20 Mart 2012 Salı

Bilinç Altı Mesajları



Yıl bilmem kaç? ilk okul çağlarındaydım henüz ,kendimi tanımaya bile başlamamışken şimdi şimdi
gülümseyerek düşündükçe.... sanırım çocukluğumda başlamıştı  dominantlık  ..wauuww!! nedense hemcinslerimle hiç anlaşamazdım bana öyle saçma ve yavan gelirdiki kızsal hareketleri iki tutam saçlarını itina ile kocaman kordelalarla toplamalarından tutun her şeyi mız mızlanarak istemelerine kadar ...yada erkek arkadaşlarımızın karşılarında sağa sola salla sallana bir seyler anlatma çabaları gerçektende komik geliyordu bana ..
hoş erkeklerle de anlaştığım söylenemezdi pek
( simdi içinizden geçenleri tahmin edebiliyorum peki sen kimlerle anlaşıyordun travestilerle mi diye )..hahahah tabiki de hayır . hoş o yaşlarda ne demek olduğunu bilseydim kesin onlarlada anlaşamazdım ya neyse .
Ben bir tek kendimi tanıyordum bir tek kendimle anlaşabiliyordum bir tek kendim beni anlıyordu .. tüm düşüncelerimi hayallerimi bir tek kendimle paylaşıyordum  sonrasında evin terasında beslediğimiz babamın av merakı yüzünden  uzun bacaklı uzun kulaklı dostum diye adlandırdığım av köpeği Doly olmuştu .
hayvanlara olan merakım yüzünden evi kendimce hayvanat bahçesine çevirmeye pek bir meraklıydım sokakta bulduğum dört ayaklı ne varsa eve getiriyordum . hiç unutmam bir kediyi tam üç ay ev ahalisinden gizli odamda beslemiştim . taki odamdan çıktığım an  arkamdan miyavlayıp beni ispiyonlayana kadar :) şerefsiz :) o yüzden köpekleri daha çok seviyordum . ama her köpeğide alamazdım eve ...
 hey bir dk . nerden geldik ki bu hayvanseverliğime ben ne güzel oturmuş ilk okuldaki yaşadığım  ozmanların hırçın kızı 'Ben'i anlatıyordum ne güzel ...

mmm . konuyu toparlamam lazım bir fincan kahve molası ..
 malum yazıyı taslaklara kayıt edip sonrasında süsleyerek yayınlamak alışkanlığım dışı bir sey . doğaçlama devrik cümlelerimle sizlere Beni anlatmak daha hoşuma gidiyor sanırım . hayatımıda böyle yaşıyorum ben ertelemeden olduğu gibi anı yaşayarak belli bir seyleri sonrada yaşarım diye kaldırmıyorum kayıt etmiyorum . hatalarımla dogrularımla ve ''iyiki'' lerimle yaşamak ..
. su kaynadı ...

''Keşke'lerimde olmuyor değil heleki son zamanlarda çok sık söyler oldum bu sözü ...
Bak yine dağıldı konu ...ne anlatıyordum ben ? ah evet ilk okul yıllarımda başlamıştı bu dominantlık hemcinslerimi sevmediğimi ...erkeklerle de anlaşamadığımı... bla bla bla ...  ilk tecrübem savunmasız haldeyken tokat atmanın çok yanlış bir hareket olduğuydu . teneffüsteydik o yılların tabiriyle 'yakalamaca' oynuyorduk .. laf aramızda hızlı koşarım .. ama malesef benden daha hızlı koşan mahallenin en hoyrat çocuğu olan A. benden daha hızlı koşuyordu ... ve okulun arka bahçesinde beni yakaladı .. yakalamak az kalır ebelediği halde birde kaçmayayayım diye arkamdan sımsıkı kollarını sarıp mengene gibi sıkıp havaya kaldırınca  ... senmisin beni kaldıran !!!.. beni nasıl bir erkek kucaklar öfkesiyle o an nasıl dönüp yüzüne beş kardeşi yapıştırdığımı göt üstü yere oturunca anlamıştım . demekki refleks icabı da olsa kontrolü olmalıydı insan .. ben popomun acısını unutmuştum ama sevgili A. ders boyu yanağında beş parmak iziyle oturmak zorunda kalmıştı . ara ara arkama dönüp ona bakıyordum ve hep göz göze geliyorduk . o yüzüne bir kızdan yediği tokadın acısını bir ders sonrasında çıkartmak için  intikam ateşiyle tutuşurken ,bense ohh elime sağlık bir daha kucaklarsan daha fenasını yaparım edasıyla burnum havada sırıtıyordum ...ama bunun tekrarı olmamıştı tabikii. çünki aynı mahallenin çocuğuyduk okul çıkışı beraber eve dönmek zorunluluğumuz vardı . Annelerimiz bu günün lafıyla kankilerdi  . aynı mahallede oturmak, aynı okula gitmek ,aynı sınıfta olmak yetmiyormuş gibi birde öğretmenimiz bizi aynı sıraya koymuştu bir kaç gün sonrasında . çünki her ikimizde çok pis diş bilemiştik o kucakla ve yapıştır (kopyala yapıştır gibi oldu :)) ) olayından sonra ... artık sırada rahat değildik ikimizde ..sözüm ona öpüşün barışın kuralı ters tepmişti . orta okulda neredeyse erkeğin kucağına oturacak kızlar o zamanlar nedense düşman belliyordu karşı cinsi .tabi Bende öyleydim ;) ve  hemen kuralımı koydum  sıraya kurşun kalemle çizgimi çekmiştim bile . burdan öteye gecmek yasak! ne defterin ne silgin ne kolun ne kendin !! sözümü dinlemesi hoşuma gidiyordu . oysa benden uzundu ayaga kalktığında alnım  neredeyse çenesine geliyordu . kafamı yukarı kaldırıp ona sert bakmak dediklerimi yaptırmak arada bir acıyıp gerçektende kardeş gibi geçinmek ayrı bir keyifti ..her dakika kavga eden bir tip yada her an sert mizaçlı biri değildim nadirende olsa A. ile çok eglenceli vakitlerde geçirebiliyordum .

yine bir gün...

Okul çıkışı ev yolunu uzatmaya kara vermiştik , ne olduysa bir an kendimizi deniz kenarında paçalarımızı sıyırmış dizlerimize kadar suyun içinde bulduk .Ben  kıyıya vuran deniz analarını elime alıp mıncıklayıp sonrasında parmaklarımın arasından onlardan  arta kalanları büyük bir keyf alarak oynamayı yeğlemişken . A. ise küçük bir yengeci sopanın ucuyla denizin dışına karaya çıkartmaya çalışıyordu .. bir an gözüm onun yaptıklarına takılmıştı , elimi daldırıp yengeci suyun içinden çıkartım . (ortasından tutarsanız kıskaçları bir işe yaramaz )Benim bu korkusuzca yengeci elime almam onun gözünde beni kahraman yapmıştı .. zavallı aptal aslında yengeç benden bende ondan korkuyordum bunu bilmiyordu ..deli cesareti belkide bir erkeğin yanında hiç bir seyden korkmadığımı  ispatlama mı yoksa sonrasında yengece yaptığım gibi sana da bunları yaparım mesajımıydı bende bilmiyorum .. zavallı yengeç; sırf A. korkup sopayla oynaştığı yengecin akibeti görsün diye ... yengeç  sadece bir kabuktan ibaret kalmıştı tek tek bacaklarını kopartıp ona dogru atmıştım .. (pişmanım affet beni küçük yengeç) güyya hayvanları çok seviyordum ama demekki hepsini değil :)

 Bu çocukluğumda masumane sayılan,  anılardan sadece biriydi bilinç altı mesajlarım büyüdüğüm zaman ne olacağımın  çizgisini çoktan çizmişmiydi ? .acı ile zevkin birleştiği küçümseme ile alınan keyfin verdiği lezzeti ilk okul çağlarında tatmaya başlamıştım yavaş yavaş .ama henüz ne olduğumu yada ne olacağımı ben bile bilmiyordum ...



yukarıda koymuş olduğum müziği dinlerken
 Kendimce bir Çöl Gül'ünün bütün hayalleri mantığının içinde hareket ediyor 
 ve 
Hiç bir seyin göründüğü gibi olmadığını fark ediyordum ...
By Kadın Efendi  

2 yorum:

  1. Oyyy oyyy oyyy.. Bak ben neler keşfettimm.

    Küçük Mine daha o yaşlarında;
    1) Hiperaljezi öğrenmiş bunu BDSM de acı eşiği nasıl yükseltilir de kullanmış sonradan :)
    2) Cinsiyetin kimlik bilincini kavramış (Kölenin cinsiyeti olmaz demiş sonradan)
    3) Kurallarını kabul ettirmek

    gibi temel kurallar :)

    Muahhhh

    YanıtlaSil