduğu gibi) ya da taktil genital uyarı sağlamak amacıyla tasarlanmış araçlarla (örneğin:bir vibratör) sınırlı değildir.
Yani kişinin fetişlerinin, onun aile toplum, mesleki ve hobisel alanlarını daraltmaması ve fonksiyonlarını bozmaması durumunda normal sınırlarda olduğu kabul edilir

Fetişizmde cinsel ilişki sevdalaşma, oynaşma için bir kişi söz konusu değildir. O kişiye ait bir obje önemli ve gereklidir bazen obje çalınır ve çalınırken de büyük bir şehvet duyulur. Bazen gazete haberlerinde kadın külotu çalan erkek haberlerine rastlarız. Bunların çoğu fetişist insanlardır...

Fetişist kişiliği bakımından zayıf, pasif, bağımlı ve sıkılgandır. İçe dönük ve fantastik bir dünyası vardır. Zaman zamanda öfke ve saldırganlık nöbetleri geçirirler. Öz saygısı, güveni düşük olduğundan, çevrenin kendisi hakkındaki düşüncelerini önemserler. Çok hassas ve kuşkucu olurlar.

Bu insanlar kadınlara karşı (Fetişistlerin çoğu erkekler arasından çıktığından..) naziktirler, onlar tarafından sevilir ve takdir edilirler, evlenme teklifleri alırlar, ona evlilikte normal bir cinsel yaşam başarısını göstermezler..

Gülünç olma, kendisiyle alay edilme şüphesini taşırlar, kaygılı ve ürkektirler, Bundan dolayı kendilerini güçsüz hissederler kadınlara karşı utangaç, çekingen olurlar. Oysa fiziksel açıdan hiçbir zayıflıkları yoktur.Temelde çocukluk yıllarında kendini diğer insanlardan aşağı görme kompleksi önemli rol oynar.


BURAYA KADAR ALINTI . KİM YAZMIŞ BİLMİYORUM . ALINTIYI YAPANDA ALINTI YAZMIŞ :) İLK ALAN BEN OLSAYDIM ŞU KİŞİDEN ALINTI DİYE NOT DÜŞERDİM NEYSE ...tabii bu sadece  ayak fetishzmi ile ilgili gibi olmuş ve en mantığıma yatan açıklamada bu yazıyı buldum (hoş çok araştımadım belki daha iyileri vardı )(mutlaka vardı ) neyse 


 gerçektende bu fetishliği, çocukluğuna kadar hatta çocukluktanda öteye gidip   genetik mi yoksa yaşanmışlıklardan mı geliyor bunun en dibindeki etkeni gerçekten bulabilirmiyiz?  bir araştıralım dedik .. :)) ama ne yaparsın işte bulaştık bir kere parmaklarımız döndüğünce yazacağız bir iki cümle :))  işin aslı bu yazıyı yazmamı isteyen kişiye sordum . dedim ki 

çocuğun fetişz dürtüsünün oluşumunu anlat  derken ... nereye kadar inmem gerek bunu bana biraz daha acarmıısn ?
yazmaya çalışıyorum da bir seyler
&&&&&
  kıçına yediği şaplakla aldığı ılk nefesten ibaret
itibaren
ben ;
haha ben kıcıma attığı şaplak yüzünden eline işemişimdir kesin   o doktor yada ebemi her ne haltsa

diye bir sohbetti aslında o konuşmayı burayamı alsam direk ... bekleyin bakim :)))

&&&&&
  valla bilemem doktora sormak lazım  yada eebeye kaldırsakmı mezardan  ne yaptı bu size ilk nefesinde diye bak işte o zaman blok yazın için kendini ssorgulamana gerek kalmazdı  
Ben
 kendimi sorgulamıyorum ki
 benim fetisşliğim meme 
 buda 
+++ teyze yüüznden 
biraz düşündüm 
 neden meme fetishiyim diye 
 hatta bugün +++ye sıcakta kıcımdan ter aka aka yürürken düşündüm 
 ve evreka buldum 
 orospu Kadın (öldüyse allah rahmet eylesin yinede)kendi meemeleri büyük diye benim memelerim gelişme çağında minnacık bir kahve fincanı kapatmasıyla olabilr diye düşündüm  Ben  hep kocaman memelere karşı bir zaafım  vardı  neden biraz daha büyük değil diye hayıflandım durdum 
ve nerde bir meme görsem 
   nem nem gözüme takılıyor 
 haa ikinci var sayım ise 
  . ben çiğ süt emmedim 
 bundan dolayısıylada meme emmedim  
sonradan emmek belki cazip gelmiş olabilir 

diye espirili bir sohbet yaptık .. hoş aslında belkide gerçeklik payı vardır ..  neden meme başka bir sey değil ?? 
düşündüm düşündüm düşündüm ...?? yok neden meme ?? bulamadım bu şaka yolu da olsa açıklamalar belkide en dogru olanlardı ...
 ben konuyu biraz basitleştireyim mi :)) en kolay en basit ve hatta en moda * olan fetishlik ''Ayak fetishliği''
 zaten en yukaraıda da adamcağızın biri itiraf eder gibi söylemiş çocukluğumdan beri vardı .. sanki hastalık gibi bahsetmiş ..hatırlayalım :)
Kadın ayağına karşı çocukluğumdan beri ilgim vardı. Ama artık sürekli yenileyen ve kriz gibi bir şey yaşıyorum.
Aklıma durup dururken kadın ayağı ile ilgili hayaller geliyor. Bu sorun yüzünden evlilik fikrinden kaçıyorum. Ahmet S./İstanbul 

 yahu kardeşim neden çocukluğundan beri var ?? suç kimde? anasında :)) niyemi ev gezmelerine götürüp ilgilenmeyip çocugu ortaya atarsa kadın henüz yürümeyi beceremeyen çocuk (bebek demek çok minik geldi)  bir elinde çay bardağı bir elinde pasta tabağı neresinle tutacak çocugu arada bir ayaklarıyla yönlendirerek :)) tabii ; çocukta  emeklerken göz hizasında görebildiği tek şey ayak . ojeli parmaklar terlik ayakkkabı nylon çorap vs. :)) ee haliyle dokunurken ayaga kalkmak için yardım alırken derken  ilk teması ayaklarla oluyor ..  işte böylelikle genlerden değil direk yaşanmışlığın verdiği  bir tecrübeyle elde ediliyor ...al sana bir ayak fetishi doguyor :))) 


 bir diğer  araştırmam da ise bu tarz  videoları izleyerek büyüyen bir nesil var acaba bu tarz videolarında bir etkisi varmıdır ki?



tabi bu işin şakası :))

 ama söyleyeceğim o ki herkesin  yani fetish olan bir kişinin mutlaka bir hikayesi vardır nasıl fetish oldum ? der gibi ; fetishlik sadece ayak meme vs gibi objelerle sınırlı değil çünki ... kimisi Komple insanın kendisine fetish ken kimisi canlı cansız objelere bile fetish olabiliyor .......
....

sizce?*

5 Haziran 2012 Salı

Zevklerinin Efendisi...


Bu gün bir değişik uyandım (amuda kalkmadım ) değişik dedim se günlerdir aklımı kurcalayan biri, bir konu vardı da... Beni, kendimi sorgulamama sebebiyet verdirecek kadar kafamı karıştıran konuyu bakalım toparlayıp sonunu Hanım gibi getirebilecekmiyim bilmiyorum  başlıyorum bakalım ...

Efendiliğin anlamı nedir ? ya köleliğin?
sadist olmak Efendi olmak için yeterli mi? yada  soft davranmak Efendilikten sayılmıyor mu? vayahut her mazosist duyguları olan kölemidir ?
birine hükmedebilmek Efendilik midir? yoksa birine boyun egmek midir kölelik?
Efendilik hakkında  bir sürü soru türetilebilir ... köleliğin hakkında da ..
peki kime denir Efendi? Ben Kadın Efendiyim , yada ben masterım demekle ne kadar Efendi olunur ? önce iğneden başlamalı .. bakalım acıtmıyorsa çuvaldızı sokarız bir başkasına ;

