10 Nisan 2012 Salı

B.D.S.M.ile ilk tanışma ve Kendimi Keşfim ..

Selam BDSM Ben Geliyorum Bekle ....
evet ... yıl 1988 mart ayıydı sanırım bir aylık yurt dışı seyahatimde bir çok şeyin ilki yaşıyacağımın bilincinde bile değilken ...Ve  akraba ziyaretinin sonrasında Beni bu günlere getireceğini bilmeden günlerle gecen bir ay ...Fazla detaya girmeden nasıl anlatabilirim bilmiyorum .. ama deneyeceğim karar verdim :)
 malum biz Türk Milletini o dediğim yıllarda hep tabir yerindeyse üç etekli basit ucuz her zman tatil amaçlı gelip sonrasında oraya yerleşen tip olarak tanıyorlardı (yada bulunduğum çevredeki insalnların Hollandalıdan çok Türklerin olması onlara bunu düşündürüyordu bilemem ) . Bir akşam gitmiş olduğumuz bir disko&barda masada tabir yerindeyse mal mal oturup dans edenlere bakıyordum .bir yandan rose şarabı (ilk alkollü içkimdir kendileri) yudumlarken bir yandanda da oturduğum yerden müziğin ritmi ile bir oyana bir bu yana sallanıyordum .. o sırada masama gelen manyak zibidi kılıklı bir hollandalı gencin burada  ne yaptığımı sorana kadar .ne dediğini anlamadım o panikle a...ma el sallayıp yanıma gelmesini istedim .. bir kaç dakika bana baka baka konuşup gülüştükten sonra A... tercümanlığını yapmaya başladı..


 Benim buraya Turist olarak geldiğime , hatta on yıl sonra ilk defa geldiğime .. hepsini bırakın Türk Olduğuma inanmadığını söylemiş .. a....ma... ab...da gayet ciddi ciddi a...ın daveti üzerine ve gerçektende bir aylığına Turist olarak geldiğime ve halis muhlis Türk kıızı olduğuma ikna etmiş olmalı ki gece boyunca götümün dibinden ayrılmadı salak .İlk defa bu kadar güzel bir Türk kız görüyormuş (bende yedim ). tüm gece hayran hayran bakıp yudumladığı birasını iki de bir benim narin şarap kadehime tokuşturup durdu ...o gece baya aşırı içmiştim hala hatırlıyorum . tam sekiz kadeh evet küçük kadehti ama hayatımın ilk uzun alkollü gecesiydi  sıkılmıştım bu gereksiz aşırı  ilgisinden en kibar bir sırıtış takınıp bar taburesinden indim (yada düştüm aman ne bilim bir sekilde indim işte) :D.. ve kollu canavarlar denilen kumar makinasının taburesinde giittiğimi ve üzerine zorla tırmanıp güç bela oturduğumu hatırlıyorum evet üzerinde gerçektende zor  duruyordum .. hatırlamıyorum o zamanın kaç parasını attığımı . ama dönüp dönüp üç kirazı bulduğumda 100 Guldenin şıkır iıkır kasanın boşluğuna düştüğünü gün gibi hatırlıyorum . wuuuuuuuuuu :)) o yılın iyi parası heleki benim gibi henüz itliğin peşinde olmayan bir genç kız için bir sürü kıyafet hatıra hediye alma parasını beleşe getirmiştim .. ama ne olduysa bir an başımda bir sürü insan doluştu yiğitlik yapıp barın tamamına bira ve sarap ısmalamıştım allahtan küçük bir disko&bardı Zwolle 'de toplasan 15 ..20 kişi yoktu çoğu dans ediyordu

..sonrasında oradan çıkıp sehir dışında (hangi sehir adı aklımda yok ) fetish bir bara gittik ... ilk gördüğüm ilk tanıştığım ... BDSM buydu belkide ...... .. sahnede üç dört tane kadın ve boynunda tasmayla sahneye getirilen yarı çıplak (ozaman  itiraf etmek ayıp olan ama şimdi gayet gönül rahatlığıyla soyleyebileceğim ) çok karizmatik hoş ve sexi bir adam yerden bir metre yüksekteki platformda öncesinde bir seref turu attırdıktan sonra gösterilerine başamışlardı .. hay bin kunduz böyle bir bara yanında abisiylemi gelir insan Amsterdam da da böyle olmamışmıydı .. bir cadde var adını şimdi hatırlamıyorum ama vitrinde çıplak kadınların öpücük attığı :)) ve benim de başımın yerdeki taşları sayarak hızl geçtiğim cadde .. hahahah hakkikatten ya o yaşlarda çok mutahassıp bişeymişim yazdıkça aklıma geliyor da ...sonrasında gittiğimden biliyorum :)) o yaşlarda ilk tecrube ;kural bir kardeşinde olsa yanında abiyi götürmek yok bir daha :))










