6 Nisan 2012 Cuma

Su misali.........

"...ilk karsılasmamız olacak'', net üzerinden de olsa ilk temasın heyecanı ile geriliyor vakit....
 vakit geciyor mu yoksa takıldı mı keyfe keder vicdanım ile belli değil. ... 

zavallı küçük adam !!biraz daha bekle ...

Olmadık resimlerin yine olmadık mükemmelliği icinde yeşeren yalana-kükreyen-küfreden ,''sahibe''ler şürakasına (yalan yanlış bilgiler) alısmıstı  belkide bilinci... ....üç beş sıradan muhabbet sonrası
gelmişti o an, webcam açılmıştı, huzurumdaydı adaletin. tutkunun, hazzın rengine dair kararı verecek tüm tepkilerin Kadınının  karsısındaydı. ......

ilk iletişimin, cok basit bir o kadar da zor ...olduğu andaydı..kamera açılmadan ki rahatlığı da  yoktu  tedirgin ,ürkek biraz da şaşkın ...
 Ucuz iltifatların, bir  oyundan daha fazla meta-oyun düzeyindeki yakarışların, havlamaların yanıt olamayacağı bir oyun... Kurallarına uymak ile uymayıp siktir olup gitmek arası ,,,,

 Bekleyişinin bu denli gerilimli geciyor olması için yeterli   zaman ....
 bu tutumumu seviyorum ?!!!. ...

İşte Ben!   ve işte o
karşısındaydım. karşımda !başı önde... ilk andaki şaşkınlığını gizleyemeyen kaçamak bakışları ve heyecanını gizlemeye çalışan bir tutumla .. 

Zaman Benim Zamanım !!!! küçülüyor git gide ...

Şimdi.... cesaretini kıran, afaki(belirsiz) her söylemim de tez elden temelini sarsan bakışlarım ile karşısındaydım ......her zamanki rahatlığımla anlatıyorum, anlatıyor, soruyorum cevaplıyor. soruyor, yanıtlıyorum. 

.red ve kabullenir  mimiklerimin  eşiliğinde ulasıyorum zihnine.
oysa ne kadar da belli  alısmıs  bir-iki hav-hav ile kendisini hatta karşısında kini* kandırmaya.(içimden sesli düşünüyorum zavallı küçük adam benimle bildiğin tüm kadınları unutacaksın ))
 Şimdi vakit, sanki seyrini hatta yönünü değiştirmiş gibi... ve yine; galibim her  istediğim zaman da olduğum gibi ...

Dokunmadan acıtmayı,Yine dokunmadan şevkatle okşamayı ve söylememi beklemeden hiçleşmesini tetikleyecek, Tümleri isteyen ,parçaya tahammülü olmayan bir kadınla yüzleştririyor du kendini!!




O  bile bunu kabul etmekte zorlandığı ..ama kabul etmekten başkada seçme sanşının olmadığnı biliyordu ... Beni istiyorsa bana aid olacaktı   tıpkı Benim istediğim gibi ... verdiğim şeklin kalıbına sıgmak zorundaydı ... su misali!!..
By Kadın Efendi

2 Nisan 2012 Pazartesi

Sizin orda Kadının her dediğini yapana kılıbık denebilir ama biz burada kısaca köle diyoruz :p


Dün gece  hem mutluydum hemde keyifsiz .. nasıl oluyorsa her ikisi aynı anda  diye sormayın Ben de bilmiyorum .. Yataga girdiğimde aklımdan geçen- Bu gece değişik bir sey yapacaktım uzun zamandan beri yapmadığım bir sey !! Heyyyy içiniz fesat kardeşim sadece kitap okuyacaktım kitap :) genelde uyumak için mobil girdiğim bir siteye en fazla bir saat demeden elimde telefon uyuyup kalıyordum çünki  (uykusuzluk çekene nacizane tavsiyem ayrıca )  tam 5 ayrı kitaba başladım . çoguda daha önceden okuyup bitirdiğim kitaplar dı her birinden on onbes sayfa okuyup , okuduğumdanda bir bok anlamadığımı fark edip bir kenera bıraktım İtalyanca Aşk başkadır dan tutunda Kabala'nın Gizli Bilgeliği ne kadar dört beş kitabı yattığım yerden kurcaladım hem sigara içip hem mobil takılıp hemde kitabı tutup sayfalarını çevirmek .. bunlar yetmiyormuş gibi bir yandanda kaç tane elim vardı o an saymadım bile  sabah başlamış olduğum   protein diyetinin (biz sporcu takımı buna bu adı diyoruz ama şimdiler dukan mı haltsa oi simle adlandırdıkları diyeti )i akşam üstü patlayana kadar yediğim bir tepsi borcam dolusu soslu kızartma ile noktalanması sonucu bir yanda da soda içiyordum   neyse aklıma esti   yukarıdaki blog başlığını bire bir duvarım da paylaştım:)
 ve tek bir yorum .. yorumu yapanda Benim Küçük dev adam diye adlandırdığım yaşının küçük ama zekasının bir çok kişiye göre prof . denecek kadar üst düzeyde olan o an içimden ne geçiyorsa Küçüğüm, Author ,Küçük dev adam .. en fazlasıylada yavrum ! dediğim listemdeki delikanlının yorumu olmuştu.. hiç kesmeden birebir yazıyorum buraya da