Herzaman hemen hemen her konusu açıldığında dilim döndüğünce söylemişimdir , Kendi söylediğin zaman değil  birinin ruhuna hükmedebildiğin zaman  Efendisindir  diye ... peki ruha gerçekten hükmedebilir mi insan ? ruh gözle görülür elle tutulur somut bir sey değildir ki ? Ben bedenden ziyade ruhu ezmeyi seviyorum diyorum .. nedir ruhu ezmek ?nasıl teslim alınır ? Efendi de köle de zevklerinin kölesi midir? yoksa  değilmidir ? sonuç olarak hükmeden de hükmedilen de en başından itibaren  zevk alan  kişi değil midir?..amaaaa!! ama !zevklerinin kölesi değil ZEVKLERİNİN EFENDİSİ olabilmektir asl olan öyle değil mi sizce de? ..yeter ki egolarının esiri olmadan nerede ve ne kadar nasıl davranacağının dozunu ayarlayabilmektir  bu cümlenin akabinde hemen şöyle bir soru gelebilir..
peki köle zevklerinin efendisi olabilir mi?
 köle ne kadar köledir ? her emir verenin acı çektirenin aşağılayanın   boynuna takabileceği tasması olanın vs  tüm bunları yapabiliyor diye koşa koşa giden olmak mıdır  kölelik? kölenin zevkleri yokmudur ? yoksa kölesi olmak istediği kişiyi seçebilme zevkine sahip olacak kadar zevklerinin efendisimidir oda?  nedir bu zevk ? arzuların kölesi olmak ,,,....?*

  huhhh!!
(kahve molası ) kusura bakmayın son günlerde fazla dagınığım .. ha dağınık dedimse pasaklılık gelmesin aklınıza ruhumda beynimde yaşıyorum bu dağınıklılığı  diğer götü ensesinde dolaşan Efendiler gibi Ben ağlamam Ben yemem Ben içmem Ben güçlüyüm Ben hükmederim Bana bir sey olmaz Ben insan değil Ben tanrıyım diyen siktiri boktan  gerçek birköpeğin  karşısında götü üç bucuk atan ama köpeklerim var diye cırt cırt hava atanlardan değilim ( puhh yine kahve molası arasında soktum lafı yine :)) seviyorum bu çaktırmadan çakmalarımı .... neyse gelirim birazdan su kaynadı .. 

kısa ve öz ...
Efendinin zevki nedir ? 
Domine etmek ...
kölenin zevki nedir ? 
Domine edilmek ....
 al gülüm ver gülüm hesabı  :)) kısaca her iki tarafta kullanlan araç gibi görünüyor  burada   ... köle domine edilmek için Efendiyi kullanır emir alır aldığı emri yerine getirir itaat eder...  peki şimdi köle Efendiye mi köle ?? yoksa emir almaya mı ?.. (nasıl kafa karıştırıyorum ama ) bir mazosist kendi kendinin canını yakamaz mı?  bence yakar :) al iki mandal sıkıştır memeleri .. birde anal plug sok götüne .. al sana işkence hımm iki damla mumuda damlatmayı unutma .... peki bumudur kölelik bumudur biat etmek bumudur ruhu acıtmak ? bu sadece ve sadece  bedene  kendi kendine haz vermeyi becerebilmekten öte bir sey değildir . Efendiye bile gerek yoktur ?*  Ben kendi kendini kırbaçlayanı gördüm ... nelere şahit oldum .. puuahhh!. anlatmaya kalksam  ucu sonu gelmez !....


Şuan sadece şarkının adına baktım mp de çalan sırasıyla çalıyor özellikle denk getirilmiş bir sarkı değil) gecenlerde indirdim albümü Ahmet Enes'in ...şarkıda değil aslında şuan çalan bir şiir Mutluluğa beş kala ...ve bitti :) şimdi çalan Benim Hikayem ... neyse ...anlıyacağınız yazımı kahvem ve enes eşliğinde yudum yudum nefes nefes yazıyorum ...
  
  uuuuuuw yine dağıttım konuyu  farkındayım ... ama başta dedim arkadaş dagınığım bu günlerde diye ;) 

söyle bi return yapalım :))) konuyu yakalarım Ben hemencik ..ama şu şarkı bitsin be arkadaş :)))  kıpır kıpır oldu içim yine ...  ne mi çalıyor ?* tabiğkide deli kız  ;) başlangıç müziği alıyor Beni götürüyor geri getirmiyor ....
ve bir nefes daha çekiyorum şarkıdan   ve nakaratı mırıldanıyorum .'' Ben giderim yoluma hayalime  umudum çok yine yeni günlere ....oooooooff.... 

neyse ... nerde kalmıştık ?  ahh evet !

Zevklerin paylaşımı gibi her iki taraf sırf zevklerinin tatmini için bir birlerini kullandıkları araç olarak görmekten vaz geçip gerçekten de köle yada Efendi olabilir mi?  bir Efendi sadist duygularına esir olmadan sınırlarını aşmadan nerede duracağını bilerekten davranışlarını kontrol altına alabiliyorsa  mı Efendidir ?  yada bir köle ... farklı iki kutup gibi görünsede  her iki taraf ta  büyük farklılıklar yoktur aslında ...yeter ki ne oldugunu bilip ona göre davranabilsin insan ...




Benim köle tarifim ;  zevklerine göre köle olan değil her türlü her halinden arınmış olmak ve teslim olmaktır , her canının istediğinde bdsm si gelen inek gibi değil de sürekli daima bedeninle olmadığı zamanlar da Ruhuyla biat edebilmektir .. 


eger bunları yapabilyorsa kişi gerçekten köledir  benim gözümde gerçekten ruhuna hükmedilmesine ses çıkartmadan boyun eğmektir ...
 gelelim Efendiliğe .... buda ayrı bir hikaye ...


ama bildiğim bir sey varsa şuan Benim yaptığım değil Efendilik ... sürünün içinde dahil olmayı hiç bir zaman kabul etmedim etmeyeceğim . bunları yapmadığım için Bana Efendi denmiyorsa evet Efendi değilim ... çünki yukarıda da dediğim gibi


 Kendin söylediğin zaman değil , Birinin ruhuna gerçekten hükmedebildiğin zaman Efendisindir ! ve ruhuyla kalbiyle beyniyle ve en son bedeniyle  biat edeni bulana kadar Ben Efendi değilim ! 
 sadece Ne oldugunu bilen Biriyim hepsi bu ! 






 sevgimle ...









21 Mayıs 2012 Pazartesi

Gİtmek gerek Bazen !!






Gönderilmeyi beklemeden ....
Kendiliğinden gitmesini seyretmek istemiyorsan ...

Göndermesini bileceksin zamanı geldiğinde ,


..........................!

17 Mayıs 2012 Perşembe

B.D.S.M.cilik oynayanlara ;)

Allahım yarabbim  köle (itaatkar) yaşının küçüldüğü bu dönemlerde Sahip ve Sahibeciklerinde yaşı bi hayli düştü .. Facebook gibi sosyal bir sohbet sitesinde canı sıkılan heyecan arayan vakit geçirmek isteyen herkes için en uygun yer olması artık kaçınılmaz olmuş . daha önce(2009 senesinden önce ) netlog adlı bir sohbet sitesinde paylaşımlar yapıp kafama göre aklımın yattığıyla sohbet ederek sonrasında gamyun veyahud  mynet te tavla oynayarak sonraki kalan vaktini pc bakım ve onarım ile geçiren biri olarak facebooka üye olduğum sene (2009)  ilgi alanını BDSM , Sadizm &Mazosizm  diye yazmamla karşıma onlarca sayfanın çıkmasıyla ilk şoku atlattıktan sonra (çünki güleceksiniz biliyorum ama Ben hiç yalan atmadığım için Bu hususta benimle dalga geçecek olmanız bile umrumda olmayıp tüm samimiyetimle yazıyorum .) camiada artık yüz göstermenin zamanı geldi   dedim  (boy göstermeye gerek yok  denizde değiliz;)

Ben sanıyordum ki Türkiye'de  toplasan bir elin on parmagını geçmeyiz  BDSM ile ilgilenelerin bu kadar çok olduğu!!!! (dogruluk payı ne kadar bilinmezlikte hala ):)))hiç bir fikrim yoktu . bundan dört sene  önce ne  kadarda çokmuşuz derken bu sene artık çok demek az kalacağı için .. biraz eglence katmak amaçlı yazıyorum .  bakın şimdi kızın yaşı on altı . okulda cep telefonunla çoraplı spor ayakkablı fotografını çekmiş profiline  koymuş Sahibe x adınıda almış gelsin beleş konturler gitsin küfürler ohhhh eglence :)) içerde annesi seslenir kızım dersini yaptın mı tamam anneeee!! öff annee bi dakkaaaa yaaa !!! ve listesinde onlarca abaza hoş Benim listemdeki bir kaç salakta eklemiş yahu yaşı 16 adam gelmişin  50 ye torunun yaşında eklemişin  niye ayak var :))diye hay senin zihniyetini s...yim emi  .




