Tüm yaşananların ardından bir yıl geçmiş, her iki olayda açılan dosyalar delil yetersizliğinden kapanmıştı ve yine bahar gelmişti.
1 yıl önce.
Özlem tüm planlarını kafasında tasarlarken artık yepyeni bir hayatın kendini bekledigini biliyordu. O yuzden kahvaltısını yaptirdiktan sonra kuaförünü aramış güzel bir imaj degistirmek istedigini bu yüzden erken bir saate kendisiyle ilgilenmesi icin randevu almıştı.
Saat 11 gibi evden çıkıp kuaförüne gitti saçlarını kestirmek ve rengini degistirmek istedigini soylediginde ; kuaförü saskinlikla
-sen ve kizildan vazgecmek dogru mu duydum acaba? diye espri yapmıştı. Ozlem kesin bir ses tonuyla sadece ,
-Evet demekle yetinmisti.çünkü kızıl kontes intikamini almışti aynaya her baktiginda Can'ın kendisine taktigi bu gereksiz ve sacma sifati hatirlamak istemiyordu. Kuaförü " evet " diye net cevap alinca, bunun biraz zaman alacagini şayet saclarinin yipranmasini istemiyorsa önce boyayi akitmayi ve istediği rengi elde edene kadar 15 en fazla 20 gün arayla saçlarının yeniden boyanmasinin gerektigini soylemisti.O zaman saçlarını kestirmesine de gerek kalmayabilirdi. Kuaförün koltuğuna otururken -nasıl yaparsin nasıl becerirsin bilmiyorum ama saç rengimi degistirmeni istiyorum 15- 20 günde bir gelmek benim için sorun olmaz. Ben gelirim.
Diye eklenmişti.
Aradan bir kaç ay geçmiş, Yüzüne keskinlik ,sert bir imaj görüntüsü veren kızıl saçlarından eser kalmamışti yeni saçının rengi tam istedigi gibi olmuştu.
Gözlerinin koyu yeşili ile güneş gibi parlayan sarı saclariyla yepyeni bir Özlem olup çıkmıştı.
Bu sirada, Sirkette de işler gittikçe zorlaşıyor, son zamanlarda ozellikle hep sıkıntılı musterileri oluyordu. Yeri geldiginde musteri memnuniyetini esas alarak ekibiyle birlikte sirkette sabahladiklari bile olmustu. Bu yuzden çok yoruluyordu ve tum yorgunlugunu ofisboyundan ve calisanlardan cikartmaya gün geçtikçe agresiflesmeye baslamisti.
Severek yaptığı hatta tabiri yerindeyse tırnakları ile kaziyarak geldigi Sirket ortakligindan bile vazgeçip Emlak işine girmeyi bile düşünmüyor degildi. Ara ara hayalini bile kuruyordu. Farkli farkli semtlerde bir sürü boş evin ,villanin hatta eski binalarin anahtarina sahip olma fikri cesit çeşit fantastik hikayelerinin oyun alanları olacakti. Bu ona cok cazip gelsede Emlakçılik hakkında en ufak bir bilgi ve tecrübesi yoktu o yüzden küçük bir büro açmak yerine homeofis gibi kullanacağı küçük bir daire satın almak düşüncesiyle , aylar aylari kovaliyor ve geçmiş yılın izleri yavaş yavaş siliniyordu.
1 yıl önce.
Özlem tüm planlarını kafasında tasarlarken artık yepyeni bir hayatın kendini bekledigini biliyordu. O yuzden kahvaltısını yaptirdiktan sonra kuaförünü aramış güzel bir imaj degistirmek istedigini bu yüzden erken bir saate kendisiyle ilgilenmesi icin randevu almıştı.
Saat 11 gibi evden çıkıp kuaförüne gitti saçlarını kestirmek ve rengini degistirmek istedigini soylediginde ; kuaförü saskinlikla
-sen ve kizildan vazgecmek dogru mu duydum acaba? diye espri yapmıştı. Ozlem kesin bir ses tonuyla sadece ,
-Evet demekle yetinmisti.çünkü kızıl kontes intikamini almışti aynaya her baktiginda Can'ın kendisine taktigi bu gereksiz ve sacma sifati hatirlamak istemiyordu. Kuaförü " evet " diye net cevap alinca, bunun biraz zaman alacagini şayet saclarinin yipranmasini istemiyorsa önce boyayi akitmayi ve istediği rengi elde edene kadar 15 en fazla 20 gün arayla saçlarının yeniden boyanmasinin gerektigini soylemisti.O zaman saçlarını kestirmesine de gerek kalmayabilirdi. Kuaförün koltuğuna otururken -nasıl yaparsin nasıl becerirsin bilmiyorum ama saç rengimi degistirmeni istiyorum 15- 20 günde bir gelmek benim için sorun olmaz. Ben gelirim.
Diye eklenmişti.
Aradan bir kaç ay geçmiş, Yüzüne keskinlik ,sert bir imaj görüntüsü veren kızıl saçlarından eser kalmamışti yeni saçının rengi tam istedigi gibi olmuştu.
Gözlerinin koyu yeşili ile güneş gibi parlayan sarı saclariyla yepyeni bir Özlem olup çıkmıştı.
Bu sirada, Sirkette de işler gittikçe zorlaşıyor, son zamanlarda ozellikle hep sıkıntılı musterileri oluyordu. Yeri geldiginde musteri memnuniyetini esas alarak ekibiyle birlikte sirkette sabahladiklari bile olmustu. Bu yuzden çok yoruluyordu ve tum yorgunlugunu ofisboyundan ve calisanlardan cikartmaya gün geçtikçe agresiflesmeye baslamisti.
Severek yaptığı hatta tabiri yerindeyse tırnakları ile kaziyarak geldigi Sirket ortakligindan bile vazgeçip Emlak işine girmeyi bile düşünmüyor degildi. Ara ara hayalini bile kuruyordu. Farkli farkli semtlerde bir sürü boş evin ,villanin hatta eski binalarin anahtarina sahip olma fikri cesit çeşit fantastik hikayelerinin oyun alanları olacakti. Bu ona cok cazip gelsede Emlakçılik hakkında en ufak bir bilgi ve tecrübesi yoktu o yüzden küçük bir büro açmak yerine homeofis gibi kullanacağı küçük bir daire satın almak düşüncesiyle , aylar aylari kovaliyor ve geçmiş yılın izleri yavaş yavaş siliniyordu.
anbean; https://www.youtube.com/watch?v=6EA-MIYY1bg
YanıtlaSilTeşekkürler twitter hesabimda da paylaşacağım birazdan.
Silnedir bu
YanıtlaSilNeye benziyor?
SilSanki burada Kadın Efendinin kendi yaşamından ,özellikle çalışma hayatından gerçek kesitler,hikayenin arasına serpiştirilmiş...! Kan kokusunu sevmem,ama Kurbanını nasıl Avlayacağı ve onunla nasıl eğleneceği konusunda kurgu yapıp fantezi üreten Dominant bir Kadının,İtaatkar olarak bu Laneti yaşayan bir Adam için dayanılmaz cazibesi yadsınamaz....Kaldı ki...Kan kokusundan bahseden bu kadının,nedendir bilmiyorum,ama hiç öyle ,insan da çekince uyandıracak tekinsiz bir siması olmayıp Bilakis,Çok tatlı bir Kadın olduğu konusunda tuhaf bir his taşıyorum....Hani gördüğünde..Hadi Canım..bu Kadın mı kan kokusundan bahsedecek...? Mümkün değil dedirtecek hoş bir simaya sahip olduğu gibi,tuhaf bir his... , Nicksiz...
YanıtlaSil:))))) teşekkür ederim.
Sil