neyse bara geri dönelim ...tahmini bir saate yakın gösteri sonrası (sanki tüm o eziyetleri*adama yapan onlar değilmiş gibi öpüşüp selam verdikten sonra bar kısmında aynı masaya oturup kahkahalar eşliğinde ki sohbetlerine ağzım açık baka kalmıştım .. neydi bu yaptıkları şimdi ??? adamı kırbaçladılar canını yaktılar  bir güzel düzdüler  kanattılar .. sonraa .... evet sonrasında .. aynı masada hiç bir sey olmamış gibi oturup gayet medeni bir sekilde sohbet edip gecenin akışına yön verdiler ... yahu az önce bu adamı köpekten beter etmişlerdi ... (cahillik işte )



ve sonrasında Türkiye'ye döndüğümün hemen sonrası olmasa da belli bir zaman sonra tamamen aklımdan çıkan bu fetish yada bdsm adı o günün herneyse.. Çünki simdiki gençler gibi değildi imkanlarımız ne cep telefonu vardı daha nede evde internet nereden bakıpta okuyacakta ögrenecektim .. aradan yıllar geçmişti ... evimde internet vardı artık ve bu aklıma takılan olayı araştırmaya başlamıştım . gerçekten neydi bu yapılanlar neden bana bu kadar zevk vermişti seyretmesi bile bir an o kadınların yerine koyup kendimi bir adamın canını bu kadarda yakmak ve sonrasında hiç bir sey yapmamış gibi bir arada sohbet edip oturup eglenebilmek gerçektende zevkliydi ...... sadece araştırıyor , seyrediyor ,okuyor ve yine okuyordum ... yıllarca adımın Kadın Efendi olduğunu bilmeden yaşadığım dönemlerdi işte ......












6 yorum:

  1. Dürtülerimizin keşfi hepimiz için heyecan verici ve unutulmaz bir deneyimdir.

    Bu dürtü önce garipseme sonra mücadele ve sonra ise kabullenme ile son bulur genelde...

    Fetiş ve bdsm ye bulaşmış daha doğrusu kendini kurtaramamış her kime sorarsanız sorun; işin başında dünyada sadece kendisinin bu şekilde arzular taşıdığına inandığını söyleyecektir.

    Mistress olduğunu bilmeden gezen mistressler, köle olmadğını bilmeden yaşayan köleler...

    Gerçi bu kadar imkan olmasına karşın halen kendisini keşfedememiş kişiler var ki bu da cesaretsizliktendir diye düşünüyorum.

    Köle olmak ile köle eğilimli olmak, fetiş olmak ile fetiş eğilimli olmak arasındaki farkları kimimiz biliyor, kimimiz ise en fetişist yada köle benim mertebesinden gıdım aşşağı satmıyor kendini.

    Değerli bir arkadaşımız köle kaçırmakla övünüyordu. "En köle ben olurum, beni köleniz edin "diye yalvaran sabibe yüzü görmemiş gariplere söyledikleri pembe yalanın hesabını fena soruyordu. Tezatı ortaya çıkarmanın keyfi midir yoksa haklı çıkarmanın keyfi mi mutluydu baya ...

    Yazık, kapı dururken pencereden sıvışan kölemsi arkadaşların durumunu düşündüğümde da güleyim mi ağlayayım mı bilememiştim. Herkes şanslı tanışmıyor bdsm ile...

    Aşk bu mu, sevda bu mu, hayaaaaaat bu muuuu....

    :)

    Evet. Bu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. en başta ohhhh be demek istiyorum .. neden ? hemen açıklıyayım ; öncelikle yazmış oldugum her ne olursa olsun okunduguna dair bir iz, bir belge olması bana mutluluk veriyor . her şekilde iyi yada kötü yapılan yorumlar blogumun gerçektende okunduğu hissini veriyor bana . ve buda beni çok ama çok mutlu ediyor .. çok teşekkür ederim .. yorum için .. insan yazdıkça yazmak (kimilerine göre de)saçmaladıkça saçmalamak istiyor:)))

      Sil
  2. Şimdi ilk yorum çok güzel yazıldığı için buraya fikirlerimi gergin yazıyorum. Hani aklımdan şey geçiyor.. Şey işte..:)

    Kendi deneyimim bariz bir şekilde seninkinden çok farklıydı. Ama depresif, helezonların içinde kavrulan bir yaşantım vardı. Sonra biri çıktı karşıma "Bak dedi sen busun!" Yuh dedim bu böyle mi söylenir.

    Evet hazmetmek ve bunu anlamak hele de o ilk deneyim çok farklı. Sanırım kişiliğimiz nasılsa o ilk deneyimide o şekilde yaşıyoruz. Buna şans demiyorum ben. Öyle olması gerektiği için öyle yaşıyoruz o deneyimi. Seni sen yapan, bizi biz yapan, hayatımızda karşımıza çıkan fırsatlar! veya bizim görebildiğimiz fırsatlar.

    Eline sağlık yine çok, böle ustuplu olmuş. Gülümseyerek okudum bunu da :)

    Muahh

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ediyorum samimi ve icten yorumun icin.

      Sil
  3. Yillar önce yazılmış.Harika ve samimi bir üslup..Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  4. Güzel bir anı.

    YanıtlaSil