 bunu gecelim .  şimdi ki çocugun yaşı ise19  buda erkek versiyonu almış eli götünde  foto(bu götünde olan elinde kırbaç tutan bir genel foto olması şart :). olmuş Sahip  sonrasında yazmış nerde benim köpeklerim .. ayrıca kendi reklamını yapmak amaçlı ben daha bir tane gerçekten dişisine rastlayamamışken facede (bir kaç  gerçek kişi hariç bir kaç dediğim benimde tam üç kişi dört yıldır tam üç kişi gerçek dişi itaatkar ile tanıştım ) diyeyimde yanlış anlaşılmasın ). raslamamışken listesinde dişi köpekler dolu . muhtemelen kendinin açtığı diger profilleriyle kendini öven Sahibim Efendim cümleleriyle dolu


 ya  var ya alacaksın bunları toplıyacaksın bir yere oynayın lan diyeceksin .. oynayın bakalım nasıl ne yapıyorsunuz  BDsM den ne kadar anlıyorsunuz ...?


sonra az götleri şıkıştığında ağlaya ağlaya koşsunlar anneeee!!! işte bu vurdu bana !!!... bana it dedi köpek dedi ..  yala dedi ühüüüüüüv :)))

 ya Ben çok geriyim ya şimdikiler  çok ileride ... yetişemiyorum zamanın  geçlerine ,çağın genç ruhlarına ...

eee tabi on altılı yaşlarda bırak interneti .  bayramdan bayrama atılan kartpostal ve ayda yılda yazılan mektuplarla haberleşiyorduk uzaktaki hısım ve akrabalarla . ha şimdi cevirmeli telefonları da gördük diyeceğim  iyice fosil diyeceksiniz o kadar abartmayayım tamam onlarda Benim çocukluğumdaydı zaten  :P  cep telefonun bile surda 20 yıllık bir mazisi var . adı cep telefonuydu  haa kamyon takozu gibi bir seydi telefondan uzun anteni  vardı  bildiğin ev telefonun kablosuz hali .hehe . şimdilerde ise cep dedin  mi
 parnak kadar telefon çıkıyor  ceplerinden  neyse ...  diyeceğim aslında şu ki ...

Ne olur gençler yapmayın etmeyin canınız sıkılıyorsa gidin başka bir eglence sekli bulun kendinize ... ne kendinizi kandırın nede bunu gerçekten içinde hissedenlerin önünü kapatın ! .


  Tamam gençlerin önünü açmak lazım , arkamızda bayrağı teslim edeceğimiz öyle kaliteler var ki şimdilerde henüz çekirgeler :)) ama artık iyicede bokunu çıkarmayın be çocum !! BDsM kim siz kim içi daralan solugu burda alıyor ... gidin kumdan kaleler yapın şatonuzun sahibi olun sevgili yapın . gizlice elele tutuşun öpüşün ama daha fazla ileri gitmeyin ...

Charles Bukowski'nin dediği gibi ; 
Bir Sürü Delikanlıya(geçlere) Dostça Öğütler

tibet'e git
deveye bin
incili oku
ayakkabılarını maviye boya
sakal bırak
kağıttan bir kanoyla dolaş dünyayı
the saturday evening post'a abone ol
çiğnerken sadece sol tarafını kullan ağzının
tek bacaklı bi kadınla evlen
ve düz bir usturayla traş ol
ve kadının koluna adını kazı
benzinle fırçala dişlerini
bütün gün uyu ve gece ağaçlara tırman
keşiş ol
viski ile bira iç
kafanı suyun altında tut
ve keman çal
pembe mum ışığında göbek at
************************köpeğini öldür (brasını çıkartmak lazım )
belediye başkanlığına aday ol
bir varilin içinde yaşa
baltayla kafanı yar
yağmurda lale ek
AMA ŞİİR YAZMA! burasınıda şöyLE oku 

AMA SAHTEKARCA SAHİPLİK YAPMA!



 ve  artık  Ben inanamıyorum  bunu Türkiye'de ticaret sekterü hariç yaşamanın  hertürlü mümkün olabileceğine .....


yine  sevgilerimle ..