''Sizin orda Kadının her dediğini yapana kılıbık denebilir ama biz burada kısaca köle diyoruz :p''
-Ikisinin arasndaki fark; köle bunları yapmak istediği için yapıp zevk alıyor fakat kılıbık muhtemelen cinselliği kullanarak onu oyuncak haline getiren dişisi karşısında zavallı konumunda olduğu için yapıyor.(bu onun yazmış olduğu yorumdu . ve tüm gözlerin muhtemelen üzerimde olduğunu bildiğim için rahat bir sekilde cevap verememiştim yada o an mobil olunca uzun uzadıya yazmaya üşenmiştim  ve kısaca şu cevabı yazdım bende yorumunun altına )
-Sonunda hedef aynı ama sıfat farklı :D

ve sabah olduğunda mailime gelen denetlenmesi gereken iki yorumunuz var haberiyle blogumu açtım   ve çok pis gaza geldim  takipçilerim 16 kişi olmuştu kimileri için çok cüzzi bir rakam olabilir ama beni tanıyan bir kaç kişi dışında yabancı gözlerin de üzerimde olması kim olduğumu bilmeden (kimbilir belkide yan komşuyum)beni birazcıkta olsa tetiklemişti .. ee ama ne yazacaktım ? üstelik ben öyle kalemi kuvvetli biride değildim yapılan bir yorum sonrası ... yorumu yapanın takip ettiği bloglara göz attım bir zmanlar şimdilerde kapattığım blogumu takip eden müstehcen bir adamın evli ve sex bağımlısımıydı ne adı onun bloguna göz attım henüz çok taze yayınlamış yazıyı okudum .. komikti .. ve bu bana ne alakaysa yaşanılan bir günün özetini gayet hoş bir sekilde yazabileceğim fikrini verdi .. ve başladım işte hadi hayırlısı :)) bu günki yayındaki amaç belkide dün gece adı üşengeçlik mi yoksa yaptığım yorumun birebir kimden geldiği görünmesini istemediğimden mi yazmadığım cevabı buraya yazmak...

ne demişti küçük dev adam ? (hatırlayalım)
Ikisinin arasndaki fark; köle bunları yapmak istediği için yapıp zevk alıyor fakat kılıbık muhtemelen cinselliği kullanarak onu oyuncak haline getiren dişisi karşısında zavallı konumunda olduğu için yapıyor

köle ile kılıbık arasında ki fark?  mmmm güzel bir tartışma konusu olabilir aslında ...
köle bunları yapmak istediği için yapıyor ...gerçektende yapmak istediği için mi yapıyor yoksa yaptırılmasına müsade ettiği için mi yoksa yoksa yapılmasından zevk aldığı için ayy topartlayamadım  yoksa yoksa   karşısındaki kişinin bunu yaptığından mutlu olduğu için mi yapıyor ? ... cevaplar hepside olabilir .. öyle insanlar tanıdım ki şu dört yılın için de kiminin gerçekten köle olabileceğine bile inandım lakin çok geçmeden ne halt oldukları ortaya çıkarmıştım ..ama kimileride yüzleşmekten korktuğu kölelik olgusunu anca anca benimseyip tabir yerindeyse boynunda asılı duran görünmez zincirine asılmaktan vaz geçip belkide bir nevi pes edip  o asi egosuyla yüzleşip  uysal bir sekilde boynunu uzatıp zinciri  gevsetmeye başlamıştı ..
 evet köle için verilecek en güzel cevap Benim cevabım ; Köle bunu karşısındaki Efendsisinin Mutlu olduğunu bildiği için yapıyor du . Bunu yaparkende kendisinde zevk alıyordu ..çünki kimse onu zorla köle yapmamıştı bu kendi seçimi kendi tercihiydi ..Köleler kadına değil güce aşıktır ..

 gelelim şu meşhur Türk filimlerinde bile konu olan kılıbık erkeğe ...

kılıbık muhtemelen cinselliği kullanarak onu oyuncak haline getiren dişisi karşısında zavallı konumunda olduğu için yapıyor... dııtttt !! işte burda yanlış ararsan hemen göze batan yanlış cevap (ama çokta yanlış değil )... kılıbık sadece cinsellik için  cinselliğini kullanan bir kadın için boyun egmiyor malesef .... adam zaten pısırık muhtemelen iç güveysi yada kadın maddi bakımdan adamdan daha üstün ... buradaki yaptırım kadının ne cinselliği nede dişiliğini kullanması  burada sadace güç parada .. kılıbık erkeğin %90 a yakın tüm hakları patroniçede.. O izin verirse arkadaşlarınla içmeye gidebiliyor O izin verirse yatağa gelebilir O izin verirse .... diye uzayıp gidiyor  ama isterse .i buna müsade etmeyebilirde  tıpkı kölenin kölelik yapmak istemesi gibi ...

 hatırlayın yaa Horoz Nuri adlı Vahi Öz'ü .Bediaaa!!!


 Dominnatlıkta da bu böyle değilmidir ... izin verdiği sürece özgür biridir köle. tek fark gücün para da değil birebir sahsın kendisinde olduğudur ..

Bir kadın  Kadınlığını,ve  kalbini ön plana çıktığı an ister kılıbık olsun ister köle onlar  yönetmeye kalkarlar hemen bizleri ...

daha devam ederdim ama kahve zamanı ....zaten ben o duvar yazsını espiri olsun diye paylaşmıştım :)))





22 Mart 2012 Perşembe

Dünden ...Bu güne en masum oyunlarım ;)

ve yine tahmini 10 ;11 yaşlarındaydım...

Hangi ay bilmiyorum ama ılık bir bahardı ,henüz yaz tam manasıyla sıcaklığını hissettirmiyordu ....,
Mahallenin tüm fırlamaları (başta Ben olmak üzere) at gibi koşturdukça su gibi terlemeye başlamıştık. İşte bu yüzden oyuna biraz ara verip   zamanın biricik* gazozlarını almak için mahalle bakkalı olan Ö. amcaya dogru ilk önce kim varacak diye ite kaka koşturmaya başladık üçüncü olmuştum burada söz konusu yarışı kimin bitirdiği değildi tabikide , Gazozlarımızı yudumlarken bir an oyunlara pek katılmayan elinde plastik bebeğiyle oynayan kendi çapında eğlenen ve mahalleye yeni taşınan  simsiyah ve up uzun saçlı N.ye takılmıştı gözüm . yanına yaklaştım ,

-Sen niye oynamıyorsun bizimle?

-canım istemiyor ...

- benim canım istiyor ama ,hadi gel kuka oynayacağız birazdan .

.(kuka* yedi taşın üst üste konup top ile devrilip sonrasında en yakında olan kişiyi  top ile vurma oyunuydu . belki sizde farklı oynanıyordur bu oyun )

- hayır  hem ben kuka oynamayı bilmiyorum ..

 omuzlarımı silktim  ve gazozumun arta kalanını bir dikişte bitirdim ..  oyun arkadaşlarımın yanına dönmüştüm ama aklım hala o kızda kalmıştı oyuna katılmak istemeyişine hafiften sinirlenmiştim belkide ...

oyunlar... oyun... oyun ..

 Akşam hava kararana kadar aklımıza ne geldiyse oynamıştık evlere gitme zamanı gelmişti ama biz hala doyumsuz üç şilahşör annelerimizin-hadi artık akşam oldu!! komutunu almadan evlere girmiyorduk.

 Baştada demiştim ya oyunların aksiyonlu olmasından mıdır nedir çok terlemiştik birden içimdeki piç ruh bedenimi ele geçirmişti  sanki .
Yerde duran ucu çeşmeye takılı hortumu elime aldım ve çeşmeyi son ayarına kadar açtım .. ilk başta hortumun içinde kalan suyun ılık sonrasında buz gibi oluşu tüm etraftaki çocukların ıslanmamak için  çil yavrusu gibi sağa sola dağılmasına sebep olmuştu .   Elimdeki hortum sadece sokağı ıslatıyordu   ... ama ... bu süre çok kısa sürmüştü tabiki; o oyuna katılmayan kendi halinde uzun saçlı kız bir tek o kımıldamamıştı yerinden .. aniden hortumu ona dogru çevirdim kaçacak yeri yoktu o ıslandıkça ben serinliyordum suyun tazyikiyle  onu duvara yapıştırmıştım . nasıl bir zewkti ki bu onun o acizliği, karşımda ıslak bir kedi yavrusu gibi oluşu bana büyük bir keyf veriyordu.
Tabir yerindeyse donuna kadar ıslatmıştım onu ,kımıldayamıyor sadece ellerini duvara yapıştırmış anne!! diye ağlıyordu ..kaç dakika onu o buz gibi suyun altında sucuk gibi tuttuğumu hatırlamıyorum . sıkılmıştım hortumu yere bırakıp yanına gittim ..  gözlerimi kısıp,anlaşılır bir ses tonuyla  yüzüne dogru eğilerek
- bizimle kuka oynasaydın şimdi bu halde olmayacaktın !! dedim  çocuk kahkalarım şimdi bile düşündükçe aklıma geliyor (iiiğğ ne iğrenç Erol Taş kahkasıydı o öyle ) Allahtan şimdi çok daha şuh kahkahalar atabiliyorum :D
..............................

eve gitme zamanı ;

çünki  haydi akşam oldu !! komutlarını almıştık .. Eve girdiğimde  N .aklıma geldikçe pis pis sırıtıyordum . ve o günkü olaydan sonra hangi oyuna çağırdıysam metazori katılmalarını ....ahhh! şimdi bile bu satırları yazarken aklıma geldikçe bilinç altına birilerini yönetme, istediğini yaptırtma dürtüsünün taaa o yaşlardan belli olduğunu  .anılarımı tazeledikçe ortaya çıktığını fark ediyordum ..  ve bu yazdıklarım sadece ilk anda aklıma gelen ve en masum sadistliklerim henüz büyük oyunu oynamaya cesaretim yok ..
Kimbilir belkide farkında değildim   birilerinin canını yakarak Ruhunu ezerek haz alacağımın ileride bana neler getireceğinin ....
By Kadın Efendi


.

20 Mart 2012 Salı

Bilinç Altı Mesajları



Yıl bilmem kaç? ilk okul çağlarındaydım henüz ,kendimi tanımaya bile başlamamışken şimdi şimdi
gülümseyerek düşündükçe.... sanırım çocukluğumda başlamıştı  dominantlık  ..wauuww!! nedense hemcinslerimle hiç anlaşamazdım bana öyle saçma ve yavan gelirdiki kızsal hareketleri iki tutam saçlarını itina ile kocaman kordelalarla toplamalarından tutun her şeyi mız mızlanarak istemelerine kadar ...yada erkek arkadaşlarımızın karşılarında sağa sola salla sallana bir seyler anlatma çabaları gerçektende komik geliyordu bana ..
hoş erkeklerle de anlaştığım söylenemezdi pek
( simdi içinizden geçenleri tahmin edebiliyorum peki sen kimlerle anlaşıyordun travestilerle mi diye )..hahahah tabiki de hayır . hoş o yaşlarda ne demek olduğunu bilseydim kesin onlarlada anlaşamazdım ya neyse .
Ben bir tek kendimi tanıyordum bir tek kendimle anlaşabiliyordum bir tek kendim beni anlıyordu .. tüm düşüncelerimi hayallerimi bir tek kendimle paylaşıyordum  sonrasında evin terasında beslediğimiz babamın av merakı yüzünden  uzun bacaklı uzun kulaklı dostum diye adlandırdığım av köpeği Doly olmuştu .
hayvanlara olan merakım yüzünden evi kendimce hayvanat bahçesine çevirmeye pek bir meraklıydım sokakta bulduğum dört ayaklı ne varsa eve getiriyordum . hiç unutmam bir kediyi tam üç ay ev ahalisinden gizli odamda beslemiştim . taki odamdan çıktığım an  arkamdan miyavlayıp beni ispiyonlayana kadar :) şerefsiz :) o yüzden köpekleri daha çok seviyordum . ama her köpeğide alamazdım eve ...
 hey bir dk . nerden geldik ki bu hayvanseverliğime ben ne güzel oturmuş ilk okuldaki yaşadığım  ozmanların hırçın kızı 'Ben'i anlatıyordum ne güzel ...

mmm . konuyu toparlamam lazım bir fincan kahve molası ..
 malum yazıyı taslaklara kayıt edip sonrasında süsleyerek yayınlamak alışkanlığım dışı bir sey . doğaçlama devrik cümlelerimle sizlere Beni anlatmak daha hoşuma gidiyor sanırım . hayatımıda böyle yaşıyorum ben ertelemeden olduğu gibi anı yaşayarak belli bir seyleri sonrada yaşarım diye kaldırmıyorum kayıt etmiyorum . hatalarımla dogrularımla ve ''iyiki'' lerimle yaşamak ..
. su kaynadı ...

''Keşke'lerimde olmuyor değil heleki son zamanlarda çok sık söyler oldum bu sözü ...
Bak yine dağıldı konu ...ne anlatıyordum ben ? ah evet ilk okul yıllarımda başlamıştı bu dominantlık hemcinslerimi sevmediğimi ...erkeklerle de anlaşamadığımı... bla bla bla ...  ilk tecrübem savunmasız haldeyken tokat atmanın çok yanlış bir hareket olduğuydu . teneffüsteydik o yılların tabiriyle 'yakalamaca' oynuyorduk .. laf aramızda hızlı koşarım .. ama malesef benden daha hızlı koşan mahallenin en hoyrat çocuğu olan A. benden daha hızlı koşuyordu ... ve okulun arka bahçesinde beni yakaladı .. yakalamak az kalır ebelediği halde birde kaçmayayayım diye arkamdan sımsıkı kollarını sarıp mengene gibi sıkıp havaya kaldırınca  ... senmisin beni kaldıran !!!.. beni nasıl bir erkek kucaklar öfkesiyle o an nasıl dönüp yüzüne beş kardeşi yapıştırdığımı göt üstü yere oturunca anlamıştım . demekki refleks icabı da olsa kontrolü olmalıydı insan .. ben popomun acısını unutmuştum ama sevgili A. ders boyu yanağında beş parmak iziyle oturmak zorunda kalmıştı . ara ara arkama dönüp ona bakıyordum ve hep göz göze geliyorduk . o yüzüne bir kızdan yediği tokadın acısını bir ders sonrasında çıkartmak için  intikam ateşiyle tutuşurken ,bense ohh elime sağlık bir daha kucaklarsan daha fenasını yaparım edasıyla burnum havada sırıtıyordum ...ama bunun tekrarı olmamıştı tabikii. çünki aynı mahallenin çocuğuyduk okul çıkışı beraber eve dönmek zorunluluğumuz vardı . Annelerimiz bu günün lafıyla kankilerdi  . aynı mahallede oturmak, aynı okula gitmek ,aynı sınıfta olmak yetmiyormuş gibi birde öğretmenimiz bizi aynı sıraya koymuştu bir kaç gün sonrasında . çünki her ikimizde çok pis diş bilemiştik o kucakla ve yapıştır (kopyala yapıştır gibi oldu :)) ) olayından sonra ... artık sırada rahat değildik ikimizde ..sözüm ona öpüşün barışın kuralı ters tepmişti . orta okulda neredeyse erkeğin kucağına oturacak kızlar o zamanlar nedense düşman belliyordu karşı cinsi .tabi Bende öyleydim ;) ve  hemen kuralımı koydum  sıraya kurşun kalemle çizgimi çekmiştim bile . burdan öteye gecmek yasak! ne defterin ne silgin ne kolun ne kendin !! sözümü dinlemesi hoşuma gidiyordu . oysa benden uzundu ayaga kalktığında alnım  neredeyse çenesine geliyordu . kafamı yukarı kaldırıp ona sert bakmak dediklerimi yaptırmak arada bir acıyıp gerçektende kardeş gibi geçinmek ayrı bir keyifti ..her dakika kavga eden bir tip yada her an sert mizaçlı biri değildim nadirende olsa A. ile çok eglenceli vakitlerde geçirebiliyordum .

yine bir gün...

Okul çıkışı ev yolunu uzatmaya kara vermiştik , ne olduysa bir an kendimizi deniz kenarında paçalarımızı sıyırmış dizlerimize kadar suyun içinde bulduk .Ben  kıyıya vuran deniz analarını elime alıp mıncıklayıp sonrasında parmaklarımın arasından onlardan  arta kalanları büyük bir keyf alarak oynamayı yeğlemişken . A. ise küçük bir yengeci sopanın ucuyla denizin dışına karaya çıkartmaya çalışıyordu .. bir an gözüm onun yaptıklarına takılmıştı , elimi daldırıp yengeci suyun içinden çıkartım . (ortasından tutarsanız kıskaçları bir işe yaramaz )Benim bu korkusuzca yengeci elime almam onun gözünde beni kahraman yapmıştı .. zavallı aptal aslında yengeç benden bende ondan korkuyordum bunu bilmiyordu ..deli cesareti belkide bir erkeğin yanında hiç bir seyden korkmadığımı  ispatlama mı yoksa sonrasında yengece yaptığım gibi sana da bunları yaparım mesajımıydı bende bilmiyorum .. zavallı yengeç; sırf A. korkup sopayla oynaştığı yengecin akibeti görsün diye ... yengeç  sadece bir kabuktan ibaret kalmıştı tek tek bacaklarını kopartıp ona dogru atmıştım .. (pişmanım affet beni küçük yengeç) güyya hayvanları çok seviyordum ama demekki hepsini değil :)

 Bu çocukluğumda masumane sayılan,  anılardan sadece biriydi bilinç altı mesajlarım büyüdüğüm zaman ne olacağımın  çizgisini çoktan çizmişmiydi ? .acı ile zevkin birleştiği küçümseme ile alınan keyfin verdiği lezzeti ilk okul çağlarında tatmaya başlamıştım yavaş yavaş .ama henüz ne olduğumu yada ne olacağımı ben bile bilmiyordum ...



yukarıda koymuş olduğum müziği dinlerken
 Kendimce bir Çöl Gül'ünün bütün hayalleri mantığının içinde hareket ediyor 
 ve 
Hiç bir seyin göründüğü gibi olmadığını fark ediyordum ...
By Kadın Efendi  

15 Mart 2012 Perşembe

Yalandan Gerçeğe Sert Bir Geçiş...

Yalanın bilgeliği değil, doğrunun çocuk sözcüklerinden yana tutum geliştirmiş bir Kadına ve de o Kadının ruhuna neyini  pazarlayabilirsin?...
 Bana zihnini pazarlayabilecekmisin??
Dokunmadan hiçlesmeyi ve yine dokunmadan hazzı tetikleyecek gücü kullanmak tutkusunda olan bir kadına söyleyebilecek sözün  var mı !!! Ruh'umun özgürlüğüne  temas edebilecek ruhun tarifine dair en ufak fikri olan ?? ....


 Yalandan-gerçeğe sert bir geçiş öyle ki arada oluşan zaman keyfe keder yoğunluğu ile hem gerilimi ile ve hem de hızlı-yavaş akışkanlığı ile anısı olmayan bir geleceğe evriliyorken...

Yalandan gerçeğe geçiş, harikulade görsellerden insanın kusurlu gerçeğine gelişebilecek aşkın-tutkunun kararlılığına kucak açmak yada ...

Yalandan-gerçeğe geçiş; hav-hav zırvalığından sıyrılıp,sığınmak ve hiçleşmek tutkusu ile ruhuma ulaşmak...
ölülerin yalanından, yaşayanların kusurlu gerçeğine dönüşe varsan ... işte buradayım ...
Şiddetimin Sevgisine Hoşgeldin ...
By KadınEfendi

14 Mart 2012 Çarşamba

Benim Yaşadığım ve Özetlediğim 'B.D.S.M '

BDSM DEN ANLADIĞIM ..

BDSM. NORMAL SIRADAN İNSANLARIN HARCI DEĞİLDİR . (BEN)ANORMALMİYİ(M)? . EVET !!NORMAL İNSANLARIN DEDİĞİ BİZLERE(BANA) YAKIŞTIRDIKLARI HEMDE EN ANORMAL OLAN NORMALLERDENİM .. 
ÇÜNKİ BANA SIRADAN İLİŞKİLERLE TATMİN OLMAK YETMEZ . HEP DAHASINI İSTERİM .... DAHA !! DAHA !!!DAHAAA... 
SIRADAN..TABİR YERİNDEYSE NORMAL İNSANLARIN YAŞANTISINDA MİSYONER POZİSYONLAR VARDIR YA HANİ?. BELLİ ÇİZİGİLERİ BELLİ DAVRANIŞ BİÇİMLERİ . TABULARI YASAKLARI VS ADI HERNEYSE :) 
BDSM OLGUSUNDA İSE İSTEDİĞİM ŞEKİLDE YAŞARIM . BDSM AYET DEĞİLDİR . İLLA BÖYLE YAŞANACAK KURAL BUDUR DİYE BİR SEY YOKTUR . (ZATEN ŞU İNGİLİZCE TERİMLERİNDE DE OLDUM  OLASI NEFRET ETMİŞİMDİR YA BU AYRI KONU) . İKİ KİŞİLİKTİR (ÇOKLUDA OLABİLİR;). BİRİ HÜKMEDER BİRİ KABUL EDER .. 
İÇİNDE HER TÜRLÜ ENTRİKA VARDIR . HAZM MESELESİDİR ... KİMİ KABUL EDER SINIRLARI ZORLAR KİMİ KAFASINA GÖRE YAŞAMAK İSTEDİĞİ GİBİ YAŞAR ..
KİMİ İ ŞİDDET GÖSTERMEKTEN KİMİ ŞİDDET GÖRMEKTEN .
 KİMİ HİZMET ETTİRMEKTEN KİMİ HİZMET ETMEKTEN HAZ ALIR . 
ZORLA YAPILAN YAPTIRILAN BİR SEY DEĞİLDİR .. HER İKİ TARAFIN GÖNÜL RIZASIYLA KABULLEDİĞİ ALAN RAZI VEREN RAZI TABİR YERİNDEYSE GERÇEKTEN ANORMAL DİYE ADLANDIRILAN BİR GAYET NORMAL VE TABULARI AŞMIŞ UFAK SEYLERDEN MUTLU OLAMAYAN HEP SINIRLARI ZORLAYAN VE ACABA BUNDAN İLERİDE NE VAR DİYE MERAKLI UPNORMAL İNSANIM .İŞTE !..
EVET BDSM TAM MANASIYLA YAŞAM TARZIM DEĞİL BELKİ BDSM BENİM İÇİN BİR OYUN VE BEN ÖYLE HER ŞEYE EYVALAH AĞAM PEKİ PAŞAM BDSM TERİMİYLE EMREDERSİNİZ ! DİYEN TİPİK SIRADAN KÖLE İTAATKAR) RUHLARLA UGRAŞMAYI PEK SEVMEM . 
ASL OLAN DİK BAŞLI BİRİNİ DİZ ÇÖKTÜRMEKTİR DİYENLERDENİM .KİM BİLİR BELKİDE KÖLE OLDUĞUNUN BİLİNCE OLMAYAN BİRİ YADA NASIL DESEM ımmmRUHUNUN DERİNLİKLERİNDE BİR KADINA İTAAT ETMEYİ AKLINDAN BİLE GEÇİRMEYEN BİRİNİ EĞİTMEYİ ÇOK DAHA ÇOK SEVİYORUM DİYELİM .
YUKARIDA DA DEDİĞİM GİBİ BİR OYUN DEDİYSEM ÖYLE ÇELİK ÇOMAK OYUNUyada SEN SAKLAN BEN BULAYIM OYUNU KADAR DA BASİT DEĞİL; TEHLİKELİ ELLERDE ÇOK BÜYÜK ZARARLAR VERİLEBİLİR ÇÜNKİ (hem Ruh'a hemde Beden'e ) BAK İŞTE YİNE TAMAMLAYAMIYORUM CÜMLELERİMİN SONUNU :)) KISACA BANA GEREKLİ OLAN BİR OYUN ARKADAŞI ..
CANIM İSTEDİĞİ ZAMAN ONU İNSAN'A ÇEVİREBİLECEĞİM KÜÇÜK KORUMAYA MUHTAÇ ŞİRİN BİR O KADARDA SADIK İTAATKAR BİR KUÇU OLACAK BİR OYUN ARKADAŞI
AMA ŞUNUDA UNUTMA !BDSM Yİ OYUN OLARAK GÖREN BENİM !OYUNU KURAN BENİM ! BENİM KURALARIM GECERLİ SAKIN OLAKİ EE HADİ SIRA BENDE DEMEYE KALKMA :)
, VE LÜTFEN Bankacılık Denetleme ve Sigorta Merkezi'nden ANLAMAYANLAR BENDEN VE CİCİ BLOGGER'IMDAN UZAK DURSUN!.
By:Kadın Efendi

13 Mart 2012 Salı

Ateşim de yanmadın ki ... Nereden bileceksin 'odun' olduğunu!

...

Bir Hiç'in ,yeniden doğuşu ...

.Benim HERŞEY'im olman için HİÇolmayı bileceksin!

 Bu nedemek ..mi?

bu cümleyi çözdüğün de işte o  zaman Kölem olabilirsin !! Çok sevdiğim bir gencin meshur cümlesi ''Kezban''
 Sakın! Beni bu güne kadar tanıdığın Kezbanlarla karıştırma .. Benimle bildiğin tüm Kadınsal triplemelerini  unutacaksın ... ne zaman hazır olursan ? senin Beni bulman için  gereken şifreyi  o zaman söylerim ..

Devamı Gelecek ..

Beni az çok tanıyanlar var .. Kim olduğumu nerden gelip nereye gittiğimi bilen biriyim . aşırı uç noktalarda BDSM yi yaşayan biri de değilim.malum Türkiye'de Yaşıyorum Kadın olarak ;). bakıyorum da ortalık Sahip ve Sahibelerle dolu,
acaba ne kadarı gerçekten BDSM ile alakalı ?ne kadarı yaşam tarzı olarak benimseyebilmiş te yaşayabiliyor .. özünde hepimiz birer sosyal köleyiz .. sorumluluklarımız olan kimimiz erkek baba olarak kimimizde anne kadın olarak.. geçirmiş olduğum bu dört sene zarfın da bakıyorum ; çoğu çükünün zevki peşinde koşturan abazanlar ordusu (master)ve (köle), bir çogu da yalakalık peşinde ... (fetish ayak yalama derdinde ) ağzı iki laf yapmayı beceren anında filozof kesilir olmuş iki osmanlı cümlesi kuran ise padişah ...
 sözüm ona MASTERlar .. heleki face ortamında ...kadını bağlayıp becermeyi * orospu .fahişe diye aşağılayarak kamera karşısında komutlar verip yerine getirterek kendi erkeklikleriye övünmeyi bir bok sanmışlar , yada iki damla mumu orasına burasına damlatmayla kendini sadist diye adlandıranların yanı sıra ... iki ayak resmi koyup Sahibeyim diye ortalıkta dolanan sidikliler topluluğuna havlayın ulan !! nerde benim itlerim gibi duvarlarda boy gösterenlerin (görüyorsunuz ki çuvaldızı size batırıken iğneyi azıcık kendimede dokundurmasını bilen biriyim ) dışında kalan biriyim Ben .. Feminist değilim .. (erkek düşmanlığım yok) Dominnat yanım olduğu kadar duygusal biriyimdir de .. ne kraliyet soyundan geldim nede Tanrı'yım .. Bende et ve kemikten oluşuyorum . beni diger kadınlardan ayıran tek farkım belkide ne olduğumu ne istediğimi biliyor olmam ..sırf egom için değil köle hiç bir kimseyi incitmeyi sevmem ..........
şimdi mola zamanı .
.illaki devamı gelecektir .. bu kadarı bile Beni tanımana yetmediyse . sor söylerim .
By Kadın Efendi

Sözüm ona Köle Ruhlu Olduğunu sanan ayak fetishleri'ne ..

 ; Konuya.. tabiri caizse bodoslama gireceğim lafı fazla süslemeden uzatmadan ve mümkün olduğunca anlaşılır bir dil kullanarak .. evet diyeceğim o ki Degerinizi bilmeyen kimseye ama hiç kimseye  ne bedeninizi ne  kalbinizi emanet edin nede karakterinizden kişiliğinizden onurunuzdan ödün verin !(Ruhunuzdan bahsetmiyorum bile )ve eger Sahibe /Sahip diyeceğiniz şahıs sizden daima bir adım önde olmadığı sürece  (bu öndelik tabiki de zekasıyla ,duruşuyla ,kalitesiyle fark yaratmaktır  Bana göre . )... 

Bir Kadın Efendinin  sırf ayakları güzel diye kölesi olmaya kalkmayın !,unutmayın ki ayak her nekadar BDSM'de  cinsellik barındıran bir obje olmasına karşın;Kimileri için (Özellikle Benim için) sadece ayakta dik durmamızı sağlayan  bir uzvumuzdur . ayak fetishlerinin köleliğine  (  buna ancak ayakları   için köle olan ve sadece ayaklarının güzelliğini ön planda tutup kendine itaat ettirtmeye kalkan  )  aptallar inanır ve kendilerini *Efendi* & köle* diye adlandırılar  buda yetmezmiş gibi de birde ortalıkta ahkam kesmeye çabalarlar .Gün geçmiyor ki her gün bir sosyal paylaşım sitesinde görüyoruz iki ayak resmini koyan Ben Oldum! diyerek boy göstermesin .. bu tabiki biraz da arz talep meselesi aslında ortalıkta her gördüğü ayağa yalarım yutarım sahibem kurabiyem diyenlerle çogaldıkça  elbeteki bu ayak Efendileri de çogalacaktır., nasılsa sanal .!!aşağılasın ! it desin köpek desin piç desin sonunda ayak varsa Ben varım ! diyenlerle .. ayaklarımı kamerada bir iki gösterip tüm egomu tatmin ederim  diyenler..  tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş cümleden öteye gidemezler aslında . 
Bir Efendiye sırf ayaklarına ulaşmak için itaat ediyorsanız bir kere daha düşünün bu ruhu gerçekten bedeninde barındıran kişilere ne kadarda haksızlık ediyorsunuz sizlerin yüzünden  kim gerçek ? kim sahte ? kim zevklerinin , kim gerçekten Efendisinin kölesi bilinmemezlikle birlikte köle ile fetishliği bir birine karıştıran ve BDSM hakkında hiç bir bilgisi olmayıp araştırmaya öğrenmeye kalkanlarında acaba ben neyim? gerçekten bir fetish mi yoksa tam manası ile kölelik mi hissettiğim ?sorularının cevaplarını dogru bir sekilde öğrenememesini ve bununla birlikte köleliğin yolu ayak yalamaktan geçer cümlesini benimsemelerine sebep olumaktan başla bir adım ileri gidememelerini sağlamaktır  ..
Sizden tek istediğim bir kere daha düşünün .. değermi bu kadar alçalmaya !!ayak yalamak o kadar da zor bir sey değil :)) eşinizin ,sevgilinizin  kısaca partnerinizin ayaklarını sözüm ona Kölelik* adı altında büyük sorumluluklar gerektiren sıfatı üzerinize giymeden de  yaşayabilirsiniz ... her ne kadar degersiz de olsanız . illa bir etiketiniz olmalı.. 
ya ayak fetishhisiznidir .. yada zevklerinizin kölesi  :)yada yada hiç ihtimal vermiyorum ya belki bir ihtimal diyerek gerçekten de bir köle !! .
 Sakın yanlış anlaşılmasın bir ayak fetishi de köle olabilir aslında . ama gerçek Efendiler bilirlerki, ayaklarını yalatmak köleye ödül değil ceza olmalı .. bir ayak fetishine ayak yalatarak ne kadar ceza verilir ki ?
By''Kadın Efendi''

KÖLE


Köle: Dar terimsel manası ile bir başkasına ait olmak, özgürlüğü kısıtlanmış olmak, bağımlı olmak ifadelerini taşır. İnsanlık tarihi kadar mazisi olan kölelik, çeşitli zaman dilimlerinde farklı sosyolojik ve siyasi nedenlerle hayat bulmuştur. Efendi ve köle arasındaki bu uzun serüven günümüzde Femdom ve bdsm ilişkileri fotmatında varlığını devam ettirmekte ve hızla taraftar sayısını arttırmaktadır. Femdom inancı yüzyıllardır süre gelen ataerkil toplumların gereksiz baskıcı ailevi ve sosyal hukuklarına karşı tepki koyan ve gelecekte ilk klan toplumlarında olduğu gibi Anaerkil toplumun inşasını atan Kadın Efendiler ile ruhlarını Efendilerine teslim eden kölelerin ortak yapıtıdır.

Geçmişten günümüze gelen Efendi köle ilişkisinin evrilmiş hukuku özellikle köle kişi için bir takım özverili davranmayıda beraberinde getirmiştir. Günümüz Türkiyesinde kölelerin Kadın Efendiler ile ilk temas alanları büyük oranda İnternet bazlı sitelerdir, Facebook ve Femdom forumlar sık uğrak alanları halindedir. Kölenin parlak bir ekran arkasından kendini gösterme niyeti beraberinde bir takım yeni sorumlulukları ve zorluklarıda beraberinde getirmektedir. Ataerkil toplumların erkeğe yüklediği egolar ve beşeri ilişkilerdeki bencillik bir kölenin asla bedeninde taşıyamayacağı ve taşımaması gereken genetik kalıntılardır.
Kölenin bir merhaba ile başlayan ve akabinde devam ettiği yazı dizisinde; kişiliğinden, eğitimine, kültüründen, Femdom inancına kadar hemen her alanda ip uçlarını sergileyeceğinden Efendisinin huzurunda vereceği emeğin fazlasını ekran arkasında vermek yükümlülüğündedir. İsmin Baş harflerinin daima büyük olması, Hanım veya siz diye hitap edilmesi, arzu ve isteklerini rica ile değil arz ile gerçekleştirmesi, Düzgün cümleler kurup günümüzün hastalığı msn dilini asla kullanmaması verilebilecek örneklerden bazılarıdır

İçinde bulunduğumuz muhafazakar toplum, kadın ile erkeğin ilişkilerini sınırlandırmış, ve belli bir sınır dahilinde yaşanması gerektiği fikrini pompalamıştır. Bu vaziyet partner arama ile yükümlü olan erkeği gizli açlığa itmiş ve kadınların boy gösterdiği her platforma o platformun bir üyesi gibi girme zorunluluğu kılmuştır. Aynı gerçeklik çerçevesinde salt fetişist ruha sahip kişilerin kendilerini köle zırhına kamufile etmeleride bundandır. Hakiki köle tüm bu gerçeklikleri görüp, Efebdi'sine köle olma yolunun uzun ve meşakatli olduğunu bilip sabırlı olmalıdır. Fark yaratmak, aykırı olmak, kendini geliştirmek ama her zaman saygılı olmak... Bir HanımEfendi ile münasebetin nasıl olması gerektiğinin bilincinde olmak.

Demem odur ki; köle her vaziyette, gönderdiği bir iletide, anlık sohbette ya da telefon görüşmesinde... köle olmanın getirdiği zaruriyeti unutmayan naif,sadık, kültürel egolarından arınmış, ruhani edilgen yapıyı muhafaza edebilen kişidir
By Kadın Efendi


Yarım kalmış cümlelerimden ......

Zaman..

Hani bazen denir ya .. hatta ekseri  söylenir ... Zaman Herşeyin İlacıdır ! diye ..
   Ne derece doğru sizce ?İnsan bazı şeyleri zamana bırakabilir mi gerçekten de ?

 Zaman mıdır insanı yıldıran ? yoksa bizzat ta kendisi midir  zamana yenilen ?
mesafelerin uzak oluşumudur özlemleri bitiren?

 Aldırmayın ... buda yarım kalmış cümlelerimden ...
By Kadın Efendi