Bu bir veda değil hemen sevinmeyin o kadar.
Bu sefer daha erken sıkıldım. 6 ay yetti twitterdan (X) sogumama. 2012 senesinde yazip isyan ettiğim şeylerden gram değişen bir şey olmamış asĺında... BDsM ile ilgilenen Insanlar değişmiyor, değişen sadece kişiler.
Bazen soruyorum; Bir ben miyim değişen,kendini törpüleyen diye?Beni önce ki yıllardan tanıyanlar fark ediyor sadece bende ki bu esnekliği/ değişikliği (aslında var ya ben de değişmemişim) sadece üstünü örtmeyi, saklamayı bir sürelik çok iyi becermişim . Çok denedim gerçek çok denedim ama yok olmuyor beceremiyorum.Sürüye dahil olmayı .
Hep kendi doğrularımla kendi çizgim de yol aldım. Çok uzun bir yol oldu. Ara ara kaĥ dinlendim kah soluklanmadan durmadan devam ettim.
Kimi zaman çicekli bahar bahçelerden geçtim,kimi zamansa bataklık denilen bu yollardan çamurları üzerime sıçratmadan iki kere daha fazla dikkat ederek küçük adımlarla ilerledim. Bazen de yerimde sayarak bekledim uzun bir süre...
Yanımda yol arkadaşlarım da oldu kimi zaman kimi zamansa yol ayrımlarında güzellikle uğrattıklarım da.
Fakat hep tek tabanca oldum sürüye dahil olmayıp kendi sürümü oluşturdum.
Hani bana hayranlar ya hani ben hep farklıyım ya?!!
Ben bunu bilerek geldim buralara ama bazılarının boş iltifatlarina kanarak götümü kaldırmadan geldim.
Ne demek istedim şimdi?
Hadi buyrun bakalım;
En basit bir örnek vereyim mi?
Hadi vereyim....
"Efendim" hitap şekli...
Madem bana hayransınız madem ben hep farklıyım madem beni bu kadar iyi tanıyorsunuz???
Eee şimdi ağzımı minnak bozarak yazacağim...
Ne bok yemeğe hala ait olunmadan gerçek anlamda BENİM OLMADAN!! Efendim diye hitap ediyorsunuz? Beni gerçekten iyi tanıyor olmuş olsaydınız? Böyle yapmaya devam eder miydiniz?
Valla ederdiniz. Cünkü siz kendiniz için kendi hazlarınızı ağzınıza peleseng ederek sarf ettiğiniz o "Yüce Efendim" kelimesini söyleyince/yazınca ... saniyorsunuz ki aitsiniz.
Bi zahmet siktirip gidiniz ya
.. Valla bak sizden bana değil köle yoğurduma salatalık bile olmaz.
Hadi dedim bu sefer esnek olayıp hitap ettikleri zaman uyarıp ikaz etmeyeyim. Belki anlarlar belki gerçekten farkına varirlar. "Ulan bu kadın önceden böyle değil di onlarca yazdı çizdi söyledi..." Ama boş ya valla boş şu an içtiğim bilmem kaçıncı sigaram ve bilmem kaçıncı kahvem eşliğinde yazmış olduğum bu yazı kadar BOŞ!!
YINE BOŞ GÖZLERLE OKUYUP (Çoğu merakından)YINE OLDUĞUNUZ GİBİ OLMAYA DEVAM EDECEKSİNİZ.
Bunu adım Minemosyne gibi biliyorum. O yüzden bu sefer o kadar uzun uzadıya yazmayacağım. Çünkü değmeyeceğini /ne demek istediğimi/ siz ait olunmadan bana istediğiniz kadar "Efendim" diye hitap etseniz de ne gözüm de ne gönlüm de gram değerinizin artmayacağını biliyorum.Fakat bunu benim değil SİZİN bilmeniz gerekiyor.
Insan hayrani olduğu kişiyi attıği adımına kadar bilir. Bilmeli çünkü hayransınız ya hani? Hayranı olduğunuz kişiyi sıkı takip edersiniz ya hani??
Eee hani???
Ne anladım ben bu hayranlıktan Bana dair her şeyi bilmek değil.mesele...
Mesele bana dair ne isteyip ne istemediğimi bilip ona göre davranış biçiminize şekil vermek.
Neyse minicik bir örnek bile aldı başını gidiyor. Sözlerimi burada noktalayıp Bayram da Kibrıs'a mı yoksa vizesiz başka yere mi gidelim diye bakmam gereken bir site bulmam gerekiyor.
Hadi canım Allah çarşınıza pazar versin. Ay da tutuldu zaten... Şimdi siktim ortalığın ebeveynlerini...
Ciao bella.
By: Kadın Efendi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder