5 Şubat 2024 Pazartesi

Dm'den bir Hikaye....

Öncelikle belirtmek isterim bu hikaye bana ait degil, kendisine ısrarla paylasmasını söylememe rağmen "bunu sizin paylaşmanızı istirham ederim" diyen ve anonim kalmak isteyen kalemi kuvvetli bir kisinin hikayesi olarak okumanızı istiyorum. Bir gün; "Kölenizin üzerinde sigara söndürmek istiyor fakat iz kalmasın mı istiyorsunuz? Çözüm basit sigarayı söndüreceğiniz yere tükürün sonra basın sigarayı... Bunu da mı biz ögretelim" Siz böyle bir paylaşım yapınca nacizhane sigarayla ilgili kendi yazdigim bir hikayeyi paylaşmak istedim sizinle 😊 Bu hikâyede biraz köle ruhumdan esintiler var sanırım. Bir sigara olmak sizin için... Karanlık bir kutuda aydınlığı beklemek... Bir gün o kutu açılır. Zarif kırmızı ojeli iki uzun parmak tutarak çıkarır sizi ezelden beri mahkum oldugunuz o kutudan, o karanlıktan ... O iki parmak sayesinde tanıdığınız ilk rengin kırmızı olması. Ve dahası dudaklarınıza götürüldüğünüzde kırmızı renginin hayatiniz olması. Aşık olursunuz kırmızıya. Dudaklarında belli bir süre, belki de bir kaç saniye cenneti yaşarsınız. Sonra bir çakmak sesi duyulur ellerinde. Sana doğru gelen bir ateş görürsün. Sana yaklaştıkça ateşin yalimlarini hissetmeye başlarsin. Bir sıcaklık kaplar ruhunu. Acıyi imgeleyen bir sicaklik. Korkarsın... Daha önce ne olduğunu bilmiyorsundur ateş denen kavramın. Değer senin en ucuna. Anlamlandiramadigin bir acı kaplar bedenini ve ruhunu. Cayir cayır yanıyorsundur artık onun için. Hükmedenin, ruhunu duman, bedenini tütün olarak şekillendirir parmaklarında. İçine çeker ilk nefesinde ruhunun başlangıcını. O ruhunu içine çektikçe bedenin yanarak yok olmaya başlar. Küle dönüşürsün yavaş yavaş, yana yana... Eriyip bitiyorsundur, yok oluyorsundur artık her nefeste. Onun için yok oluyordur bedenin. Ruhun ise her çekişinde onun karanlığına gömülüyordur. Onun içindeki karanlığa. İşte alışkın olduğun bir renk, alışkın olduğun bir yaşam. Karanlık... Ciğerleri senin ruhunun cennetidir artık. Ama sonsuza kadar sürmez bu durum. Sen sonsuza kadar sanırsın ama ebedi değildir. Bir kaç saniye sonra azat eder seni. Ruhunu, dumanı geri vererek özgürleştirir atmosfere mahkum ederek. Her ruhunu içine cekişinde haz alır senden. Senin yok olman ona zevk verir. Ruhunun içine dolması onun o anki eğlencesidir. Mutlu olursun bu durumdan... 400 derece sıcaklığı hissederken eriye eriye yok olurken mutlusundur. Yok olacagini bilmeme rağmen mutlusundur. Cayır cayır yanmana rağmen mutlusundur. Ve sonunda tukenirsin... Artık ise yaramazsindir. Ruhun da tükenmiştir, bedenin de... Ve en sonunda yere atar izmarit denen bitmiş bedenini. Ayağını üzerine koyar, tam anlamıyla yok eder seni. Senin, onun muhteşem parmaklarını görerek baslayan yaşamın bir kaç dakika içerisinde onun ayak tabanının mükemmelligiyle son bulur. Gördüğün son manzara onun ayakkabisinin tabanı, gördüğün son renk onun karanligidir. Gerçek bir köle vücudunda sigara söndürülmesini hayal eden değil, sigaranın kendisi olmayı düşleyendir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder